Polis Kürtleri fişleme haritası çıkartıyor!
Toplumsal muhalefeti ve özellikle de Kürtleri sindirmek için her türlü yöntemi devreye koyan devlet, şimdi de Kürtlerin yaşadığı semtleri fişliyor.
2007 yılının başından itibaren sistemli olarak Kürtlere karşı baskı ve şiddet yöntemini devreye sokan devlet, Kürt illerinde oluşturduğu "yasak bölgeler" ve OHAL'ı geride bırakan uygulamaların yanısıra Batı illerinde de semtlerden mahallelere kadar Kürtlerin yaşadığı yerleri fişliyor. Emniyet tarafından çıkarılan fişleme haritası İstanbul'da Kürt nüfusunun bulunduğu bütün yerleşim yerlerini kapsıyor. PKK gerekçesiyle yapılan fişlemede Kürtler dışındaki sol muhalefet de nasibini alıyor.
Polis muhtarlardan liste istiyor
Emniyet tarafından çıkarılan haritada Kürtlerin ve sol muhalefet güçleri fişlenirken, muhtarlıklarından da mahallelerde yaşayan Kürt nüfusu konusu polisin bilgi istediği öğrenildi. İsmini vermeke istemeyen bir muhtar polisilerin mahallelerde yaşayan Kürtler hakkında bilgi istediğini söyledi. Muhtar, ''Bundan önce ay önce polisler gelip benimle konuştu. Mahallemizde ne kadar Kürt var. Apartman dairelerinde kaç Kürt ailesi kalıyor, bunları istiyoruz deyip gittiler. Sonra tekrar gelip benden listeyi istediler'' diyerek, başka mahallelerde de polislerin konuyla ilgili muhtarlıklardan bilgi istediğini belirtti.
İşte Emniyet tarafından çıkarılan haritada fişlenen yerler şöyle:
- Gaziosmanpaşa: Gazi Mahallesi
- Şişli: Okmeydanı'nda Şark Kahvesi ve Kuzey Sokak, Kuştepe
- Kâğıthane: Nurtepe ve Gültepe
- Sarıyer: Küçükarmutlu
- Ümraniye: Mustafa Kemal Mahallesi
- Maltepe: Gülsuyu Mahallesi
- Bahçelievler: Yenibosna Zafer Mahallesi
- Kartal: Uğur Mumcu Mahallesi
- Küçükçekmece: Sefaköy, Kanarya, Altınşehir, Şahintepesi ve İkitelli Atatürk Mahallesi
- Bağcılar: Demirkapı Mahallesi ve Yenimahalle
- Esenler
- Beyoğlu: Çukur Mahalle, Hacıhüsrev, Hacıahmet ve Dolapdere
- Eyüp: Alibeyköy
- Sultanbeyli
- Kadıköy: Fikirtepe
- Üsküdar: Örnek Mahallesi
- Fatih: Kadınlar Pazarı
- Adalar
- Tuzla
- Zeytinburnu.
İzmir'in hali 'Olağanüstü'
İstanbul'un dışında bu yılın iki aydan bu yana İzmir'deki Kürtlere yönelik fişleme uygulamaları da giderek artmaya başladı. İzmir Emniyet Müdürlüğü Bölge'den en çok göç alan Menemen, Asarlık, Aliağa, Yeni Foça, Dikili, Çiğli, Kadifekale, Karabağlar, Toros ve Kemalpaşa, ilçelerinde yaşayan Kürtlere yönelik fişleme, gözaltına alma, "bilgi ve belge" toplama uygulamasını sıklaştırıldı.
İHD İzmir Şubesi de, son dönemde sıklaşan bu uygulamalarla birlikte özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı ilçe ve semtlerde güvenlik güçleri tarafından ciddi insan hakları ihlalleri yapıldığına dair yüzlerce şikayet geldiğin açıklayarak uygulamalara dikkat çekmişti.
İHD'ye gelen şikayetler ise şöyle sıralanıyor: "Polis, keyfi olarak gözaltına aldığı kişileri potansiyel bölücü olarak fişliyor. Fişlenen kişileri günün her saatinde karakollara çağırarak, kendilerinden, çeşitli kişilerle ilgili bilgi vermelerini ve ihbarda bulunmaları istiyor. Gözaltına alınanlara buraya niye geldikleri, ailelerinin kaç kişi olduğu, ailelerinde 'terör' olaylarına katılan olup olmadığı, mahallelerinde bölücü kişiler bulunup bulunmadığı soruluyor."
Ege Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nün çeşitli aralıklarla bölgede yaptığı araştırmalarda fişlemeyi açıkça ortaya koyuyor. Araştırmaya ilişkin raporlarda şunlara dikkat çekiliyor:
"Özellikle Bakırçay Havzası üstünde yer alan ilçe ve mahallelerde, yerli nüfus ve göçle gelen aileler arasında ciddi bir çatışma potansiyeli var. Özellikle Menemen'de bazı yerleşim birimlerinde, doğudan gelen vatandaşları istemedikleri için, zaman zaman bir çok çatışma çıkmıştır. Yaşanan bu gerilim üzerine, göçle gelen doğulu vatandaşlar, emniyet güçleri tarafından mahallelerden çıkarılmıştır. Bu uygulama insanları ikiye bölmüş. Doğudan gelen kişi ve guruplar özellikle beli etnik kökendeyse, bazı kesimler tarafından potansiyel suçlu muamelesi görüyor. Mahalleli de devletin bu uygulamasını gürünce, aynı dışlamayı ve potansiyel suçlu güzüyle bakmayı tercih ediyor"
Tehcire anayasal güvence
Batı illerinde Kürtleri fişleyen bölgede ise öğrencileri ajanlaştırmaya çalışan devlet bu sefer AKP eliyle yeni anayasa taslağı zorunlu göç, sürgün gibi OHAL uygulamalarına anayasal güvence getiriyor.
"Yerleşme ve seyahat hürriyeti"ni düzenleyen maddeye göre, "suç işlenmesini önlemek, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek, suç ve soruşturma takibi" gibi gerekçelerle insanların bir yerden başka bir yere gitmesi engellenebilecek, zorunlu iskan gündeme gelebilecek.
Hatta yeni anayasa, batı illerine çalışmaya giden Kürt işçilere vize uygulanması gibi geçtiğimiz yıllarda gündeme gelen kimi çıkışlara da kapı aralıyor.
"Sağlıklı ve düzenli kentleşme' gerekçe gösterilerek, Kürt işçilerin batı illerine girişi rahatlıkla engellenebilecek. Bu uygulamalara karşı geliştirilecek hukuki itirazlar ise, "Anayasaya aykırılık teşkil etmediği" gerekçesiyle geri çevrilebilecek. Yerleşme ve seyahat özgürlüğünün sınırlandırılmasının asıl hedefi ise Kürtler.
Bölge illerine yönelik düşünülen bu uygulamayla Kürtler adeta hapis edilecek. Aynı zamanda bu düzenlemeyle son bir yılda Kürdistan'daki askeri yasak ve tampon bölge uygulamalarına daha fazla işlerlik kazandırılacak.
Kaynak: ANF
Yazdır | gulbahar | 18.02.2008, 13:40:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|