Ortadoğu'da Sivil Toplum
III. Bölüm
Ortadoğu'da Sivil Toplum
Bilimlerin ve bilimsel düşüncenin dev adımlarla gelişmesiyle bunun teknolojik gelişmede yarattığı muazzam atılımlarla insanlık kendi tarihsel, kültürel geçmişini, köklerini, dayandığı mirası ve mirasın her düzeydeki boyutlarını doğru tespit etme, değerlendirme araçlarına da kavuşmuş oldu.
20. yüzyılın yarısına kadar kendi geçmişi hakkında neredeyse kör kütük cahil olan insanlık özellikle arkeoloji, etimoloji, etnoloji, antropoloji gibi bilim dallarında sağlanan gelişmelerle ve karbon -4 sisteminin bulunmasıyla birlikte uygarlıksal doğuş ve gelişmenin yaratıldığı coğrafyanın Mezopotamya olduğunu gördü, anladı. Arkeolojik bilimsel çalışmaların ortaya çıkarttığı gerçekler de kanıtladı ki, uygarlığın en temel değerleri, hala ayakta duran kurumları ve hatta zihniyet yapısı ilkin bu topraklarda yaratılmış ve dalga, dalga doğuya ve batıya doğru yayılmış ve yedirilmiştir.
Neolitik köy devriminden Sümer kent devrimine, bu devrimlerin yarattığı ve yol açtığı bütün yaratım ve gelişmelere bakıldığında, bunlar biraz yakından incelendiğinde görülmektedir ki, günümüz modern kapitalist uygarlığın temelinde Grek-Roma uygarlığından çok Mezopotamya uygarlığının değerleri bulunmaktadır. Grek-Roma’dan alınanlarda asıl olarak buradan taşınan, yayılan uygarlık değerleridir. Batının kapitalist uygarlığı inkar etse de, benmerkezci zihniyetle yaklaşsa da, aslında Ortadoğu’nun neolitik köy devrimleri ve Sümer uygarlığı olmasaydı, ne Grek, ne Roma, ne de batı uygarlığı olurdu. Eğer Sümerlerin mitoloji, din, felsefe, devlet, belediye, kent, köy, ordu, eğitim, sanat, bilim, meclis, mahkeme, dernek, vakıf vd. uygarlıksal yaratımları olmasaydı, batı uygarlığı bugün bunların daha modern biçimlerini geliştiremezdi. Ve yine eğer neolitiğin ilk çıkrığı, el değirmeni, tekerliği olmasaydı, günümüz kapitalist uygarlığının sibernetiği olmazdı. Sümer posta ve kervan yolları olmasaydı, günümüzün elektronik postası, interneti, otobanları olmazdı. Yine eğer Mezopotamya’nın ilk mistik, agnostik tarikatları, dernek ve vakıfları olmasaydı, bugünün sivil toplum örgütleri olmazdı.
Uygarlıksal taşınmanın zincirleme gelişimi, insanlığı ve batıyı bugünkü seviyesine ulaştırmıştır. Hem olumlu, hem de olumsuz bütün özellikleriyle uygarlık nehri kendisine katılan derelerle büyüyerek bugünlere ulaşmıştır. Ve ileriye doğru akışını sürdürmeye devam etmektedir.
Yazarlar: Gülbahar, Metin, Erdalan, Veysel
|