kEditor - Yararlı Bilgiler / Medya / Medya da Dezenformasyon ve Gündem Kaydırma

http://www.keditor.com/bilgi_medya_87.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yararlı Bilgiler / Medya

Medya da Dezenformasyon ve Gündem Kaydırma


Dezenformasyon yanıltıcı, yersiz, ilgisiz, parçalı yada yüzeysel yani insanda bir şey hakkında bilgi sahibi olma illüzyonu yaratan, oysa aslında insanı bilgilenmekten uzaklaştıran enformasyon demektir. Gerçek bilgilendirme eylemi, kapsamlılık, nedensellik, bütünlük ve süreklilik içerir. Yani bir olay hakkında bilgi edinmek –veya vermek- o olayı belirleyen esas yönü ve nedeni ikinci dereceden nedenleri de hesaba katarak, kendi zaman ve mekanında ve parçalamadan ele almayı gerektirir. Bir olayın nedenlerini açıklamaya çalışmak her zaman bir ideolojik bakış gerektirir ve bu haliyle anlatımlar veya yorumlar çeşitli olabilir. Yani olayın nedenlerine hangi gözle bakılırsa öyle yorumlanır. Bu bir ölçüde normaldir ve özellikle toplumun genelini ilgilendiren olaylarda nedenselliği tam belirlemek ya bir tartışmayı ya da çatışmayı gerektirir. Oysa medya dezenformasyonunda neden faktörü olmadığı gibi , olay veya olgu da parçalanır, mekan ve zamanından uzaklaştırılır. Örneğin, Körfez savaşı esnasında tüm dünya medyasının bir anda her yere ulaştırdığı denizde petrole bulanmış ve çırpınan bir Karabatak kuşunun görüntüleri, herkeste “Tüm bu savaş ve ölüm bir Karabatak için miydi?” izlenimi uyandırması beklenebilir. Oysa verilen bu duygusal mesaj aslında savaşın geneline –niçin ve nasılına- ilişkin hiçbir bilgilendirme içermese de, savaşın haklılığına ilişkin yaygın bir kanı uyandırdı.

Yazı dilinin, görüntü dilinden daha fazla süreklilik ve kapsayıcılık barındırdığı söylenebilir. Yine sinema da görsel bir iletişim yolu olsa da kendi içerisinde konu bütünlüğünü ve sürekliliğini korur. Televizyon ise yeni medya tarzıyla kullanıldığında istenilirse tam bir “bilgilendirmeme ama yönlendirme” işlevi görebilir. “Temel fikir her şeyi kısa tutmak, kimsenin dikkatini (programdan) dağıtmamak, ama onun yerine varyeteyle, yeniliklerle, hareketlilikle durmadan tahrik etmektir. Hiçbir konsepte, hiçbir karaktere ve hiçbir probleme birkaç saniyeden daha fazla dikkat ayırmanız gerekmez... Bir haber programını denetlemenin koşulları, en iyi haberin bir lokmalık olması, karmaşıklıktan muhakkak kaçınılması, nüansların atlanması, düşüncenin yerini görsel uyarıcılığın almasıdır” ( Neil POSTMEN: Öldüren eğlence televizyon)

Böyle bir sansasyon, hareketlilik, yüzeysellik veya parçacılık ortamında hiçbir mesajın ciddiyet kazanması mümkün değildir. Buna rağmen, aynı yayın politikasının sürekli tekrarı insanların düşüncesinde birçok önyargının oluşmasına neden olur. Önyargı oluşur; çünkü ciddi bir yargı oluşması için gerekli bilgi içeriği yoktur. Sorgulanmadan veya sorgulamaya zaman bırakılmadan öğretilen ve durmadan tekrarlanarak dikte ettirilen mesajlardır. Medyadan alınacak bilgilerin hemen hemen hiçbiri yaşamda kullanılacak yaşam pratik olarak aktarılabilecek “Gerçek” niteliğini taşıyan bilgiler değildir. Fakat oluşturulan önyargılar ne kadar gerçek üstü de olsa zamanı geldiğinde medyanın –veya sahiplerinin- toplumu siyasi, ekonomik veya sosyal olarak yönlendirilmelerini veya tam anlamıyla kullanılmalarını sağlar. Adolf Hitler’in dediği gibi, “Kitlelerin sempatisini kazanmak istiyorsanız, onlara en budalaca şeyleri söylemelisiniz.”

Yayınlanması halinde politik hassasiyetler yaratacak olaylar eğer saklanamıyorsa, konunun bütününü açıklamaktan uzak, hatta çoğunlukla konuyla çok az bağlantılı magazinel parçalar ortaya çıkarılır. Konunun aslına duyarsızlık yaratılmaya çalışılır. İzleyici veya okuyucu da olay hakkında bilgi sahibi olduğu varsayımı yaratılsa da aslında verilen önemsiz veya çarpıtılmış bir parçadır.

Çoğunlukla verilmek istenmeyen bir olayı atlatmanın en iyi yolu susmak ve görmemezlikten gelmektir. Böyle durumlarda bir medya kuruluşunun bir başkası tarafından atlatılması yani istenmeyen olayı yayınlaması pek mümkün değildir. Yukarıda da anlatılmaya çalışıldığı gibi tüm medya kuruluşları ifade edilebilirliğin sınırlarını bilirler ve susma, görmemezlikten gelme veya genel deyimle maymun oyunu oynama hep beraber yapılır. Gündem basit magazin konularına çevrilir ve böylece medya bilgi alma ve verme tekeline dayanarak çoğu zaman hayati nitelikte ki olayları sade bir susuşla saklayabilir.

Yazarlar: Yusuf Şahiner, Rahmi Yağmur

>> TELKİN-FANATİZM-FAŞİZM
gulbahar, Son Güncelleme: 07.06.08

İlgili haberler
İlgili Yazılar

 Yukarı çık