AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Zana ve Baydemir'den AKP'ye sert çıkış


Diyarbakır'daki Newroz kutlamasında konuşan DEP eski Milletvekili Leyla Zana ve Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir AKP’nin Kürtçe televizyon içeren sözde demokrasi paketini eleştirdi. Zana Kürtlerin zaten 10 yıldır televizyonu olduğunu ifade ederken Baydemir ise AKP hükümetinin ekonomik paketini “kabak tadı veriyor” diye eleştirdi.

Mavi renkli yöresel kıyafetleriyle ve barışı simgeleyen boynundaki beyaz kefiye ile sahneye çıkan Baydemir, Doğubeyazıt’tan, Diyarbakır’dan, Şırnak’tan Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki insanlara barış, dostluk ve dayanışma mesajı götürdüklerini, Zaxo’daki, Halepçe’deki, Süleymaniye’deki, Hewlêr’deki kardeşlerinden de selamlar getirdiğini söyledi. “Halepçe’nin acısını sizler adına bir kez daha paylaştık” diyen Baydemir, Kürtçe yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “21. yüzyılda yaşıyoruz. Dünya değişti. Ortadoğu değişti. Kürt halkı da değişti. Artık Kürtlerin ya da herhangi bir halkın, birbirini öldürmesi, kardeş kavgasına girmesi, kardeşlerinin ölümü ardından koşması mümkün değildir. Gün dayanışma, kardeşlik ve dostluk günüdür. Ve hep birlikte, Türk, Arap, Fars ve diğer kardeş halklar birlikte dostluğu, kardeşliği ve barışı geliştirmeliyiz. Biz Kürtler bunu yapıyor, dost ve kardeş halklardan bunu bekliyoruz.”

Başbakan Erdoğan’ın Almanya’da yaptığı konuşmaya gönderme yapan Baydemir, “Asimilasyon bir insanlık suçudur. Kirli ve çirkin bir suçtur” diyerek bunu kabul edenlerin asimilasyon politikalarına öncülük ettiğini söyledi. “Niye Sur Belediye Başkanımızı görevden alıp, Belediye Meclisini fes ediyorlar? Niye belediye başkanlarımız hakkında Kürtçe mektup-davetiye yazdıkları, Kürtçe kitap bastıkları ve Kürtçe konuştukları için davalar açılıyor?” diye soran Baydemir, Kürtçe üzerindeki baskılar konusunda hükümeti şöyle eleştirdi: Davalar hükümet emri ile açılıyor

“Kim açıyor bu davaları? İçişleri Bakanı müfettiş görevlendiriyor. Müfettişler beyanlarımızı alıyor. Rapor düzenliyor. İçişleri Bakanı ‘yargılayın’ diyor. Savcılar iddianame hazırlıyor. Belediye başkanlarını Kürtçe konuştuğu için yargılıyorlar. Bir de pakette Kürtçe TV varmış. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu… Sakın ‘Bu ülkeye komünizm gelecekse onu da biz getireceğiz’ anlayışı olmasın. Bence ne yaptığınızın farkında değilsiniz. Bir gün hoca yapmaması gereken bir hatayı yapmış. Demişler ki ‘Hoca sen ne yapıyorsun’. Hoca demiş ki ‘Ma ben ne yaptığımı biliyor muyum!..”

"Tarihi mirası yok eden proje"

Sürdürülen ekonomik politikaların bölgenin yoksulluğu üzerine olduğunu belirten Baydemir, “Yoksulluğu ve yoksunluğu kaderimiz haline getirmek istiyorlar, hükümetin açıkladığı ekonomik paketi şu şekilde eleştirdi: “Son paketin de önceki paketlerden bir farkı yok. Bu paketle neler vaat ediyorlar? Ilısu Barajını, Cizre Barajını yapmak istiyorlar. 12 bin yıllık tarihi sular altında bırakmak istiyorlar, yok etmek istiyorlar. Melayê Cizirî’nin, Mem û Zîn’in mekanını boğmak istiyorlar. İnsanlık ailesinin ortak mirasını yok edecek olan projeyi yatırım diye sunuyorlar.”

Baydemir, 3 milyar doların tarihi yok edecek bir baraja yatırılamayacağını belirterek, bunun tarihi dokunun korunmasına, restorasyonuna ve turizme yatırılması gerektiğini söyledi. Baydemir, GAP ile ilgili olarak da şu eleştirileri yaptı: “30 yıldır ısıtıp ısıtıp önümüze bir kabak yemeği koyuyorlar. Tüm dünya biliyor ki GAP bir enerji projesidir ve bu enerji bölge için değil, fabrika ve işyerlerinin kurulu olduğu Türkiye’nin batı illeri içindir. Artık ısıtılan bu kabak yemeği yenmiyor. Bazı basın mensupları sert bulabilirler bunu. Sizin hatırınız için yumuşatıyor söylemimi. Kabak tadı veriyor, kabak tadı!.. Hem de çok pişmiş kabak tadı!.. Şimdi diyeceksiniz ki nereden biliyorsun kabak tadını… E GAP Projesi’nden biliyorum.”

