Küresel felakete hızla yaklaşıyoruz
Son 50 yılda yüzde 90 oranında insan eliyle yaratılan ve asırlarca sürecek olan küresel felaket şimdilerde etkisini daha fazla göstermeye başladı. Daha az soğuk günler, daha sıcak geceler, öldüren sıcak hava dalgaları, seller ve yoğun yağışlar, yıkıcı kuraklıklar ve kasırga ile tropikal fırtına gücünde artış. Daha şiddetli fırtınalar vs gibi birçok problemin dünya gündemini işgal ettiği bugünlerde 15 Mayıs Yeryüzü İklim Günü olarak kutlanıyor. Ancak dünyanın karşı karşıya olduğu küresel felaket kutlamaya yer bırakmıyor.Çevre kuruluşları ve hareketlerinin çalışmalarla ortaya koyduğu tehlikelere ve yapılan tüm uyarı ve çağrılara rağmen, insanlık dünyayı kendi eliyle yokoluşa doğru sürüklüyor. Dünya Yeryüzü İklim Günü'ne hazırlanırken, yapılan çalışmalar iklim değişikliği ve küresel ısınmayla yokoluşun hangi boyutlara ulaştığını da ortaya koyuyor. Dünyamızı yok oluşa doğru sürükleyen etkenlerin başında gelen sera gazlarındaki artışa rağmen, sera etkisi gösteren gazların salınımında ciddi artışlar söz konusu. Sera etkisine yol açan belli başlı gazlar, özellikle karbondioksit (CO2), kontrol altına alma çabalarına rağmen son yıllarda çok daha hızlı şekilde atmosferde birikiyor. Bilimsel araştırmalar, 2007'de atmosferde biriken CO2'nin 2006'ya oranla yüzde 0,6 veya 19 milyar ton artış gösterdiğni ortaya koyuyor. Başka bir ifadeyle 2007, CO2 artışının milyonda (ppm) 2,4 ünite veya bir litre havada 2,4 miligrama ulaşmış. 1960'lı yıllarda yılda 1 üniteden az olan bu değerler, 1980'li yıllarda 1,5 ünite 2000'li yıllarda ise 2 üniteye (ppm) ulaşarak günümüzdeki değerini yakaladı. Dünyadaki CO2 yoğunluğunun ise milyonda 385 ünite olduğunu tespit eden çalışmalar, sanayileşme öncesinde bu oranın 280 ünite civarında olduğu ve 1850'den sonra artmaya başladığını ortaya koyuyor. Uluslararası iklim uzmanları, 2007'de hidrokarbon yakıtlardan kaynaklanan CO2'nin yaklaşık yüzde 20'sinin atmosferde binlerce yıl kalabileceği tahmininde bulunuyor. Kuzey'deki buzullar çok çabuk eriyor ![]() Küresel felaketin habercisi olan buzulların erime hızları da tehlikenin boyutlarını ortaya koyuyor. Dünya Doğal Hayatı Koruma Vakfı'nın (WWF) yaptığı araştırmalar, vehameti ortaya koyuyor. WWF'ya göre, Kuzey Buz Denizi'nde buzulların öngörüldüğünden çok daha hızlı eridiği ve 'geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşıldığı' uyarısında bulunuyor. Eylül 2007'de 2,9 milyon metreküp buz hacmine sahip olduğu tahmin edilen Grönland'da ve 4,4 milyon metreküp buz hacmine sahip olduğu sanılan Kuzey Buz Denizi'nde şimdiye dek en düşük seviyeler gözleniyor. Vakfın raporunda, erimenin bu bölgelerde 'geri dönüşü olmayan bir noktaya' yaklaşıldığını gösterdiği uyarısında bulunuluyor. WWF'nin raporunda, Kuzey Buz Denizi'ndeki yeni değişimlere ilişkin bilimsel araştırmalar ayrıntılı incelendiğinde küresel ısınmanın etkisinin sanılandan fazla olduğunun görüldüğü vurgulanıyor. Denizler 2100'de 1.5 m. yükselecek Küresel felaketin boyutlarını gösteren bir başka kanıt da deniz suyu seviyesindeki yükselme. İngiliz araştırmacıların yaptığı araştırmalar felaketin habercisi deniz suyundaki değişimi ortaya koyuyor. Araştırmacılara göre, bu yüzyılın sonunda deniz suyu seviyesinin tahmin edilenden 3 kat daha fazla yükselecek ve deniz suyu seviyesi 1.5 metre artacak. Araştırmaya göre, buzulların erimesi, buz tabakalarının ortadan kalkması ve deniz suyunun ısınması, bu yüzyılın sonunda deniz suyu seviyesinin 1 buçuk metre yükselmesine neden olacak. Araştırmacılara göre deniz suyu seviyelerinde, BM Hükümetler Arası İklim Değişikliği Paneli'nin geçen yılki araştırmasında yer alandan üç kat daha fazla yükselecek. Araştırmacılara göre gelecek yüzyılda deniz suyu seviyelerindeki yükselme 80 santimetre ile 1 buçuk metre arasında olacak ve bu milyonlarca insanı yerlerinden edecek. Deniz suyu seviyelerindeki artışın 18. yüzyılda 2 santimetre, 19. yüzyılda 6 santimetre ve geçen yüzyılda da 19 santimetre olduğuna dikkat çeken araştırmacılara göre 20. yüzyılda bu hızlı yükselişe, buz tabakalarının erimesi yol açtı. Yedinci Gün Yazdır | 15.05.2008, 15:08:00 |
|