kEditor - Haberler / Kültür - Sanat / Hüseyin Karabey'e En İyi Yönetmen ödülü

http://www.keditor.com/haber_1817.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Kültür - Sanat

Hüseyin Karabey'e En İyi Yönetmen ödülü



New York’ta düzenlenen Tribeca Film Festivali'nde ‘en iyi yönetmen' ödülünü bu yıl Hüseyin Karabey'in ilk uzun metraj filmi "Gitmek" ile kazandı.

Festival jürisi, Karabey'e bu ödülü, belgesel tarzı ile klasik bir aşk hikayesini harmanlamada, ayrıca son derece modern ve gerçekçi ama bir o kadar uluslararası alanda benzersiz bir kadın kahraman yaratmada gösterdiği beceriden dolayı verdiğini açıkladı.

Karabey'e, 23 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında New York'ta düzenlenen festivalde yarıştığı kategoride ayrıca 25 bin dolar ödül de verildi.

Festivalde ‘En İyi Film' ödülünü ise İsveç yapımı yönetmen Tomas Alfredson'un ‘Let the Right One In' adlı filmi aldı. Tribeca'da bu yıl 41 ülkeden 121 uzun metrajlı, 79 kısa film gösterildi. Festival 11 Eylül 2001’deki saldırıdan sonra ünlü oyuncu Robert de Niro ve New Yorklu zenginler Jane Rosenthal ile Craig Hatkoff tarafından başlatıldı.

Klişeleri yıkan bir film

Hüseyin Karabey'in "tersine bir yolculuk hikayesi" olan filmi, Türkiye sinemasında özellikle Kürtlere bakış açısındaki klişeleri yıkan bir film.

Filmde, İstanbul'da yaşayan tiyatrocu Ayça Damgacı ve Güney Kürdistanlı oyuncu Hama Ali Khan, bir filmin setinde tanışır ve birbirlerine aşık olurlar. Film çekimleri bittikten sonra Ali Khan Güney Kürdistan'a, Ayça ise İstanbul'daki rutin yaşamına geri döner. Ardından ABD, Irak'a saldırır ve savaş patlar. Ali Khan, Ayça'ya ulaşmak için TIR şoförleriyle video mektuplar göndermeye başlar. Ancak bir süre sonra mektuplaşmaları da zora girince Ayça, Güney Kürdistan'a gitmeye karar verir. Ali'ye ulaşmak için yollara düşen Ayça, Kürt coğrafyasında Kürtlerin bilmediği yaşamlarının içinde bulur kendini. Savaştan kaçan mülteciler, bölgede yaşanan savaşın acı ve çirkin yüzüyle yüzyüze gelir Ayça.

Filmin çekimleri İstanbul, Diyarbakır, Mardin, Silopi, Van, İran'ın Urmiye, Güney Kürdistan'ın Hewlêr ve Süleymaniye kentlerinde yapıldı. Operasyon bölgesinde çekilen filmde, Kürtçe'nin Kurmancî, Soranî lehçelerinin yanısıra Türkçe, Farsça, Arapça ve İngilizce konuşuluyor.

Kürtlerin ve yaşadıkları bölgenin hiçbir filmde gerçekçi olarak gösterilmediğini ifade eden Karabey, "Ya kurban olarak gösteriliyoruz ya da terörist olarak, ama biz de hayatı yaşıyoruz, aşklar yaşanıyor, bir espiri anlayışımız var, hayattan zevk almaya çalışıyoruz. Hayatımız zengin, ruh durumumuz zengin, bunu da göstermek istedik. Şırnak'ta Irak sınırında bir düğün çektik, bütün o bölgeye dair insanların kafalarındaki klişeleri yerle bir eden bir düğün" sözleriyle anlatıyor filmini.

Filmde Kürt dilinin şiirselliğini de hissetmek de mümkün. Karabey, "Bir anne Türkçeyi anadili olmadığı için bozuk konuşuyor, ama siz onu bir Kürtçe dinleseniz ruhsal zenginliğini, edebiyatının zenginliğinin anlayacaksınız. Filmin bir sahnesinde bir anne Türkçe bilmediği için Kürtçe anlatıyor duygularını, ağzımız açık kalıp dinliyoruz. O kadar akıcı ve şiirsel bir ifadesi var o yaşlı kadının. Çünkü o yaşta, o görünüşte bir insanı hiç böyle dinlememiş Türkiye insanı, onun neler söylediğini bilmiyor" diyor.

Filmin başrollerini de paylaşan Ayça Damgacı ve Ali Khan, filmde kendi hayatlarını canlandırıyorlar. Filmin diğer oyuncuları ise Mahir Günşiray, Emrah Soydemir, Volga Sorgu Tekinoğlu, Nesrin Cevadzade, Ani İpekkaya ve Cengiz Bozkurt. Senaryosunu Hüseyin Karabey ve Ayça Damgacı'nın ortaklaşa yazdıkları filmin görüntü yönetmeni Emre Tanyıldız. Filmin müzikleri ise Kemal Sahir Gürel'e ait. Filmin kurgusu Mary Stephen'a ait.

Rotterdam Film Festivali bünyesinde geçtiğimiz yıl kurulan Hubert Bals Fonu, Amerika'da bağımsız filmleri destekleyen Global Film Infiative ve Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen film Türk-Hollanda ortak yapımı.

ANF

YazdırYazdır | 03.05.2008, 09:20:00


  

İlgili haberler


 Yukarı çık