| 05.04.2008 10:57 | |
kEditorAdministrator Aktif Üye Mesaj sayısı 150 27.02.2007, 00:08:44 |
Kürt sineması, sinema piyasasına yeni giriş yapmasına rağmen ciddi sorunlarla ve tıkanma tehlikesi ile yüz yüze. Bu durumun aşılabilmesi için Kürt sinemcılar adres olarak Güney Kürdistan hükümetini ve Kürt kurumlarını gösteriyor. Sinemacılar, "Bir Kürt sinema stratejisi oluşturulmalı" görüşünde birleşiyor. Emekleyen Kürt sineması örgütsüz, dağınık ve bireysel çabalarla yaşatılmaya çalışılıyor. Bu tökezleme durumuna son verilmesi için Kürt sinema camiası içerisinde ortaya atılan "Merkezi bir strateji oluşturma" fikri tartışılmaya başladı. Aslında dünya sinema tarihine bakılacak olursa, Kürt sinemasının gelişmesi için bu fikrin kaçınılmaz olduğu ve acil olarak hayatta geçilmesi için girişimlerin başlatılması, olmasa olmazların içinde… Yönetmen Behmen Qobadi, Güney Kürdistan hükümetini eleştirerek, sinema salonlarının yapılması gerektiğini söylüyor. Yapımcı Mehmet Aktaş, "Kürt sinemasının stratejisi oluşmalıdır" derken, yönetmen Ravin Asif da, Kürt sinemasının Latin Amerika'yı örnek alması gerektiğini vurguluyor. Oyuncu Nazmi Kırık ise "Güney Kürdistan veya Diyarbakır'da bir merkez kurulmalı" diyor. "Filmlerimi önce Kürtlerin izlemesini istiyorum" Ödüllü yönetmen Behmen Qobadi, dünyada, bağımsız sinema akımının bir sancı içerisinde olduğunu ve bu durumun ister istemez Kürt sinemasını da etkilediğini söylüyor. Bu sorunların aşılabilmesi için Kürdistan Hükümeti ve Kürt kurumlarına çağrı yapan Qobadi, konuşmasını şöyle sürdürüyor: "Gençlere olanak sunulmalı, sinema eğitimin verilmesi için zemin hazırlanmalı. Ve bir Kürt sinema merkezi kurulmalıdır. Bir sistem oluşmalıdır. Şu anda Güney Kürdistan'da böyle bir ortam var." Kürdistan hükümetinin yetersiz de olsa sinemaya önem verdiğini de belirten Qobadi, "Kürt hükümeti sinemaya destek sunuyor. Yılda ortalama 5 filme fon desteği yapıyor. Ancak bunun 4'ü yanlış. Biri doğru adrese gidiyor. Bunun önüne geçilmeli. O paralarla çok ciddi filmler yapılabilinir" diyerek, Güney Kürdistan Kültür Bakanlığı'nı eleştiriyor. Behmen Qobadi, gerek Güney Kürdistan'da gerekse de Doğu Kürdistan'da sinema salonlarının olmadığını hatırlatarak, "Ben bir Kürt yönetmen olarak yaptığım filmi ilk once Kürtlerin izlemesini istiyorum. Ama sinema salonunun olmadığı için yaptığımız filmler halk tarafından izlenemiyor. Bu eksikliğin giderilmesi lazım ve halkın daha çok film izlemesi için Güney Kürdistan'da sinema salonların yapılması gerekiyor. Kürt sineması ancak böyle gelişir" önerisinde bulunuyor. Aktaş: "Kürt sinemasında pazar sorunu var" Mitos Film Şirketi'nin sahibi yapımcı Mehmet Aktaş göre ise Kürt sinemasının en büyük sorunu ulusal bir pazarın olmaması. Yapılan Kürt filmlerinin festivaller için yapıldığının altını çizen Aktaş, "Devlet desteği olmayan Kürt sinemasının yolunun bulması oldukça zor" diyor. Qobadi'nin Güney Kürdistan'da sinema salonları açılması önerisine destek veren Aktaş, "Bu yıla kadar niye beceremediler kimse bunun hesabını vermiyor. Yer, para ve film olmak üzere birçok olanak var. Yapılacak tek şey ise; bir dağıtım ağı kurarak, sinemaların alt yapısını oluşturmaktır" diye konuşuyor. "Kürdistan'ın dört parçasında yönetmenler var, oyuncular var, senaryo için hikaye var. Tek sorun ciddi bir sinema stratejisinin oluşturulması" diyen Aktaş, "Güney'de yanlış olsada sinemaya para yatırılıyor. Ama Kuzey Kürdistan'da sinema ile ilgilenen ve bu ütopyaya inanan insanlar çok ciddi para sıkıntısı çekiyorlar. Bana göre, Kürt kurumların olduğu yerde, bir sinema stratejisinin oluşturması gerekiyor" çağrısında bulunuyor. Asaf: Kürt sinema enstitüsü önerisi Yönetmen Ravin Asaf ise son yıllarda Kürt sinemasında gelişme olduğunu belirterek, "Ancak bu örgütsüz ve dağınık bir gelişim. Bireysel çabalarla ilerliyor. Bunun giderilmesi için merkezi bir sistemin kurulması şart. Güney Kürdistan hükümeti artık bir Kürt Sinema Enstitüsü kurması lazım" diyor. Kürtlerin de, kendilerine Latin Amerika'da ilk yıllarda çıkan sinemaya bakış açısını essas alması gerektiğini kaydeden Asaf, "Biz Latin Amerika ve Meksika'da ilk sinemanın çıktığı dönemi örnek alalım. Meksika'da hükümet yetkilileri ve askeri yetkililer bire bir sinemayla ilgilendiler ve destek sundular. Ama bunu denetim altına almadılar. Bu bizde de olmalıdır" dedi. Asaf, Kürdistan hükümeti sinema yapmak istediğini ancak bunu beceremediğini belirterek, şunları söyledi: "Bu bocalamayı bırakmalı. Artık peşmerge, gerilla ve acıları anlatacak filmlerden öteye aşk, sevgi ve hayatta dair birçok farklı filmler de yapmalıyız." Kırık: "Gelişme var ama yeterli değil" Oyuncu Nazmi Kırık ise son yıllarda Kürt sinemasınında bir gelişimin olduğunu ancak bunun yeterli olmadığını söylüyor. Bu gelişmenin sevindirici olduğunun altını çizen Kırık,"Örneğin dünyanın birçok kentinde peş peşe yapılan Kürt film festivalieri bunu kanıtlıyor" diyor. Birçok Kürt gencinin sinemaya ilgi duyduğunu belirten Kırık, "Bunların sayısı oldukça da fazla. Ve bu da olumlu bir gelişme. Bununla birlikte yapımcılar da çoğalıyor. Kürt sineması sanatsal bir alanda ilerliyor. Bizim ilgimizi de, çeken bu yandır" diye konuşuyor. Kürdistan hükümeti ve siyasi Kürt örgütlerin sinemaya destek vermesi gerektiğinin altını çizen Nazmi Kırık, devamla şöyle konuşuyor: "Bütün kurumlar, Kürt sinemasının gelişimi için olanak sağlamalıdır. Biz Kürtler, şunu çok iyi anlamalıyız: Dünyaya sorunumuzu ancak sinemayla daha iyi anlatırız." Kürt sinemasının gelişimi için "Merkezi bir strateji oluşturma" fikrine katılan Kırık, "Güney olur, Diyarbakır olur veya başka bir yer olur fark etmez. Ama önemli olan Kürt sinemasının organize edileceği bir mekan ve oluşumun olmasıdır. Kürt sinemasında ortak bir ruh yakalanmalıdır. Ve bunun zamanı gelmiştir" diyor. |