Yeter! Kürt Sorununda Demokratik Çözüm İstiyoruz
Türkiye Barış Meclisi tarafından İstanbul'da düzenlenen ve Kürt sorununa barışçıl çözüm talebinde bulunulan "Yeter! Kürt Sorununda Demokratik Çözüm İstiyoruz" mitinginde on binler tek pankart tek sloganla biraraya geldi.
Mitinge katılacaklar saat 11:00'den itibaren Tepe Nautilus alışveriş merkezinin önünde toplanmaya başladı. "Yeter! Kürt Sorununda Demokratik Çözüm İstiyoruz" yazılı tek pankart altında toplanan kitlenin hemen hepsinin Kürtçe ve Türkçe "Yeter çözüm istiyoruz" yazılı dövizler taşıyarak, "Savaş istemiyoruz", "Kürt sorununa demokratik çözüm" yazılı şapkalar taktığı gözlendi.
Mitingin yapılacağı Kadıköy Meydanı'na doğru yapılan yürüyüşte, sık sık "Ölüm değil, çözüm", "Savaş değil, barış", "Yaşasın hakların kardeşliği", "Barış hemen şimdi" şeklinde sloganlar atıldı. Onbinlerce barış talepçisi tek kortej olarak yürürken, onbinlerce kişi de direkt miting meydanında toplandı.
Mitinge DİSK ve KESK'e bağlı sendikalar, Türk-İş'e bağlı Petrol-İş ve Tümtis, Tekstil-Sen, DTP, ESP, Küresel BAK, EMEP ve İHD'nin de aralarında bulunduğu onlarca kurum katıldı.
Çelikkan: Çözüm burada
Yaklaşık yüzbin kişinin biraraya geldiği mitingde konuşan Barış Meclisi girişimcilerinden Murat Çelikkan, kitleyi Kürtçe "Hoş geldiniz. Nasılsınız. İyimisiniz" diyerek selamladı. Mitingin yapılmasında emeği geçenlere teşekkür eden Çelikkan, "Burada gücümüzü birleştirip tek ses ile barış ve çözüm demek için geldik. Biz çözüm istiyoruz. Bize çözümünüz nedir diye soruyorlar. Çatışmaların, köy boşatmalarının, tecritlerin, sömürülerin, çözüm olmadığını biliyoruz. Savaş değil, çatışma değil, diyalog istiyoruz. Sesimizi silahların sesi arasında kaybetmek istemiyoruz. Sorun sınır ötesinde mi ki çözümü sınır ötesinde arıyoruz? Çözüm burada. Çözüm milyonların 'barış istiyorum' talebinde" diye konuştu. Bu sırada kitle hep bir ağızdan "Katil Erdoğan" sloganını attı.
Limter-İş Sendikası'na üye işçilerin mesajlarına da yer veren Çelikkan, sendikanın 16 Haziran'da yapacağı greve herkesi destek vermeye çağırdı. "Eşitlik ve özgürlüğün yanına kardeşliği de istiyoruz" diyen Çelikkan, "Biliyoruz ki eşitlik ve özgürlük kardeşlik olmadan bir anlam ifade etmiyor. Çocuklarımıza kalıcı bir barış istiyoruz" dedi.
AKP hükümetine seslenen Çelikkan şunları söyledi: "Ölümü değil yaşamı temel alan politikalar üretin. Kürt kimliğinin, Kürt dilinin önündeki bütün engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Kürtlerin onurlu yaşamaları sağlamadan bu topraklarda hiç kimse özgür olamaz. Sesimizi bu toprağa barış için katalım. Birlikte adil ve özgür bir gelecek yaratalım. Birlikte farklı ama eşit bir düzen için mücadele edelim. Ölüm değil, çözüm istiyoruz."
Çelikkan'ın "Biji aşiti" diyerek konuşmasını sonlandırmasının ardından sanatçı İlkay Akkaya, kısa bir müzik dinletisi sundu.
Yanardağ: Kardeşçe yaşanacak bir gelecek istiyorum
Türk gençleri adına söz alan Pınar Yanardağ şunları söyledi: "Savaş özgürlüğümüzü çalıyor. Demokratik haklarımız güvenlik gerekçesiyle elimizden alınıyor. Barışın özgürlüğün mücadelesini verenler, soruşturmalarla davalarla karşılaşıyor. Savaş yaşama hakkımızı elimizden alıyor. Uğur Kaymaz, Mizgin Özbek, Enes Ata bu savaşın en hazin çocuk kurbanları. Ama ne yazık ki sadece onlar değil hayatını kaybedenler. Bu savaşın yaşamlarını çalındığı on binlerce isimsiz ölü bu toprakların altında yatıyor.
Arkadaşlar, bugün burada barış isteyenler olarak bir araya geldik. Bugün barışın imkanını elimizde tutuyoruz. Kardeşçe yaşanacak bir gelecek istiyorum. Kürt arkadaşlarımızın acı ve ölümlerinden çok daha fazla paylaşacak şeyleri olduğunu biliyorum. Onların düğün ve sevinçlerini paylaşabilecek bir gelecek istiyorum. Okullarında ders kitaplarında Mehmet Uzun'un romanlarının kendi ana dillerinde okutulduğu bir gelecek istiyorum. Şivan Perwer'in şarkılarının Sezen Aksu şarkıları gibi birlikte söylendiği bir gelecek istiyorum. Ben Türkler ve Kürtler olarak bir arada yaşamaktan gurur duyacak bir gelecek istiyorum."
