Ülke kaosa sürüklenebilir, şiddet sorunun çözümü değilTürk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Özerk Kürt Bölgesi'ne başlattığı kara harekatı nedeniyle askeri hareketliliğin yakından hissedildiği bölgede, kitle örgütleri, kaygılarını dile getirerek kara harekatıyla ülkenin kaosa sürüklenebileceği uyarısında bulundular. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Özerk Kürt Bölgesi'ne başlattığı kara harekatı nedeniyle askeri hareketliliğin yakından hissedildiği bölgede, kitle örgütleri, kaygılarını dile getirerek kara harekatıyla ülkenin kaosa sürüklenebileceği uyarısında bulundular. Diyarbakır ve Batman kitle örgütleri, askeri operasyonların ve şiddetin çözüm olmayacağını belirterek, operasyonlara derhal son verilmesini istediler. İHD Diyarbakır Şube Başkanı Ali Akıncı, 'Bizler yıllardır dile getirdik, Kürt sorununun içeride olduğunu, dış ülkelerde çare aranmaması gerektiğini dile getirdik. Sınır ötesi operasyon Kürt sorununun çözümsüzlüğünü geliştirecektir. Daha önceki operasyonlarda sivil insanlar yaşamını yitirmişti, sivil yerleşim alanları zarar görmüştü, bu yönlü kaygılarımız var. Tekrar bu operasyonda sivil yerleşim alanlarının zarar görmesinden kaygılanıyoruz. Tüm devletin, özellikle AKP Hükümeti'nin 200 yıldan bu yana gelen ve Cumhuriyet tarihiyle de kangrenleşen Kürt sorununu demokratik bir şekilde çözmesi gerekiyor. Bugüne kadar 24-25 kez operasyon yapıldı, ama sorun ortada duruyor. Türkiye'nin bu sorunu kendi iç dinamikleriyle çözmesi gerekiyor. Biz özellikle operasyon nedeniyle sınır hattı başta olmak üzere özel güvenlik bölgesi ilan edilen alanları insan hakları savunucuları olarak, şubelerimizde çalışan arkadaşlarla yakından takip ediyoruz. O bölgelerde gelişebilecek insan hakkı ihlallerini yüksek bir hassasiyetle takip edeceğiz' dedi. 'AKP'nin maskesi düşmüştür' Tüm Bel-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Edip Yaşar ise 'Operasyonlar Türkiye'nin demokratikleşmesine ve Kürt sorununun çözümüne katkı sunmamıştır. Tam tersine bu ülkenin tüm kaynakları, bütün zenginlikleri bu sınır ötesi operasyon harcamalarına aktarıldı. Ve beraberinde Türkiye'de ekonomik zorlukları, açlığı ve yoksulluğu getirmiştir. Bu yaşanan ekonomik zorluklardan en fazla etkilenen, emekçiler ve yoksul halk kesimi olmuştur. Bu açıdan hem Kürt sorununun çözülmesi hem de demokratikleşme anlamında yapılacak açılımlar Türkiye'nin toplumsal barışına katkı sunacağı gibi, ekonomik ve sosyal politikalarda da güçlenmesini sağlayacaktır. Aslında şöyle demek lazım; söylemleriyle ve yaptıklarıyla bu kadar çelişen bir hükümet Türkiye'yi yönetmemiştir. Seçim öncesi yaptığı açıklamalarla sınır ötesi operasyonlara karşıymış gibi görünen, demokrasi havarisi kesilen AKP Hükümeti, 80 yıllık devlet politikalarında ezberi bozmamıştır. Seçim öncesi yaptığı bir manüplasyondur ve Kürtlere sıcak mesajlar vererek oylarını almıştır. Ama seçim sonrası ise tersi bir pratik sergilemiştir. Aslında bu, AKP'nin maskesini düşürmüştür. AKP'nin Kürt sorununun çözümü konusunda beli bir politikasının olmadığı, eski çözümde ısrarcı olduğu gerçekliği ortaya çıkmıştır. Demokrasi havarisi kesilen AKP, sadece demokrasiyi kendi grupsal çıkarları