Temel korkularınızdan kurtulun, beyin gücünüzü ortaya çıkarın
Beyin gücünüzü kullanarak sorunları fırsata çevirmek her zaman mümkün. Beyin ilkelerini öğrenmek ve beyin tekniklerini kullanmak süretiyle hayatınızı girdaplardan limanlara götürebilirsiniz. Sorunlar size birşeylerin değişme zamanının geldiğini gösterir.Sorunlarınızın büyümesinin ve aşılamaz hale gelmesinin nedeni değişime inat eski alışkanlıklarınızı sürdürmenizdir.
Sorunlardan kaçmak, sorunları görmezden gelmek, sorunları küçümsemek, sorumluluk üstlenmemek ve her sorunu başkalarından çözmesini beklemek, bir kurtarıcı aramak, kötü alışkanlıklara saplanmak, kendinden kaçmak, fil dişi kulelerde yaşamak size ne kazandırıyor? Koca bir hiç !
Oysa sorunlar sizin dostunuzdur ve sizi uyarır. Sorunlar kendinizi geliştirmek için birer fırsattır. Aşamadığınız bir sorununuz olduğunda şunu anlamalısınız: " Ben bu sorunumla baş edemiyorum. Demek ki kendimle ilgili bilmediğim bir şeyler var. Beynimin ilgili tarafını kullanamadığımı gösterir. Her sorunun çözümünde bir beyin tekniği olduğuna göre kendimi geliştirme zamanım gelmiş. Bana bu konuda kim yardımcı olabilir ? "
Sorunlar düşündürür, duygular fırsata döndürür ! Ancak insanlar sorunlarıyla nasıl baş edeceğini bilmediğinden ya kötü alışkanlıklara saplanıyorlar ya da ilaçlara başlıyorlar. Oysa duygularını kullanmayı bilen kişiler sorunlarını fırsata döndürüyorlar Kendini keşfedenler ve içindeki sesi dinlemesini bilenler stresten uzak ve mesleğinde doyuma ulaşabiliyorlar.
Varoluşsal psikoterapi kendinizi keşfetmenizi ve içinizdeki sesi duymanızı sağlayan güçlü bir terapi metodudur. Her türlü sorunun altında temel korkularınız yatmaktadır ve sizi kendinizden uzaklaştırmaktadır. Korkularınızla yüzleşmediğiniz müddetçe gerçek mutluluğa ve başarıya ulaşmanız mümkün değildir. Unutmayın ki gerçek başarı kendi kabuğunuzda yaşamakla değil, kabuğunuzu kırarak sosyal bir kişi olmakla ideallerinizi gerçekleştirebilecek bir gücü bulmaktır.
Beynin tanımı; kafatasının içindeki, tüm elektrokimyasal nöronal faaliyetlerden sorumlu, fiziksel ve biyolojik bir cevher olduğudur. Akıl ise, inanç veya istek gibi zihinsel özniteliklerle ilgili görülmüştür. Bazı görüşlere göre akıl beyinden bağımsız bir şekilde vardır. Tıpkı ruh gibi. Bazı teorisyenlere göre ise, akıl bir bilgisayar yazılımına, beyin ise donanımına karşı gelmektedir.
Beyni doğru kullanmak
- Beyin açık havadayken ve ayaktayken daha iyi çalışır. İnsan beyninin ayaktayken yaklaşık yüzde 10 daha fazla çalıştığı düşünülmektedir. Önemli kararlarınızı alırken kapalı alandaysanız, 'volta atmayı' deneyebilirsiniz.
- Yürürken kolları sallamak beynin performansını olumlu etkiliyor. Önemli kararlarınızı açık havada, kollarınızı sağa sola sallayarak yürürken almaya ne dersiniz'
- Yabancı bir dil öğrenme beyni güçlendiriyor. Her gün birkaç yabancı ya da yerli yeni kelime öğrenip, kullanabilirsiniz. Sözlük okuyabilirsiniz. Alışveriş listesi veya telefon numaralarını ezberlemeyi deneyebilirsiniz.
