|
2- 4) Dolaylı Anlatım
4- Dolaylı Anlatım
Dolaylı anlatım –veya propaganda- mevcut dünya sisteminde düşünce aktarımının en etkili yoludur. Dolaylı anlatımda açık ve belirgin bir biçimde ideolojik-siyasi içerik bulunmaz. Konular çoÄŸunlukla toplumun genelini ilgilendiren ve siyasal iktidar etrafında dönen olaylardan daha çok, ikincil derecede önemli günlük yaÅŸam parçaları ve ayrıntılarından alınır.
Modern çağda kullanılmasına aşina olduğumuz doğrudan siyasal propaganda, bir konuyu ele alırken, dil olarak ya bilimsel, ya da resmi üslubu kullanır. Açık, belirgin, tarihsel, güncel durum tespiti ve gelecek programı veya önerileri ortaya koyar. Dolaylı anlatım daha esnek bir dille aynı konuda olsa bile daha çok duygusal, coşkusal bir etki yaratacak belli belirsiz çözüm önerileri sunar. Doğrudan propaganda gibi mantığa değil, duyguya hitap eder. Doğrudan propaganda ne düşünülmesi ve yapılması gerektiğini açık bir dille anlatırken, dolaylı anlatım nasıl yaşanılabileceğini, bir yaşam tarzına ilgi çekerek anlatır. Dolaylı anlatımda çoğunlukla kavramak gerekmez; algılamak yeterlidir. Doğrudan propagandaya karşı cepheden aynı yöntemle karşı çıkmak mümkündür ama dolaylı anlatım, karşıtlarına veya esasen kimseye karşı çıkabilecek belirgin önermeler vermez. Kısaca tarih içerisinde bilimsel-felsefi anlatımla sanat arasındaki ayrım bazı yönleriyle kaba da kaçsa doğrudan ve dolaylı anlatım arasındaki ayrımda benzeştirilebilir. Bir toplumu inceleyen siyasi bir yazıyla aynı toplumu anlatan roman arasındaki fark durumu anlamak bir örnek olabilir.
Dolaylı anlatımın etki gücü daha fazladır. Örneğin bir film, siyasi görüşleri ne olursa olsun herkese seslenebilir. Bu yüzden medya organları, özellikle de görsel ve işitsel olanlar, dolaylı anlatımı siyasal mesaj vermenin en uygun yöntemi olarak kullanırlar. Yazılı basında da bu yönlü eğilim gittikçe yoğunluk kazanıyor.
Film, eğlence programları, yarışmalar, çocuk, gençlik,kadın programları, roman, gezi yazıları, radyo tiyatroları, her türlü müzik programları talk showlar, spor programları vb. gibi televizyon, radyo, gazete ve diğer yayın organlarının en temel ürünleri dolaylı anlatımın araçlarıdır. Bununla da kalmaz; haberler de büyük oranda açık mesaj iletmeyen dolaylı anlatıma katılır. Hatta gazetelerin köşe yazıları, siyasi olmaktan daha çok edebi bir niteliğe doğru eğilim gösteriyor.
Tüm bu program veya yazıların açık mesajlar iletmemesi anlamında ilk bakışta siyasal yönlendirme güçlerinin olmayacağı veya herkesin kendisine göre anlam yükleyebileceÄŸi sanısını doÄŸurabilir. Fakat durum bunun tam tersini ifade eder. Tüm bu medya ürünlerinin tek tek insanlar üzerinde ideolojik bakış açısı ve pratik davranış kalıpları oluÅŸturduÄŸu yadsınamaz. ÖrneÄŸin bir yarışmada siyasal bir içerik yoktur. Ama yarışmacılar sonuçta bir para ödülünü almak için birbiriyle kıyasıya yarışırlar. İzleyici ise onlarla ayın duyguları paylaşır. Burada ulaşılması gereken temel deÄŸer para, yöntem ise diÄŸerlerini alt etmektir. BaÅŸaran kazanır ve mutluluk onun hakkıdır. DiÄŸerleri ise ÅŸanslarına küsmeleri gereken insanlardır. Bu formül tümüyle toplum veya birey yaÅŸamına da uygulanabilir ve uygulanır da. Bu tür program ve yazıların sürekliliÄŸi ve çeÅŸitliliÄŸi burjuva ideolojik-siyasi çizginin medya tarafından geri planda -dolaylı olarak- “Fasıla vermeden fısıldamasıdır” Bu yüzdendir ki toplumda burjuva siyasal düşüncelerinden çok, yaÅŸam tarzı ön plandadır. BaÅŸka bir anlatımla toplumun büyük bir bölümü YDD politikalarının açık propagandasından çok daha fazla filmlerden, sanatçılardan, futbolculardan vb etkilenmiÅŸtir ve onlar gibi yaÅŸamak onlar gibi düşünmek onlar gibi sevmek kısaca onlar gibi olmak isterler. Yeni düşünce ve davranış kalıpları, alışkanlıklar, üslup ve yaÅŸam tarzı da büyük oranda dolaylı anlatımın ürünleri olur.
Medyanın dünya çapında neredeyse istisna göstermeyen ideolojik yapılanması göz önüne alındığında böyle bir kültürel, ahlaki, estetik ve psikolojik değişimi, hiç bu yönlü doğrudan mesaj vermese bile, yine burjuva liberal politikalarının toplumda direniş görmeden uygulanabilmesi için uyguladığı anlaşır bir durum olur. Aynı zamanda tüm dolaylı anlatım ürünleri iyi birer ticari kazanç sahasıdır da. Her iki çıkarın birlikteliği bu alanda ve özellikle medyaya yönelik geniş üretim sahasına yol açmıştır. Tüm dallarda özellikle de sinema ve müzik dallarında normal sanat anlayışını fazlasıyla aşmış bir üretim gücü ve bu ürünlerin yapım, tanıtım ve dağıtımını sağlayan dev şirketler oluşmuştur. Çoğu ABD kökenli bu şirketler tüm dallarda yapılan program, dinleti veya yazılarda dolaylı anlatım ve mesaj aktarımında hatırı sayılır bir profesyonelleşme düzeyine ulaşmıştır. Aynı zamanda tüm dünyanın kültürel ürünler pazarında en geniş payı bu şirketler alır veya daha dolaysız anlatımla bu alanda hegemonya kurulmuştur. Fakat ABD çıkışlı olsun veya olmasın, kültürel düşünsel ürünlerin dolaylı anlatımı istisnalar dışında çoğunlukla egemen ideolojik çizgi temelindedir.
Medya için tüm bu ürünler pazarı bir alt besleme alanıdır. Hiçbir ülkede kendisini global medyayla bütünleÅŸtirmiÅŸ bir yayın organı, çizgisini anlatacak program, yazı gibi ürün sıkıntısı çekmez. Bunlar zaten örneÄŸin, Hollywood’da üretilmiÅŸ ve dünyanın her yerinde pazara çıkarılmıştır. Ama bu durum neredeyse dünya çapında az-çok eÅŸ zamanlı –doÄŸalında kolektif bir ideolojik-siyasal yönlendirmeyi de doÄŸurmuÅŸtur. Bu sayede bir çok ülkede birden örneÄŸin Amerika’nın propagandası, yaÅŸam tarzı, siyasal görüşleri, alışkanlıkları, ahlaki ve estetik deÄŸerleri, ütopyaları vb- hiç Amerikan siyasetçilerinin bu yönlü siyasal bir deÄŸerlendirmesine gerek kalmadan Amerikan filmleriyle yapılabilir.
|