kEditor - Haberler / Bilim - Teknoloji / Engellemelere çözüm: İnternet Gönüllüleri İnisiyatifi

http://www.keditor.com/haber_2052.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Bilim - Teknoloji

Engellemelere çözüm: İnternet Gönüllüleri İnisiyatifi


Engellemelere çözüm: İnternet Gönüllüleri İnisiyatifi Bolu, Abant’ta yapılan toplantıda sanal alemdeki "zararlı içeriğe" sahip sitelerle mücadele için İnternet polisi ya da mahkeme yerine "İnternet Gönüllüleri İnisiyatifi" oluşturulmasına karar verildi.

Turk.internet.com ile Ankara Barosu'nun tertiplediği ve sponsorluğunu Türk Telekom'un üstlendiği 5651 sonrası site erişim kapatmaların ele alındığı çalıştay Bolu Taksim Abant Oteli'nde yapıldı.

Tüm dünyada milyonlarca kişi tarafından takip edilen video paylaşım sitesi YouTube’un "zararlı içerik" gerekçesiyle sık sık kapatılmasıyla başlayan tartışmaları sonlandırmak ve her kesimi memnun edecek bir çözüm üretmek için yapılan Bolu'daki Abant zirvesinden site kapatma kritlerleri ve İnternet Gönüllüleri İnisiyatifi kararı çıktı.

Siteye erişim ancak tüm içerik zararlıysa engellenecek

Hukukçular, site sahipleri, İnternet kullanıcıları ve bilişim uzmanlarının katıldığı zirvede yapılan tartışmaların ardından imzalanan ortak metinde YouTube, Ekşi Sözlük ve çeşitli İnternet günlüklerinin engellenmemesi, bir siteye erişimin engellenmesinin ancak sitedeki tüm içeriğin zararlı olması halinde uygulanması talep edildi.

Ortaklaşılan kriterler arasında en dikkat çeken düzenleme ise "İnternet Gönüllüleri İnisiyatifi"nin kurulması oldu. Bu yöntemle devletlerin, emniyet-istihbarat birimleri aracılığıyla İnternet’te sansür ve kullanıcıları takip etme faaliyetlerini engellemeyi planlanıyor.

Abant Çalıştayı’nda "site kapatma, zararlı içerikten kurtulma" kriterleri belirlenirken, sorunun aceleye getirilerek hazırlanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden (TBMM) 24 saat içinde geçirilen 5651 sayılı İnternet Kanunu’ndan kaynaklandığı konusunda görüş birliği oluştu. Tartışmalar sonunda ortaya çıkan kapatılma maddeleriyle ilgili diğer maddeler şöyle:
  • Öncelikli olarak zararlı içeriğin uyarılıp kaldırılması esas alınmalı. Bu işlem sivil inisiyatif-İnternet gönüllüleri marifetiyle yapılmalı.
  • Uyarıya rağmen içerik kaldırılmamışsa İSS düzeyinde http trafiği üzerinden “nesne temelli filtreleme” yapılmalı.
  • YouTube örneğinde olduğu gibi, “alan adından engelleme” son çare olarak ve ancak çok özel koşullarda ve o alan adında bütün içeriğin zararlı olması halinde uygulanmalı.
  • IP adresinden engelleme, çok özel koşullarda ve o IP adresinde var olan bütün alan adları tamamıyla zararlı içeriğe sahip ise uygulanmalı.
Toplantıda ayrıca bundan sonraki süreçte ne yapılması gerektiği de konuşuldu. Ortak alınan kararlar şöyle:
  • Yurtdışındaki gönüllü kuruluşlarla işbirliği sağlanmalı.
  • AB Konseyi’nin servis sağlayıcılarla adli kolluk ve savcılarının birlikte çalışması eğilimi var. Bu çalışmalardan yararlanılmalı.
  • Kamu politikası tartışılmalı. Yasanın amacına ulaşıp ulaşmadığı kontrol edilmeli.
  • Kamuoyu bilinçlendirilmeli, yasanın altyapı eksikliği ile yargıdaki teknik bilgi eksikliği giderilmeli.
  • Bilişim ortamında işlenen suçlarla mücadele bakımından, siber suç ve kişisel verilerin korunması konularının ele alındığı uluslararası hukuk metinlerine bir an önce taraf olunmalı.
  • TİB tarafından oluşturulacak “ihbar formu” kullanılması da faydalı olacak.
  • 5651 sayılı yasanın aksayan yönleri düzeltilmeli.
  • İnternet Kurulu’nun üye sayısı, üyelerin seçim usulleri ve görev süresi, kurulun oluşumu ve çalışma biçimleri, görev ve sorumlulukları Ulaştırma Bakanlığı’nca çıkarılacak ve Resmi Gazete’de yayınlanacak bir yönetmelik ile belirlenmeli.
Yasa kapatılabilir diyor

Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 8. maddesinin 1. fıkrası, söz konusu madde "Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır" diyor.

5651 sayılı kanunun 8. maddesinin 9. fıkrasına göre de, "adli makamlarca verilecek içerikten çıkartılma kararı, global içerik üzerinde uygulanmalı, aksi takdirde kanuni hükümler yerine getirilene kadar bahse konu içeriğe erişimin engellenmesi hükmü devam ettirilmektedir".

Toplantıda öne çıkan fikirler

Ankara Barosu Bilgi İşlem Bölümü Başkanı Özgür Eralp, çalıştayın açılışında yaptığı konuşmada, ilk kez bir internet sitesi ile böyle bir ortak çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Bugüne kadar bir dizi etkinlik gerçekleştirdiklerini ve Ankara'daki Uluslararası Hukuk Kurultayı'nda internetin filtrelendirilmesini ele aldıklarını açıklayan Eralp, internetin sahip olduğu etkin güçle farklı bir mecra olduğunu dile getirdi.

Uluslararası üne sahip sitelerin erişime kapatılmalarının sadece Türkiye'de değil, dünyada da çeşitli şekillerde yankı uyandırdığını belirten Eralp, mevzuat gereği site kapatmaların ele alındığı çalıştayı yapmaya karar verdiklerini açıkladı.

En büyük hedeflerinin, konu ile ilgisi olan kişileri bir araya getirerek paneller ve konferanslarla çözüm bulunmasına katkı sağlamak olduğunu ifade eden Eralp, gerçekleştirilen çalıştayın bugüne kadarki en geniş kapsamlı çalışma olduğunu söyledi.

Nebil: İhtisas mahkemeleri gerekli

Daha sonra bir konuşma yapan Turk.internet.com'un sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Füsun Sarp Nebil, 5651 dolayısıyla bir dizi etkinlik gerçekleştirdiklerini hatırlatarak, soruna bir çözüm bulmak için böyle bir etkinlik düzenlemeye karar verdiklerini açıkladı.

Geçmişten gelen konuları değerlendirmeyi amaçlayan bir çalışma gerçekleştirmek istediklerini belirten Füsun Nebil, çalıştay sonunda belirlenecek sorunlara çözümler üretmek amacını taşıdıklarını söyledi.

Site erişime kapatmanın tarifini yapan Füsun Nebil, sakıncalı içerik olan sayfaların değil sitenin tamamının kapatılmasının önemli bir sorun oluşturduğunu ifade etti. Füsun Nebil, Türkiye'de, site erişime kapatmaları ile sonuçlanan süreci;
  • satılan bandrol sayısının yarı yarıya azalmasında internetin suçlu olarak görülmesinin,
  • kişilik haklarıının ihlali nedeniyle gerçekleşen site kapatmalarının,
  • Atatürk'e hakaret nedeniyle,
  • 5651'e dahil 9 katalog suçunun belirlenmesiyle site kapatılması şeklinde özetledi.
2005 öncesi münferit olayların bilinmediğini belirten Nebil, 2006 sonrasında ise çocuk pornosu operasyonlarının yapılmaya başlanmasıyla bu konuda bir hareket görüldüğünü söyledi. 2007 yılında özellikle You Tube ve Atatürk'e hakaret dolayısıyla gündeme gelen site kapatmaların, 2008'de devam ettiğini belirten Füsun Nebil, 5651'in yeterli olmaması dolayısıyla sorunların aynen devam ettiğine dikkati çekti.

