Aydınlar: 301'i değiştirmek yetmez, tamamen kaldırılsın
Türk Ceza Yasası'nda "Türklüğe hakaret" başlığında düzenlenen 301. maddesiyle ilgili değişiklik teklifi Meclis Başkanlığına sunuldu. Aydınlar ise maddenin değiştirilmesini tartışmanın anlamsız olduğunu belirterek, tamamen kaldırılmasını istiyor.
Avrupa Birliği'nin önerilerine karşın düşünce özgürlüğünün önündeki en büyük engellerden biri olan TCK 301. madde nihayetinde TBMM'ye geldi.
Adalet Bakanlığı'nın son halini verdiği değişiklik, düşüncelerini ifade ettiği gerekçesiyle yargılanan aydın ve yazarları ise memnun etmedi. 1995'te Yaşar Kemal'ın DGM'de yargılanması ile başlayan sivil itaatsizlikler zinciri boyunca 13.5 yıldır bu düzenlemelere karşı çıkan yazar Şanar Yurdatapan, 301 konusudaki görüşlerini, "Bu maddenin 'değiştirilmesini' tartışmak, orasını burasını düzeltmeye çalışmak anlamsızdır, Çünkü böyle bir maddenin varlığının demokratik bir toplumda yeri yoktur iptali gerekir. Maddenin varoluş nedeni "hakaret" bahanesi arkasında 'eleştiriyi önlemek'tir" diye dile getirdi.
301. maddeyi kim, neden savunuyor?
301'i savunanların "Bu madde olmazsa önüne gelen devlete, millete söver. Sövsün mü yani?", "Böyle maddeler batı ülkelerinde de var", "Madde 'eleştiri'yi cezalandırmıyor. Bakın, sonuna eklenen cümlede açıkça yazılı", "Tamamen kaldırmak olamaz, çünkü belli kurumsal hassasiyetler var. Düzelterek çözelim", "Dış baskı büyük. 'AB dayattı diye kaldırdılar' dedirtemeyiz", "Bunu değiştirsek bu defa da 305'i değiştirin, 318'i, 216'yı, 288'i değiştirin derler, sonu yok" şeklinde gerekçeler öne sürdüğünü anımsatan Yurdatapan'ın bu gerekçelere karşı vereceği tek tek yanıtlar var. Yurdatapan, maddenin tamamen kaldırılması gerektiğini şöyle anlatıyor:
"- Hakareti önleyen başka maddeler zaten var ve yeterli. Kaldı ki, bir birey koskoca Devlete sövse ne olur, sövmese ne olur? Bir yetişkin başka bir yetişkine hakaret ederse bu bir dava konusu olur ve cezası vardır. Ama ufacık bir çocuk bir yetişkine küfretti diye koca adam da onun kafasını kırsa, ne deriz? Devlete hakaretin cezası, toplumun o kişiyi "ayıplaması ve artık ciddiye almaması" olmalıdır, mahkeme, hapis filan değil.
- Benzer maddeler batı demokrasilerinde de hala varsa ne ayıp. Biz kaldırıp onlara da örnek olalım. Birkaç ülkede benzer maddelerin bulunduğu doğru, ama onlar genellikle totaliter rejim dönemlerinden kalma, ayıklanma artığı maddeler ve bunları uygulayıp yazarlarını, gazetecilerini hapse tıkmayı akıllarından bile geçirmiyorlar. Bir zamanlar "Alman olmaktan utanç duyduğunu" söyleyerek başka bir ülkede yaşayan Nobel ödüllü yazar Günter Grass'ı yargılamak kimsenin aklından geçmedi.
- Evet, "eleştiriler" kanunun kapsamı dışında sayılacak diye bir cümle var, olmasına da ne işe yarıyor? Eleştirinin hudutlarını savcılar ve yargıçlar kendi kafalarının hudutlarına göre kararlaştırıyor sonuçta ve "Bu yazı eleştiri hudutlarını aşmıştır" dediler mi tamam. Elif Şafak'ı roman karakterlerinden birinin sözleri yüzünden yargıladık. Orhan Pamuk 'u linç ediyorduk az daha, Hrant Dink'i ettik. Bunların tümü bu 301 zamanında oldu. Son cümle hangisini korudu?
