Öcalan için Meclis'e 50 bin dilekçe
TUHAD-FED, KCK Önderi Abdullah Öcalan’ın başka bir cezaevine nakledilmesi ve sağlık koşullarının düzeltilmesi amacıyla topladığı 50 binden fazla dilekçeyi Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na verdi.
Kürtler tarafından “eğer Sayın Öcalan demek suçsa, biz de bu suçu işleyeceğiz” diyerek başlattılan kampanya sürerken, KCK Önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan başka bir cezaevine nakledilmesi ve sağlık koşullarının düzeltilmesi amacıyla toplanan 50 binden fazla dilekçe Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na verildi. Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED)’in organize ettiği, DTP başta olmak üzere birçok Kürt kurumunun desteğiyle yapılan kampanya çerçevesinde toplanan 50 binden fazla dilekçe Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na verildi. Dilekçelerin Meclis’e verildiğini doğrulayan Akın Birdal, önümüzdeki günlerde komisyonda gündeme geleceğini söyledi.
Dilekçelerde, 9 yıldır İmralı Tek Kişilik Kapalı Cezaevi’nde tutulan KCK Önderi Öcalan’ın sağlığının adanın nemli iklimi ve tutulduğu cezaevi koşulları nedeniyle zamana yayılı olarak her geçen gün bozulduğu kaydedildi. Dilekçelerde, Öcalan’ın durumunun artık katlanılmaz ve hayati risk taşıyan bir duruma geldiği ancak yetkililer tarafından bugüne kadar tedavisinde ifade edildi. Aynı içerikli dilekçelerde, tutuklu ve hükümlü olsa bile herkesin sağlıklı koşullarda yaşama ve tedavi görme hakkı olduğu da ifade edilerek, Öcalan’ın yaşama ve tedavi hakkının etkin bir şekilde hayata geçirilmesi isteniyor.
"İmralı çekilmez hale getirildi"
Dilekçelerde, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’ndan, “öncelikle bulunduğu yerin değiştirilerek, nem oranı düşük, yeterince temiz hava alabileceği bir cezaevine nakledilmesi, burada tecrit durumunun ve cezaevi koşullarının iyileştirilerek sağlıklı yaşamasına elverişli hale getirilmesi, İmralı’nın iklim, tecrit ve cezaevi koşullarından kaynaklı olarak gittikçe ağırlaşarak yaşamını çekilmez hale getirmiş olan ve önü alınmazsa hayatına mal olacak sistematik alerji, rinit, solunum yollarında tıkanıklık, geniz akıntısı, sinüzit gibi sağlık sorunlarının acilen tedavi edilmesi” konularında girişimde bulunulması isteniyor. Aynı dilekçeler Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komserliği ve çeşitli uluslararası kuruluşlara da verilecek.
Ak: "Onbinlerce imza topladık"
50 bin imzanın toplanmasını organize eden TUHAD-FED Yöneticisi Zülküf Ak, imza kampanyasının tutuklu ailelerinden gelen istek üzerine başlattıklarını söyledi. Türk kesimlerin desteğini aldıklarını belirten TUHAD-FED Yöneticisi Ak, imza kampanyasına ilişkin şunları söyledi: “Tüm dernek ve kurumlarımızın katıldığı, siyasi partilerden halka kadar tüm kesimlerin desteğini alan bir çalışma oldu. Taleplerimizi Türkiye Meclisi ve milletvekillerine ulaştırıp tabii ki bu sorunu çözmeleri yönünde gayret göstermelerini isteyeceğiz. “
Birdal: Halen binlerce dilekçe geliyor
50 binden fazla imzanın komisyona geldiğini ve hala gelmeye devam etiğini belirten DTP Amed Milletvekili ve İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Akın Birdal da, “Türkiye’nin her yerinden özellikle bölgeden ve İstanbul’dan şu ana kadar 50 bini aşkın dilekçe var. Dilekçeler Öcalan’ın koşullarının değiştirilmesi ve sağlığıyla ilgili düzenlemenin yapılması dair. Verilen dilekçeler İnsan Hakları Komisyonu’nun gündemine alınacaktır ya da alınması istenecektir ve görüşülecektir. Her agün dilekçeler gelmeye devam ediyor. Halen günde 3-4 bin dilekçe gelmeye devam ediyor” diye konuştu.