5651'e göre 'müstehcenlik' kavramının belirsizliğini koruduğuna işaret eden Füsun Nebil, içerik yerine sitenin tamamının kapatılmasının karmaşa yarattığını söyledi. Füsun Nebil, konuşmasını ihtisas mahkemelerinin gerektiğini belirterek noktaladı.

Purut: Hukukçular daha bilgili olmalı

Site kapatmalardan nasibini alan Ekşi Sözlük'ten avukat Başak Purut, uygulamaların gelir geçer bir yapı arz etmelerinin insanlarda rahatsızlıklara neden olduğunu söyledi.

Tedbir gerektirmeyecek bir konunun zaman zaman büyütülerek ve sitenin yöneticilerine sanki ulaşılamıyormuş gibi gösterilerek kapatmaların gündeme gelebildiğine işaret eden Purut, ticari bir oluşumun bu kadar kolay kapatılabilmesinin anlaşılamadığını söyledi.

Başak Purut, kanunun uygulanması durumunda hukukçuların daha bilgili olmalarında yarar gördüğünü sözlerine ekledi.

Şen: Filtrelemenin gerekli olup olmadığı araştırılmalı

Telekomünikasyon Kurumu İletişim Başkanlığı İnternet Daire Başkanı Osman Nihat Şen de, yaptığı konuşmada internette filtrelemenin gerekli olup olmadığının araştırılması gerektiğini söyledi.

Türkiye'de, filtreleme yapılması durumunda;
  • kişisel bilgisayar düzeyinde,
  • internetin toplu kullanımında,
  • ISS düzeyinde,
  • tüm internet çıkışında uygulama yapılıp yapılmayacağının belirlenmesinde fayda bulunduğunu belirten Şen, tüm internet çıkışındaki filtrelemeye örnek olarak; İran, Suriye, Cezayir, Çin ve Kuzey Kore'yi verdi.
Kendi kendine yönetim ile birlikte düzenleme konularını konuşulması gereken hayati konular olarak nitelendiren Şen, 5651'e göre ve 5651 dışı engellemeler gibi ikili bir yapının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Konu ile ilgili yurtdışındaki çalışmalardan da örnekler veren Şen, Hollanda'da yapılan işlemlerin gönüllülük esasına göre ve işbirliği çerçevesinde yapıldığını belirtti.

Kayral: Katı bir sansür uygulanıyor

Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Kürşat Kayral da, yaptığı değerlendirmede medyatik ortamlarda;
  • kapatılan sitelere başka şekillerde de erişimin sağlanabildiğinin,
  • katı bir sansür uygulandığının,
  • erişimin engellenmesinin yeterli olup olmadığının,
  • sadece erişimi engellenmesi gereken içerik yerine neden sitenin tamamının kapatıldığının sıklıkla sorgulandığını dile getirdi.
Cihan: Avrupa'da engelleme yok

Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü'nden İhsan Cihan da yaptığı konuşmada, desteği devlet tarafından gerçekleştirilen internet bilinçlendirme merkezlerinin taşıdığı öneme dikkati çekti.

Avrupa'da, 'erişime engelleme' diye bir şeyin olmadığını belirten Cihan, internet ortamı ahlakının geliştirilmesi gerektiğini söyledi. İnternet bilinçlendirme merkezleri aracılığıyla her yıl ne kadar kişinin bilinçlendiğinin istatistiki olarak takip edilmesi gerektiğini de belirten Cihan, bu bilgilerin ilgili kuruluşlarla paylaşılmasının önemine işaret etti.

Kaynaklar: BİA ve turk.internet.com



YazdırYazdır | kEditor | 21.06.2008, 09:34:00


  

İlgili haberler

İlgili Yazılar


 Yukarı çık