AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Basın - Yayın

Kanaltürk el değiştirdi



Kanaltürk el değiştirdi CHP'ye yakınlığıyla bilinen ve Ulusalcı kesimin sesi konumundaki Kanaltürk televizyonu, AKP hükümetine yakın isimlerden Akın İpek'e satıldı.

Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı gazeteci Tuncay Özkan'ın yaptığı Kanaltürk, en son CHP'nin hesabından kendisine aktarılan ve belgesel film bedeli olduğu açıklanan 4 milyon YTL'linin yaklaşık 3 milyon YTL'sini faturalandırmadığı iddiasıyla gündeme gelmişti.

Bugün gazetesinin sahibi Akın İpek'in Kanaltürk'ü satın aldığı Koza Davetiye Mağaza İşletmeleri ve İhracat A.Ş.'nin İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na gönderdiği açıklama ile duyuruldu.

Koza Davetiye Mağaza İşletmeleri ve İhracat A.Ş., İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'na (İMKB) gönderdiği açıklamada şu görüşlere yer verildi:

"Bağlı ortaklığımız ATP İnşaat ve Ticaret A.Ş tarafından Kanaltürk TV, Kanaltürk radyo ve internet sitesini bünyesinde bulunduran yayın grubuna ait, Yaşam Televizyon Yayın Hizmetleri A.Ş'nin yüzde 99.99 hisselerine tekabül eden payların tümü ve bu şirketin sahibi olduğu Yaşam Haber Ajansı Ticaret Limited Şirketi, Rektur Reklam Pazarlama Limited Şirketi ve Gökcan Prodüksiyon ve Ticaret A.Ş şirketlerinin tüm mal varlıkları, televizyon ve radyo yayın lisansları ve marka hakları da dahil olmak üzere, toplam 30 milyon dolar bedelle devir ve satın alınmıştır.

Yukarıda adı geçen şirketlerin tahakkuk etmiş vergi ve SSK borçları ile birlikte, personel ve diğer piyasa borçları satın alma bedeline dahil olup tüm borçlar bu bedelden karşılanacaktır."

Koza grubu 2005'te de Bugün gazetesini satın almıştı. Grup aynı zamanda Bergama'da çevrecilerin ve Bergama köylülerin yaşamı tehdit ettiği için karşı çıktığı Ovacık altın madeninin de işletmecisi.

Tuncay Özkan’ın, televizyon kanalının, yıllardır mahkeme kararlarına ve halkın isyanına rağmen İzmir Bergama’da altın madeni ocağı işleten şirkete satışını nasıl onayladığı merak konusu.

Özkan, 5 Nisan günü Kaz Dağları’ndaki altın madeni faaliyetine karşı Çanakkale Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan mitingde "Biz zengin altın madenlerinin fakir bekçileri olmaya razıyız. Türkiye'nin böceğini, çiçeğini, ağacını ve insanını AKP'den kurtarmak gerek" demişti.

Tuncay Özkan satışın açıklanmasından sonra Vatan gazetesi köşe yazarı Mustafa Mutlu'ya yaptığı açıklamada, kendisini satışa ikna edenin, aylardır çözülemeyen mali sorunlar olduğunu söyledi. Özkan, yeni patron Akın İpek’in Kanaltürk’te iktidar yanlısı bir yayın politikası izleyeceğine de ihtimal vermiyor.

Akın İpek kimdir?

Akın İpek 1963 yılında Adana'da dünyaya geldi. Ankara  Türk Eğitim Derneği (TED) kolejini bitirdikten sonra, İngiltere 'de ekonomi, Hacettepe Üniversitesi'nde işletme eğitimi aldı.

Sahibi olduğu Koza şirketi şu an yurtiçinde davetiye pazarının yüzde 90'ını elinde tutuyor. Yurtdışına önemli oranda kart ve davetiye satıyor. Şirket, İngiltere Posta İdaresi 'ne yılda 40 milyon kart satıyor.

Avrupa ve ABD 'nin yanı sıra Suudi Arabistan 'da irtibat büroları bulunuyor. Koza şirketinin sadece Suudi Arabistan'da sekiz tane irtibat bürosu var.

İş hayatına davetiyecilikle başlayıp, Bugün gazetesini alarak medyayla devam eden İpek, geçtiğimiz yıllarda altın madenciliğini de el attı. 20 milyon dolarını peşin ödeyerek 45 milyon dolara Bergama'daki ‘Ovacik Madeni'ni aldı. Koza Altın; Balıkesir, İzmir , Artvin ve Tunceli 'de de altın madenciliği yapmaya hazırlanıyor.

Akın İpek hakkında en çok konuşulan dedikodu ise Fethullah Gülen’in en yakınındaki isim olduğu. İpek Gülen’i tanıdığını inkar etmiyor. Ve “Bence Hocaefendi bu ülkedeki radikal İslamın da önündeki en büyük engellerden bir tanesidir.” Diyor ve kendini şöyle tanımlıyor: “İnançlı bir insanım, eşim de inançlıdır. Alkolü, yaklaşık 11 yıl önce inançlarım nedeniyle bıraktım. Ama modern bir aileyiz biz. İyi bir eğitim gördük. Ama sanki beni dünyadan kopmuş cübbeli, sakallı bir adam gibi görüyorlar.”

Akın İpek, medya patronu olarak kendini şöyle tanımlıyor: “Ben gazetenin hiçbir haber toplantısına girmem. Hiçbir manşet toplantısına katılmam. Bu genel çerçeve içinde doğru haber olduğu müddetçe, kimseden korkmadan, çekinmeden habercilik yapmaları dışında hiçbir şeye karışmam. Bakın ben gazeteyi herkes gibi sabah çıkınca okurum. Tek karıştığım pazarlama bölümü.”


YazdırYazdır | 13.05.2008, 09:29:00


  

Okuyucu değerlendirmesi