Özcan: Hepinizi barış için, özgürlük için birlikte hareket etmeye çağırıyorum
Kürt gençlerini temsilen konuşan Ömer Özcan ise şunları belirtti: "Arkadaşlar bu meydanda barışa dair konuşmak ve barışı haykırmak için toplandık. Biz Kürtler için barışı haykırmak, aynı zamanda savaşın neleri yıktığını hatırlamak demek. 24 yılımız savaşla geçti. Hayatını savaşın gölgesinde geçiren yeni nesiller yaratılmaya devam ediyor. Artık savaşın, çatışmanın ve operasyonların hakim olduğu bir coğrafyada yaşamak istemiyoruz. Çeyrek asra yakın bir zamandır bu ülkenin önemli bir kısmında bütün hayat askeri yöntem ve önlemlerle şekillendi.
Arkadaşlar gizlenen şey sadece savaş değildir. Asıl gizlenen savaşın devam ettiği zamanlarda orada yaşayan biz Kürtlerin nasıl bir hayat yaşadığıydı. Bizler biliyoruz ki bu durum sadece savaştan sonra olan bir şey değildi. Kürtlerin taleplerine dair her şey gizleniyordu. Ama ben artık bunları konuşabileceğim ve anlatabileceğim bir dünyada yaşamak istiyorum. Çünkü 1990'lı yıllarda hızla büyüyen ve bugün teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı bu savaşın göbeğinde yaşamak istemiyorum. Bu savaş gazete ve televizyon haberlerinde bir iki cümle ile geçiliyor. Savaşın en şiddetli yaşadığı yerlerden biri olan Yüksekova'da savaş ve baskı bizim için bir iki cümle ile geçiştirilebilecek bir şey olmadı hiç. Hepinizi barış için, savaşın sona ermesi için, demokratik çözüm için, Türklerin ve Kürtlerin özgürlüğü için birlikte hareket etmeye çağırıyorum."
Bilgen: Türkiye'nin geçmişi ile yüzleşmesi gerekiyor
Barış Meclisi adına söz alan Ayhan Bilgen ise şunları söyledi: "Yüreklerinde taşıdığı barışa dair umutlarla Anadolu'nun dört bir yanından bu buluşmaya katılanlar sizleri Barış Meclisi adına selamlıyorum. Hoş geldiniz. Selam barış demektir. Sizlere barışın ne demek olduğunu tarif edecek değilim. 1930'lu 40'lı yılların despot dayatmacı anlayışları ile hazırlanmış kanun metinleri ile yaşamaya daha ne kadar katlanacak göz yumacağız? Toplumun bir kısmını Parlamento dışında tutmak için kurgulanmış seçim yasalarıyla bir birimizi dışlayarak hangi akla hizmet etmiş bulunuyoruz?
Bütün farklılıkları bilinerek Kürt halkının seçilmiş tüm temsilcileriyle diyalog ortamının sağlanması için gecikmeden adım atılması gerekmektedir. Kürt halkının talepleri sadece Kürtler için değil, Türkler için de daha fazla özgürlük, daha fazla adalet, gerçekçi demokrasiyi zorunlu kılmaktadır. Binlerce yıldır giyilen yöresel kıyafetleri giydikleri için çocuklarımızı yargılıyoruz. Hem de 23 Nisan törenlerinde çocukların bayramında şal û şepik giyen çocuklar, tırnak içinde 'terör örgütünün propagandasını' yapmakla suçlanıyorlar.
Bugün Türkiye'nin İç Anadolu'sunda, Ege'sinde Trakya'sında Kürtlerin, Türklerle, Çerkezlerle, Lazlarla birlikte yaşadığı bir çok bölgesinde en küçük bir tartışma bir Türk-Kürt kavgasına, linç girişimine dönüşüyorsa her şeyi yeniden düşünmek zorundayız. Şemdinli Davası'nda faturayı, yazdığı bir iddianame ile savcı ve bildiği gerçekleri Meclis Komisyonu'nda paylaşan emniyet bürokratları ödedi. Türkiye'nin bu sorunu çözebilmesi için önce geçmişi ile yüzleşmesi gerekiyor.
Türkiye Barış Meclisi barışın ortak dilini üretmekle barışa dair talepleri ortaklaştırmak için kuruldu. Siyasal tercihlerimiz, dünya görüşlerimiz farklı olsa da farklı hiç bir şey olmayacağını birlikte haykırmak için oluşturuldu. Adalet ve özgürlük olmadıkça barışın da olmayacağı gerçeğini bir toplumsal iradeye dönüştürmek için yola koyuldu. Yeni bir toplum sözleşmesi için, yeni bir barış projesi ve kuruluş iradesini geliştirebilmek için el ele vermek taşın altına sadece elimizi değil, yüreğimizi de koymak zorundayız. Artık Yeter diyoruz. Ölüm değil, çözüm istiyoruz. Kürt sorununda adil ve barışçıl bir çözüm için, hep birlikte olmaya; sesimizi daha da yükseltmeye davet ediyoruz."
Miting esnasında polis Roj Tv'ye canlı yayın yaptığını iddia ettiği araç ile çalışanlarını gözaltına aldı. Polisin mitinge katılımı engellemek için Alibeyköy'den gelen araçları da durdurduğu bildirildi.
Yapılan konuşmaların ardından müzik grupları sahne aldı. Ermeni sanatçı Bese'nin verdiği konserle miting programının sona ermesinin ardından kitle polisin aldığı yoğun güvenlik önlemi altında dağılmaya başladı.
Haberin hazırlanılmasında ANF, Atılım ve Özgür Radyo haberlerinden yararlanılmıştır.
Yazdır | kEditor | 01.06.2008, 13:32:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|