KCK Êdî Bes e hamlesini başlatmıştı
KCK 18 Mayıs tarihinde Êdî Bes e hamlesinin 2. aşamasını başlatmıştı. KCK hamlenin amacını ve hedefini şu şekilde açıkladı: “18 Mayıs’tan itibaren başlayacak olan hamlenin öncelikli amacı ‘İmralı İşkencesine Son ve Acil Tedavi’ sloganları ekseninde Önderliğin yaşamına sahip çıkma temelinde tüm saldırılara karşı cevap olmaktır. Hamlemizin nihai amacı ise, ‘Önder Apo’ya Özgürlük, Kürdistan’a Barış’ sloganı ekseninde Kürt sorununda demokratik çözümü geliştirmektir”
‘Sayın Öcalan’ kampanyasının startı verilmişti
Kürtler, 23 Mayıs günü “eğer Sayın Öcalan demek suçsa, biz de bu suçu işleyeceğiz” diyerek yeni bir kampanya başlattı. Kürt kurumlarının temsilcileri, miletvekilleri ve belediye başkanlarınında aralarında bulunduğu yüz kişi “eğer Sayın Öcalan demek suçsa, biz de bu suçu işleyeceğiz” diyerek mahkemelere dilekçe verdi. Dilekçeler mahkemece kabul edilmezken, Türkiye ve Kürdistan geneline yayılacak kampanyaya binlerce kişinin katılması bekleniyor.
Yeni Özgür Politika
Yazdır | kEditor | 29.05.2008, 15:40:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|
Verilen dilekçe sayısı 120 bin oldu
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tutuklu bulunduğu İmralı’dan başka bir cezaevine nakledilmesi ve sağlık koşullarının düzeltilmesi amacıyla toplanan ve Meclis’e sunulan dilekçe sayısı 120 bini buldu. Meclis İnsan Hakları Komisyonu’na verilen dilekçelerde bireysel adresler bulunmadığı için işleme konulamadı.
Tutuklu Hükümlü Aileleri Hukuk Dayanışma Dernekleri Federasyonu (TUHAD-FED) ve DTP başta olmak üzere birçok Kürt kurumunun organizesi ile yapılan kampanya çerçevesinde toplanan 120 binden fazla dilekçe Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na verildi.
Alınan bilgiye göre komisyonda, DTP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan başka bir cezaevine götürülmesi ve sağlık koşullarının düzeltilmesi talebiyle toplanan yaklaşık 120 bin dilekçeyi İnsan Hakları Komisyonu gündemine getirdi. Birdal’a, komisyondan önce, başvurularda adres bulunmadığı için işleme konulamayacağı bilgisi verildi.
Birdal komisyonda, TUHAD-FED’in kampanyayı yürüttüğünü ve dilekçelerde adresin bulunduğunu söyledi. Komisyon Başkanı Zafer Üskül ise, 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanımına İlişkin Yasa’yı anımsatarak, dilekçelerde kişilerin iş yeri veya ikamet adreslerinin bulunması gerektiğini belirtti. Üskül, daha sonra bu konunun yeniden değerlendirilebileceğini ifade etti.
Birdal’ın ise, “biz insan hakları konusunda, şunun hakları var, bunun hakları var diye düşünemeyiz. Uluslararası hukuktan da kaynaklanan hakları herkes kullanabilmeli. Bu konuda ideolojik kaygıların ötesinde bir görüş oluşturmalıyız” dediği öğrenildi.
Meclis’e sunulan dilekçelerde, 9 yıldır İmralı Tek Kişilik Kapalı Cezaevi’nde tutulan Öcalan’ın sağlığının adanın nemli iklimi ve tutulduğu cezaevi koşulları nedeniyle bozulduğu belirtiliyor.
Dilekçelerde, tutuklu ve hükümlü olsa bile herkesin sağlıklı koşullarda yaşama ve tedavi görme hakkı olduğu da ifade edilerek, Öcalan’ın yaşama ve tedavi hakkının etkin bir şekilde hayata geçirilmesi isteniyor.