- Ne demek "Belli kurumsal hassasiyetler"? Açık konuşalım. 301'in kalkmasına di5renenlerin başında ordu geliyor. Zaten bir çok gazeteci ve yazar hakkındaki davalar, bizzat Genelkurmay Başkanlığı'nın şikayeti üzerine açılıyor. Genelkurmay Başkanlığı Başbakanlığın altında mı, üstünde mi? TBMM hepsinin üstünde değil mi? Yasa koyucu irade isteyecek de kaldıramayacak mı bir maddeyi? Bu rejime nasıl demokrasi diyeceğiz, böyle bir mazereti ciddiye alırsak?
- "Filanca dayattı diye kaldıramayız" mantığı harika sonuçlar doğurabilir. İster misiniz Atatürkçü Düşünce Derneği bunu fark etsin ve hükümete "Türban yasağı kaldırılsın" diye yoğun bir baskı oluşturmak üzere tüm kentlerde yoğun katılımlı "Türbana Saygı" mitingleri düzenlesinler? Bu madde, yeni TCK yapılırken gelen eleştirilere kulak verilip kaldırılsaydı, ne bunca skandal yaşanacaktı, ne de AB baskısı olacaktı. (Orhan Pamuk Türkiye'de, Hrant Dink de sağ olacaktı.)
- Tabii diyecekler, diyeceğiz, hatta hemen diyelim. 299'u da, 300'ü de kaldırın. (301'in kardeşleri) 305'i ve 318'i de kaldırın, 216'yı, 288'i düzeltin… vs. vs… Terörle Mücadele Kanununu kaldırın, zaten yeni TCK'yı hazırlarken söz vermiştiniz. Anayasayı, Seçim Yasasını, Siyasi Partiler Yasasını, Internet yasasını, Basın yasasını, CMK'yı, CİK'i … Ne kadar anti-demokratik yasa varsa iptal edin, değiştirin, düzeltin. Şu anda "kanun devleti" bile olamayan Türkiye, bir "Hukuk devleti" haline gelene kadar, tabii ki söyleyeceğiz, tabii ki isteyeceğiz."
301 neye yarar?
İşte Yurdatapan'ın varlık nedenini Devlete yönelik eleştirileri, özellikle de cinayetlerin, yolsuzlukların, kanunsuzlukların ortaya çıkarılmasını engellemekten başka bir şey olmadığını belirtttiği 159/301 kurbanlarının isimleri :
Abdurrahman Dilipak(Gazeteci),
Ahmet Önal(Yayıncı ),
Baskın Oran(Akademisyen),
Burak Bekdil(Gazeteci),
Celal Başlangıç(Gazeteci),
Cüneyt Arcayürek(Gazeteci),
Doğan Özgüden(Gazeteci),
Elif Şafak(Yazar),
Emin Karaca(Yazar),
Ercan Kanar(Avukat),
Eren Keskin(Avukat),
Erol Katırcıoğlu(Akademisyen),
Erol Özkoray(Gazeteci),
Faruk Çakır(Gazeteci),
Fatih Taş(Yayıncı ),
Fatih Taş(Yayıncı ),
Ferhat Tunç(Müzisyen),
Ferzende Kaya(Gazeteci),
Fikret Başkaya(Akademisyen),
Haluk Şahin(Akademisyen),
Hasan Cemal(Gazeteci),
Hrant Dink(Gazeteci),
İbrahim Kaboğlu(Akademisyen),
İsmail Beşikçi(Sosyolog),
İsmet Berkan(Gazeteci),
Mehmet Emin Sert(Yayıncı ),
Mehmet Pamak(Yazar),
Murat Belge(Akademisyen),
Murat Papuç(Emekli Subay),
Münir Ceylan(Sendikacı),
Orhan Pamuk (Yazar),
Ragıp Zarakolu(Yayıncı),
Sinan Kara(Gazeteci),
Şanar Yurdatapan(Müzisyen),
Tuncay Özkan(Gazeteci),
Zülküf Kışanak(Gazeteci)
ANF
Yazdır | kEditor | 08.04.2008, 07:29:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|