- Zihinsel jimnastik/antrenman yapın. Bunun için çeşitli bulmacaları çözebilirsiniz. Satranç gibi akıl oyunları oynayın. Yatkınsanız, meditasyon, yoga gibi zihni dinginleştiren teknikler üzerinde çalışın.
- Rutin olarak tekrar ettiğiniz davranışlardan vazgeçin. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer elinizle taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. En azından bir günlüğüne televizyon kumandasını sık kullanmadığınız elinizde tutun.
- Entelektüel zevklerinizi geliştirmek için her gün mutlaka iyi bir özdeyiş antolojisinden birkaç cümle okuyun. Beyninizi kaliteli cümlelerle besleyin!
- Her gün güzel bir resme veya fotoğrafa bakmaya çalışın. Estetik algınız, gördüğünüz estetik şeyler kadar gelişir.
- Sevdiğiniz bir müziği bir süre gözleriniz kapalı dinleyin. Beyin otoriteleri tarafından klâsik müziğin zekâya 7 puan ekleyebildiği iddia edilmektedir.
- Günde aklınızdan 60 bin ile 80 bin arası düşünce geçer. Bu düşünceler ne hakkındaysa, hayatınız da ona göre şekillenir. Unutmayın, kafanızda en çok neyi düşünürseniz, hayatınızda da onu çoğaltırsınız.
- Bir konu hakkında düşünürken, nasıl düşündüğünüzü de gözlemleyin. Düşünmek üzerine düşünmek, beyin ve düşünce kapasitesini artırır.
- İyi bir uyku kaliteli bir beyin için şarttır. Çok uyuyorum diye üzülmeyin. Einstein'in günlük 10 saatten fazla uyuduğu biliniyor. 24 saati geçen uykusuzluk beyinde sarhoşluğa benzer bir etki yapar.
- Bol ve temiz oksijen beyin için çok önemlidir. Beynimiz ağırlık olarak vücudumuzun yüzde 2'sini oluşturduğu halde, vücuda gelen oksijenin yüzde 25'ini tüketir. Oksijensiz kaldığımızda ölümü gerçekleşen ilk organımız beyindir. Odanızın penceresini açarak kendinize bol bol oksijen ısmarlayın.
- Farklı düşünme tarzları beyninizi geliştirir. Çocuklar ve hayvanlarla daha fazla vakit geçirin. Sizden farklı düşünen insanlarla konuşun.
- Kullanılmayan organ körelir. Sürekli televizyon seyrederek beyninizi 'düşük viteste çalıştırmayın.
- Beynin en tehlikeli yanı 'ters çaba' kuralına göre çalıştığı anlardır. Başınıza gelmesinden en çok korktuğunuz şeye odaklanırsanız, korktuğunuzu başınıza getirir! Buna ters çaba kuralı denir. Beyin odaklanılan hedef olumsuz olsa bile, bunu gerçekleştirmek için çalışır. Topluluk önünde konuşma yaparken 'acaba heyecanlanır mıyım'' diye düşünürseniz, heyecanlanırsınız.
- Beyni yoran monotonluktur. Hayatınızı ne kadar renklendirirseniz, beyninizi o kadar neşelendirirsiniz.
- Beyin kısa süreli hafızada beş ile yedi arasındaki bilgiyi işleyebilir. Yeni bir bilgi gelince, bu bilgilerden birini atar. Buna 'sihirli sayı' kuralı denir. Bu kural aşılıp aşırı bilgi yüklenmesi durumunda beynimiz 'servis dışı' olur. Hayatınızın en büyük kararlarını alırken 'kafadan ' değil, tıpkı beş haneli iki rakam grubunu çarparken yaptığınız gibi, bir kâğıt üzerine yazarak ne yapacağınızı hesaplayın.
- Fiziksel zindelik, zihinsel zindelik getirir. Uzun süre hareketsiz kalmak, zihni de hareketsizleştirir. Spor yapmaya, fazla kilolarınızdan kurtulmaya özen gösterin. Yeterince su için. Çünkü, insan beyninin yüzde 78'i su ile kaplıdır.
