AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yararlı Bilgiler / Medya


Medya ve Kamu Vicdanını Rahatlatma


Medya organlarının dünya çapında YDD’nin, ulusal çapta ise kurulu yönetim sisteminin her hangi bir konuya yönelik politikalarını eleştirmediklerini söylemek pratik açıdan mümkün değil. Hatta çoğunlukla pratik politikalar hakkında halkların yararına veya halkın düşündüğü gibi söylemler kullanılır. Özellikle de ciddi ve siyasi içerikli yayınlar ulusal çapta uygulanan iç politika manevralarına sorgulayıcı yaklaşırlar. Ve genelde bu sorgulamalar toplumun orta tabakasının –yani bir anlamda uçların uzlaşma noktasının- düşüncelerini yansıtır.

İlk bakışta demokrasinin ve tarafsızlığın bir gereği olarak görülebilecek veya medya tarafından da sık sık böyle lanse edilen bu durum özünde çok etkileyici bir siyasal yönlendirme metodudur. Doğaldır ki tüm bu eleştiri ve sorgulamaların hepsi danışıklı dövüş oyunu değildir. Fakat yayın çizgisi devlet-şirket ortak çıkarına endekslenmiş, medyacılığın siyasal eleştirilerinin varacağı objektif sonuç çok az istisna hariç kitlelerin yine aynı çizginin politikalarını benimsetmenin bir yolu olduğudur.

Medyanın neredeyse her gün verdiği siyasal tartışmaları içerikleri ve etkileri açısından kabaca iki gruba ayırmak mümkündür. Birincisi; düzen içi tartışmalar, ikincisi ise; hassasiyet arz edenlerdir. Birincisinin amacı zaten bellidir. Sistemin kendisini yenileyebilmesi, aksaklıklarını giderebilmesi ve en önemlisi de halkı tartışma çerçevesinde değim yerindeyse oyalaması için gereklidir. Yine devletin, hükümet çevrelerinin ve medyanın elitleri kendi aralarında bazı konular hakkında taktik ayrılığa düşebilir ve bu ayrılıklar medyaya yansır. Siyasi partiler arası mücadele parlâmento tartışmaları, uluslar arası baskı grupları veya sivil örgütlerin eleştirileri vb. düzen için siyasal atmosferin az-çok canlı yönleridir. Fakat zaman zaman medya organları da politikalar hakkında kendi değimleriyle halk adına eleştiri yaparlar. Toplumun siyasal isteklerinin ve demokrasi, insan hakları ve sosyal refah gibi evrensel değerlerin yılmaz savunucuları kesilirler. Bununla da yetinmeyerek medya kendisini tarafsız, tartışma üstü ve sağ duyu temsilcisi sayar. Söylediği her söz örneğin Amerika’da “Amerikan halkının yüksek çıkarları” veya Türkiye’de “Tüyü bitmemiş yetimin hakkı” içindir. Çoğunlukla küçük sorunlar üzerine geniş yaygaralar koparılır. Bazen de sorunlar tartışmaya açılıp çözümler bulunur.

Medyanın da içinde aktif olarak yer aldığı bu tartışmaların sahibi kuşkusuz geniş halk kitleleri değildir. Onlar pasif konumda sadece dinler, okur veya izler. Ve hatta çoğunlukla tüm siyasal düşünceleri içinde bulundukları maddi koşullardan değil bu geniş tartışma ve yaygaralardan biçimlenir. Zaten çoğunlukla bunlar gerçek siyasal düşünceler değil, sanılar veya bir anlamda duygulardır. Dolayısıyla sorunların gerçek anlamda çözülmesi için belirleyicilikleri yoktur. Ama halkın taleplerini düzen içine çekmenin ve potansiyel olarak gelişebilecek radikal- militan eğilimleri önlemenin iyi birer araçlarıdır. Çünkü bu tartışmaların çerçevesi hemen hemen hiçbir zaman önceden belirlenmiş sınırları aşmaz. Doğal olarak bu sınırlar söz konusu ülkenin iktidar çevreleriyle, medya şirketlerinin ortak çıkarlarının –en azından karşı olmama anlamında– sınırları kadardır. İfade edilebilecekler, yazılıp söylenebilecekler yine sorunlara çözüm önerileri hep işlemekte olan statik sistemle çerçevelendirilir. İkinci olarak her ne kadar fikir ayrılığı olsa da –ki bu da demokrasinin gereğidir- denilir, sistemin toplumsal sorunlara çözüm olabileceği sanısı yaratılır. Alternatif bir düşünce veya örgütlenmeye gerek olmadığı imajı geri planda verilir. Üçüncü olarak medyanın toplumda her kesimi temsil ettiği ve her fikri tartıştırdığı imajı yaratılarak bu kesimler medyaya ve sisteme kazanılır.

İşkence, baskı, yolsuzluklar, gizli çıkar ilişkileri, devlet terörü gibi iktidarların hassas gördüğü konular bile zaman zaman medyada yer bulabilir. Gerçi çoğunlukla bu konular ya uluslar arası alanda devletlerin ya da ulusal çapta çıkar gruplarının birbirlerine yönelttikleri siyasal manevralarıdır ama hala iş bulabilen demokrat köşe yazarları, film yönetmenleri veya program yapımcıları da vardır. Niyet ne olursa olsun medyanın genel yayın politikası ve ideolojik bombardımanı içerisinde bu tür konuların işlenmesi kamu vicdanı rahatlatmaktan başka pratikte çok fazla bir işe yaramaz. Hemen arkasından gelen program, yazı veya reklam insanlara farklı bir dünya sunar. Ve bu dünya, hassas konular gibi münferit değil sürekli verilir. Böylece halkta bu tür sorunların tartışılmasıyla hallolacağı sanısı uyandırılır. Toplumun ideolojik dengelenmesi sağlanır. Radikal çevrelerin bile etki altına alınması için kullanılır.

Medyanın bu tür siyasal tartışmalarda oldukça kazançlı çıktığı açıktır. Kendisine halkın ve sağduyunun temsilcisi, demokrasi ve insan hakları savunucusu, tarafsız bir kamu görevlisi ünvanını yakıştırır. İnandırıcılığını artırır ve böylece yapacağı her türlü çarpıtmanın ve yalan haberin önü açılır. Ayrıca her toplumsal kesimi kendisine bağlayarak, ticari hedef kitlesini de geliştirir. Medyanın insanların vicdanına yönelik yayınları sadece siyasal alanda sınırlı değildir. Gelir dağılımındaki eşitsizliklerden, ahlaki yozlaşmaya kadar bir çok sorunda medya kendisine göre toplumu rahatlatma yolu bulmuştur. Bu kimsesiz çocuğun evlat edinilmesi, bir fakir hastaya el uzatılması sokak kadınlarına karşı girişilen polisiye operasyonlar gibi sıralanamayacak kadar çok görüntü, söylem veya yazı esasen hiçbir haber niteliği taşımadığı ve sorunların çözümüne hiçbir katkı sağlamadığı halde medyanın en çok sunduğu olaylardır. Bu olayları verirken de kullanılan dil, görüntü ve müzik olayın dramatikliğini ve mutlu sonunu çarpıcı kılmak için tüm vicdani duyumlara seslenir. Sonucun pratik değeri hiç yoktur ama okur, seyirci veya dinleyici medyanın bu yayınıyla vicdanen rahatlamıştır.

Yazarlar: Yusuf Şahiner, Rahmi Yağmur

>> MEDYA VE KÜLTÜREL YÖNLENDİRME
gulbahar, Son Güncelleme: 07.06.08