Gerçekten yoksulluğu ortadan kaldırmak isteniliyorsa fabrikaların kurulması, işyerlerinin oluşturulması gerektiğini ifade eden Baydemir, “Bunları yapmıyorsunuz, kurduğumuz fabrikalarımızı da elimizden alıp, kapatıyorsunuz. Yani sözün özü alavere dalavere hadi Kürt Memet nöbete… Yok, yağma yok” diye çıkıştı. Baydemir, hükümetin bölgeye yönelik açıkladığı ekonomik paketle ilgili olarak eleştirilerini “Bu pakete kanmıyoruz, yeterli bulmuyoruz, kabul etmiyoruz. Dayatılan yoksulluk kaderini kabul etmiyoruz. Çünkü yoksulluk yurttaşlarımızın kaderi değildir, olamaz. Bu paket 80 yıllık ihmali ortadan kaldırmaz, bu hükümetin hatalarının ve şiddet politikalarının üstünü örtmez, örtemez” şeklinde tamamladı.

“Halepçe’de şahit oldum” diyen Baydemir, sözlerini “Zalimler gelir ve zulümleriyle giderler, ama halklar haklı talepleriyle, ısrarlı mücadeleleriyle barışı getirirler” şeklinde tamamladı.

Baydemir’den sonra söz alan Leyla Zana ise "Genç arkadaşlarımız bilmeyebilir fakat, burada yaşlılar çok iyi bilir. Kürtlerin dili yok deniyordu, varlığı inkar ediliyordu. Ama bugün alanlardasınız. Bugün kimliğinizle alanlardasınız. Kararlı inançlı bir sesimiz var, bu kardeşlik sesidir, fakat sağır kulaklara gitmiyor. Umutlarımızla, irademizle bu sağır kulakları açıp temizleyeceğiz. Ayıptır bu yüzyılda onurlu bir halk yok sayılmaz" diye konuştu.

Zana: "Yalan Söyleme"

Konuşmasında Erdoğan'a yüklenen Zana, "Kürtçe TV için paket açtılar. Diyorlar ki demokrasi paketimiz var. 4 dilde yayın yapacak. Kürtçe, Farsça, Arapça ve Türkçe. Rojbaş. On yıldır bizim televizyonlarımız bu yayını yapıyor. Kürtlerin 10 tane TV'si var. Bunlar halkın iradesiyle oluştu. Yalan söyleme" dedi. AK Parti hakkında açılan kapatma davasına dikkat çeken Zana, "Biz de demokrasi karşıtı adımlara karşıyız. Ama bir kez daha bizi kandıramazlar. Özgür irademizi sahip çıkarak bunu savunacağız" diye konuştu. Kürtlerin dünyanın her yerinde iradesini açıkladığını dile getiren Zana, "Kürt halkının birlikteliğini selamlıyorum, duruşunuzu kimliğine sahip çıkmanızı selamlıyorum. Hiçbir güç Kürtleri parçalayıp, sorunu çözerim diyemez. Bu eli istemiyoruz, bu el bizden uzak dursun" dedi.

Konuşması, "PKK halktır halk burada" sloganıyla kesilen Zana, tüm Kürt çevrelerine ulusal konferans çağırısında bulundu. Kürtlerin net olmadığı yönündeki söylemleri eleştiren Zana, demokratik toplum kongresinde ortaya çıkan demokratik özerklik talebinin kendi talepleri olduğunu yineledi. Her milletin taleplerinin zaman zaman değişebileceğine dikkat çeken Zana, Kürtlerin taleplerinin de ileriki süreçte değişebileceğini kaydederek, "Kürtler bugün bunu istiyor. Yarın, 'bu elbise bana küçük gelebilir, büyük elbise istiyorum' derse o zaman başım gözüm üstüne" diye konuştu. "Dağdaki insanlarımız inmeden çözüm olmaz. Zindanlarda tutuklu bulunan insanlarımız özgürleşmeden çözüm olmaz. Kimse kimseyi kandırmasın" diyen Zana, daha sonra halkı selamladı.

Öcalan'ın Mesajı Okundu

Kutlamada Asrın Hukuk Bürosu mesajı da okundu. Mesajda şu ifadelere yer evrildi: "Kürt halkı hiçbir zaman kendini satmadı ve satmayacaktır. Benim ölümüm sorun değildir. Burada halen yaşıyorsam barış için yaşıyorum. AKP'ye sesleniyorum gelip benimle görüşsünler. Bir çocuğu kandırır gibi yok paket açacağım yok şunu, bunu yapacağım gibi şeylerle Kürtleri kandırmaya çalışan AKP şunu çok iyi bilsin ki, bu halk namusludur Kürt halkı asla namusunu satmaz. Çiller döneminde de ve daha öncesinde de hazırlanmış. Çözüm getirmeyen paketler vardı. GAP projesi dediler. Bunu bize kullanmaya çalıştılar, hazırladıkları anayasa herkes Türk'tür diye dayatıyor. Anadilde eğitim hakkına yer verilmiyor. Asimilasyona devam ediyorlar. Burada kimse çocuk değil kimse bu şekilde kandırılamaz" vurgulandı. Kürt halk önderi Abdullah Öcalan'ın eski bir Newroz mesajı banttan yayınlandı. Kutlamada, Öcalan'a yönelik tecridi protesto için oturma eylemi de gerçekleştirildi.

ANF



YazdırYazdır | kEditor | 21.03.2008, 19:20:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler

İlgili Yazılar
Hilkat garibesi - (Makale)
AKP ve Şeriat - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi