AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

DTP davasında yeni istem!


Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında kapatma davası olan DTP ön savunmasını Anayasa Mahkemesi'ne sundu.

Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılmasına ilişkin davada, DTP yöneticileri, hukukçular ve parlamenterlerden oluşan bir heyet ön savunmayı Anayasa Mahkemesi'ne sundu. DTP'nin bundan sonra sözlü savunma ve esasa ilişkin savunma hakkı da var. DTP, tüm üyelerinin siyasetten yasaklanması talebiyle davaya müdahil olmasını, İmralı Cezaevi'ndeki görüşme kayıtlarının getirilmesini, 141 eylemin akıbetinin araştırılmasını istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne açılan dava için DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Hakkari Bağımsız Milletvekili Hamit Geylani, DTP Eş Başkan Yardımcısı Nursel Aydoğan ile avukatlar Mizgin Irgat, Mahmut Tanzi ve Rauf Özdemir ön savunmayı dün Anayasa Mahkemesi'ne yazılı olarak sundu.
DTP'nin tüzük ve programı ile Kürt sorununun çözümüne ilişkin değerlendirmelerin, parti kapatmaya ilişkin mevzuat, iddianameye ilişkin değerlendirmeler ile, 'talep edilen yaptırımlar ve siyasal haklar ve parti kapatma, dokunulmazlık' başlıklarının yer aldığı yazılı savunma Anayasa Mahkemesi'ne sunuldu. Gazetecilere açıklama yapan Hasip Kaplan, parti yöneticileri, parlamenter ve avukatlardan oluşan komisyonun ön savunmayı sunduğunu, üç aşamalı savunmanın ilkini gerçekleştirdiklerini söyledi. Kaplan, 'Türkiye artık 21. yüzyılda partiler mezarlığına dönüşen bir ülke olmaktan ve bu ayıptan kurtulmak zorundadır' diye konuştu. 

'En kötü iddianame' 

12 Eylül askeri darbesi ile Atatürk'ün kurduğu parti başta olmak üzere bütün siyasi partilerin kapatıldığını hatırlatan Kaplan, 'Bugüne kadar 28 siyasi parti kapatıldı. 20 yıldır bu mahkemeye geliyorum. 50 yıllık Avrupa mahkemesinde bugüne kadar 4 tane siyasi parti hakkında kapatılma kararı soğuk harp döneminde verildi. Ondan sonra bugüne kadar verilmedi. Türkiye, Avrupa mahkemesinde siyasi parti kapatma rekorunu elinde bulunduruyor' dedi. Türkiye'nin parti kapatma bakımından Guinness Rekorlar Kitabı'na girecek durumda olduğuna dikkat çeken Kaplan, 'Demokratikleşmenin ve düşünce özgürlüğünün önündeki engeller kalkmadıkça ülkenin gelişmesi de mümkün değildir' diye konuştu.
Kapatılma davasına ilişkin tek sevinçlerinin, iddianamede sadece üyelerinin söz ve beyanlarının yer alması olduğunu aktaran Kaplan, 'Tek bir şiddet eylemi ve belge bulunmamıştır dosyada' dedi. Kaplan, 'Bir avukat olarak ve yıllardır bu mahkemeye gelen biri olarak şunu söyleyebilirim, gördüğüm en kötü iddianame ile karşı karşıyayız. Türkiye'de düşünce ve ifade özgürlüklerinin önü artık açılmalı. 301. madde başta olmak üzere bütün engeller başta olmak üzere bütün engeller kaldırılmalı' dedi. 

Kürt sorunu savunmada 

Türkiye'nin en temel sorunu olan Kürt sorununa ilişkin beyanlarını, parti program ve tüzüğünü de savunmaya eklediklerini belirten Kaplan, 'Anayasa'ya aykırılık iddialarımız var. Özellikle 141 eylemin akıbetinin araştırılmasını, İmralı Cezaevi'ndeki görsel ve yazılı kayıtları, Dışişleri Bakanlığı'ndan Avrupa mahkemesinin orijinal kararlarını, Maliye Bakanlığı'ndan parti kapatmalarla ilgili ne kadar para ödendiğini istedik. Siyasi Partiler Kanunu'nun 78, 80, 81, 101 ve 103. maddelerinin Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia ediyoruz. Reformlar karşısında SPY kadük oldu. Buna dayanılarak kapatma davası açıldı. Siyaseten yasaklanması istenen tüm partililerin müdahil olmasını da talep ettik' diye konuştu.

YazdırYazdır | gulbahar | 12.02.2008, 11:19:00


  

İlgili haberler

İlgili Yazılar

Okuyucu değerlendirmesi