kEditor - Yararlı Bilgiler / Medya / Medyanın Artan Siyasal Önemi

http://www.keditor.com/bilgi_medya_100.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yararlı Bilgiler / Medya

Medyanın Artan Siyasal Önemi


Son yıllarda teknoloji ağırlıklı iletişim sistemlerinin toplum yaşamının bir çok belirleyici alanına nüfuz etmiş olduğu rahatlıkla söylenebilir. Hem bireysel hem de kitlesel anlamda iletişim neredeyse sınır tanımayan –tabi ki bunun doğal sınırlarının toplumsal yapı tarafından belirlenmesi koşuluyla- bir yaygınlık ve gelişim gösterir. Teorik olarak dünyanın herhangi bir yerindeki olay anında görüntüleriyle birlikte tüm dünyaya aktarılabilir. Yine teorik olarak herhangi bir insan dünyanın diğer köşesinden başka bir insanla anında iletişim kurabilir. Daha doğru bir söylemle en azından bu örneklere benzer iletişim imkanlarının teknolojik altyapısı vardır.

Bu altyapı üzerinde şekillenen ve uluslar arası sermayeyle bütünleşen medya kuruluşlarının sadece dünya çapında yayıncılık yapma kudretine değil, aynı zamanda –ister ulusal sınırlar içerisinde, isterse evrensel anlamda- bir anda tüm toplumu etkileme, onların evlerine ve hatta deyim yerindeyse yaşamlarına girme ve mümkün olduğunca yönlendirme gücüne sahip olmaları kaçınılmaz bir sonuç olur. Ve tam da bu kudretinden dolayı günümüz dünyasında siyasal yayılmacılık ve denetimin temel taşı olmuştur. Siyasal konularda toplumda yerleşik kanı ve yargılar oluşturmak, bunu yaparken sürekliliği ve iknayı profesyonelce kullanmak ve böylece egemen siyasal düşünce kalıplarını insanların beyinlerine, bakış açılarına ve yaşamlarına yerleştirmek burjuva medyanın başlıca siyasal işlevidir. Aynı zamanda normal insanın psikolojik ve fiziki doğal sınırlarından yararlanarak düşünce sistemini parçalama duyarsızlaştırma, ilgi yaratma veya kaydırma vb. gibi yeteneklerini (!) siyasal hegemonyanın hizmetine sunar.

Bir siyasal iktidar için –bir de bu iktidar gözünü bütün dünyaya dikmişse- bundan daha iyi bir nimet bulmak zordur. Böyle bir güç sayesinde insanları denetim altında tutmak yönlendirmek ve kısaca yönetmek oldukça kolaylaşır. Düşünsel bağımlılık yaratmak demek insanları belki de en zayıf noktalarından yakalamak, iplerini elinde bulundurmaktır. Günümüz liberal kuramcıların yaşaması için kafa patlattıkları globalizm veya Yeni Dünya Düzenin geçmiş süreçlerden farkının ‘global medya’ olduğunu söylemeleri de bu yüzdendir. Yani aslında emperyalist burjuvazi her zaman dünyaya hakim olmak istemiştir ama –en azından onlara göre- YDD’nin farkı, sermaye ama özellikle de toplumlar üzerinde denetimi sağlayacak olan iletişim sistemleri veya global medyaya sahip olmasıdır. Son yıllarda yaşanan pratik gelişmeler YDD’cilerin bu söylem ve amaçlarında pek de başarı sağlayamadıklarını gösterdi ama artık medyanın siyasal etkinliğinin toplumsal sonuçlarını gözlemlemek sıradan bir insan için bile zor değildir.

Devrimci ve sosyalist basın ise, 1960’lara kadar sürdürdüğü siyasal etkinliğini pek de yavaş sayılmayacak biçimde yitirmiştir. Bunun bir çok sebebi sayılabilir. Yoğun teknolojik kullanım alanı olan medya aynı özelliğinden dolayı yüksek maliyet gerektirdiği için yoksul halk kesimlerinin –özellikle gelişmemiş ülkeler için- böyle bir maliyeti karşılamaları genelde mümkün değildir. Sosyalist basının bu yarışta geri kalmasında bu ve buna benzer bir çok neden sayılabilir. Fakat sebepler ne olursa olsun sonucun burjuva medyası açısından dünya çapında “köpeksiz köyde değneksiz dolaşma” anlamına geldiği ve siyasal yönlendirmede pervasızlığı aşan konumu meşrulaştırdığı açıktır.

Genel olarak burjuva medyasını içerik ve hedef kitle bağlamında magazin (veya bulvar) ve ciddi fikir yayıncılığı olarak iki bölüme ayırmak kabul gören bir sistemleştirme çabasıdır. Fakat gelişmemiş ülkelerde ikisinin çok iç içe geçtiği aynı yayın organında farklı içeriklerin kısa bir zaman diliminde ard arda verildiği gözlemlenebilir bir gerçek. Ayrıca magazin medyacılığının ciddi yayınlar aleyhine durmadan gelişme kaydettiği de biliniyor. Eski devlet tekeli geleneğinden kalma resmi çizgili basın kuruluşları hala varlıklarını korusa da büyük oranda alıcı kitlesi kaybına uğradılar. Aynı şekilde magazin televizyonculuğunun etkisinde yeni bir gazetecilik gelişti. Bunlar da eskinin ciddi gazetelerine her yönlü darbe vurdular. Magazinci Medyacılığın bu başarılarına rağmen ciddi yayın kuruluşları siyasal etkinliklerini sürdürdü. Ve hatta tıpkı eskisi gibi dünya veya uluslar çapında entelektüel iklime büyük oranda damgasını vurmaya devam ettiler. Magazinciliğin bu kadar geliştirilmek istendiği bir ortamda burjuva siyasal-toplumsal içerikli ciddi medya organlarının veya programlarının etki sahasını koruması şüphesiz egemenler için ticari çıkar kaygılarından çok ideolojik yönlendirmede toplumun bazı kesimlerine seslenebilme ihtiyacından kaynaklıdır.

Yazarlar: Yusuf Şahiner, Rahmi Yağmur

>> MEDYADA YENİ HABER VE İFADE TARZI
gulbahar, Son Güncelleme: 07.06.08

İlgili haberler
İlgili Yazılar

 Yukarı çık