- Ders çalışırken ilk öğrenilenler, son öğrenilenler, sık tekrarlananlar ve ilginç bulunanlar en çok akılda kalanlardır. Dersleri kısa aralar vererek çalışmak akıllıca bir harekettir.
- Bu hafta kafanızı nasıl daha iyi çalıştırabileceğiniz üzerine daha fazla düşünün. Unutmayın, beynimizi daha iyi çalıştırmak için kullanacağımız organ yine beynimiz! Aklınızı 'başınıza' toplayın ve kullanın!
Beslenme ve Beynimiz
Yediğimiz besinlerin insanın hafıza, zeka ve konsantrasyon gücü üzerinde çok önemli bir etkisi vardır. Örneğin vücut ağırlığımızın sadece % 2 ila 3’ü oranında ağırlığı olan beyin, günlük kalorilerimizin ortalama % 30’unu harcamaktadır.
Hafıza ve Zeka Gelişimi açısından bazı besin kaynaklarının diğerlerine göre önemi çok daha fazladır. Örneğin bunların arasında B vitaminlerini içeren yiyecekler birinci sırada gelmektedir.
Yine "demir"in beynin beslenmesi için hayati bir önemi vardır.
"B" vitaminlerinin beyindeki önemli reaksiyonların gerçekleştirilmesindeki payı zihinsel potansiyel açısından hayatidir. Ayrıca B vitaminleri beyni strese karşı da korumaktadır. Beyin için enerji üretimine büyük katkısı olan B vitaminlerinin eksikliği yorgunluğa, hafıza ve zeka performansının zayıflamasına neden olur. Beynin ihtiyacı olan B vitaminlerinin yeterince alınması halinde aşağıda belirtilen zihinsel fonksiyonlarda gelişmelerin olduğu açıkça hissedilmektedir;
- Öğrenme ve Hafıza Gücü,
- Konsantrasyon,
- Hızlı Düşünme,
- Sözel Yetenek ve Akıcılık,
- Uyanıklık,
- Yaratıcı Düşünme,
- Enerjik Hissetme.
Kuru baklagiller, kırmızı et, ayçekirdeği, balık, yoğurt, süt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler, tavuk eti, hindi, yerfıstığı, muz, kavun, brokoli, ıspanak, domates, yumurta, kavun ve enginar kombinasyonları B grubu (complex) vitaminlerini garanti eden besin kaynaklarıdır.
Yeteri kadar dengeli beslenemediğini düşünenlere ilave olarak düşük dozlu "B-Complex" vitaminleri almaları tavsiye edilmektedir.
Ayrıca demirin beyne oksijen taşınmasında çok önemli bir rolü vardır. Özellikle oksijenin beyne taşınması ve beyin tarafından kullanılmasını sağlayan kandaki hemoglobin ve alyuvarların oluşumunda demire ihtiyaç vardır. Daha kısa bir ifadeyle beynin temel enerji kaynaklarından biri olan oksijenin beyne taşınabilmesi için demire ihtiyaç vardır. Dolayısı ile diyetimiizde mutlaka demir içeren yiyecekler bulundurmalıyız.
Tüm kırmızı etler, kuru baklagiller, koyu yeşil sebzeler, domates ve pekmez demir açısından zengin olan yiyeceklerdir.
Demirin yiyeceklerden emilmesini kolaylaştıran vitamin ise "C" vitaminidir. Bundan dolayı demir içeren yiyeceklerin "C" vitamini içeren, örneğin turunçgiller, kivi, domates, patates, karnabahar, brokoli, kavun, çilek, incir, kırmızı ve yeşil biber gibi besinlerle birlikte alınmasında fayda vardır. Bunun yanında kafein içeren içecekler ise demirin emilmesini engellemektedir.
"C" vitamininin yanında "E" vitamininin de antioksidan olarak beynin etkin ve verimli kullanılmasına büyük katkıları vardır. Bitkisel yağlar, yerfıstığı, ayçekirdeği ve buğday E vitamini açısından zengin besinlerdir.
Admin, Son Güncelleme: 01.06.08
|