için kullanıp, kendisine hak olarak gördüğü özgürlükleri başkaları için görmemektedir' diye konuştu. Bölge ticaretine darbe Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Mehmet Kaya, operasyonların bölge ekonomisinde yaratacağı olumsuzluklara değinerek şunları aktardı: 'Israrla bu tip kara harekatlarının bölge ekonomisine zarar verdiğini söylüyoruz. Bunun, sorunun çözümü için tek başına yeterli olmadığını söylüyoruz. Sorun ülkemizin dışında bir sorun değil, ülkemizin kendi sorunu. Kendimizin çözebileceği sorunun çözümünü dışarıda aramak ve operasyonda aramak doğru değil. Bu operasyonlar iki şekilde zarar veriyor. Birincisi bölgemizdeki en önemli ticaret gelirlerinden biri Irak ile olan ticari ilişkiler. Gıda, çimento ve tekstil ürünlerini sattığımız çok önemli bir pazar. Bir zamanlar Habur Sınır Kapısı'ndan 4 bin araç geçerken, şimdi 300-400 araç geçiyor. Bu bölgedeki gelirin yüzde 50'si Irak üzerinden oluyor. Ama bu operasyonlar, bölgedeki yatırımcıların hedeflerini küçültüyor ve bu nedenle işçi çıkarıyorlar. Diğer bir zararlı etkisi ise bu tip operasyonlar, sanki bölgenin tamamını kuşatıyor gibi bir hava yaratılıyor medyada. Basın, bölgenin hepsinde çatışma var gibi gösteriyor. Bu da turizmi ve bölgeye olan yatırımı etkiliyor. Diyalog yolunun açık tutulması gerektiğine inanıyoruz.' Nasıl kardeşlik? Batman'da kitle örgütleri da savaşın Türkiye'yi bataklığa sürükleyebileceği uyarısında bulundu. Eğitim Sen Şube Sekreteri Remzi Özmen, kara harekatının kaygı verici boyutta olduğunu ifade ederek, 'Onlarca sınır ötesi harekat yapıldı. Ama bunların hiçbiri çözüm olamadı. Seçimden önce 'Kürt sorununu ben çözeceğim. Birileri izin vermiyor' gibi bir hava yaratarak bölgede oy alan AKP, seçimlerden sonra tamamıyla ağzı değiştirerek farklı davranmaya başladı' dedi. İHD Batman Şube Başkanı Ferhat Bayındır ise tüm operasyonlara karşı olduklarını belirterek, 'İnsanın yaşamını tehlikeye sokabilecek hiçbir davranışı, hiçbir fiili desteklemeyiz. İHD olarak kara harekatına karşıyız. Ülkemizde son 30 yıldır çatışmalarda yaklaşık 40 bin insanımızı yitirdik. Daha fazla insanımızı yitirmek istemiyoruz' dedi. 'İmha ve inkarla çözülmez' SES Batman Şube Başkanı Deniz Topkan da operasyonların acı ve gözyaşından başka bir şey getirmediğini belirterek, şunları söyledi: 'Yıllardır ülkemizde yaşanan Kürt sorunu yıllarca anaların gözyaşı dökmesine, insanların ölümüne neden olmaktadır. Kürt sorunu imha ve inkar temelinde çözülebilecek bir sorun değildir. Sınır ötesi operasyonlarla da bu ülkenin ekonomisinin tamamen savaşa aktarıldığını söylemek mümkün. Bu sorunun barışçıl demokratik yöntemlerle, diyalogla çözümünden yana olduğumuzu bir kez daha ifade etmek istiyoruz.' Yoksullarla Dayanışma ve Yoksullukla Mücadele Derneği (YMD) Yöneticisi Mehmet Acar da '30 yıldır Türkiye'de yaşanan kirli bir savaş var. Bu Türkiye'ye büyük bir zarar veriyor. Türkiye'nin hava kara saldırısında bir sonuç alacağına inanmıyorum. Mevcut hükümetin mutlaka masaya oturması gerekiyor. Savaşa trilyonlarca para harcanıyor. Ve bir an önce bu savaştan vazgeçilmelidir' dedi. Kaynak: DİHA Yazdır | gulbahar | 24.02.2008, 14:12:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|