Demokrasi için 'Ortak Akıl Hareketi' platformu
Çoğunluğu AKP iktidarına yakınlığıyla bilinen veya ılımlı islam düşüncesini benimsemiş işadamları, sendikalar, kuruluşlar, gazeteciler, yazarlar ve siyasilerden oluşan katılımcılar, yeni bir anayasa hazırlanması amacıyla, "Ortak Akıl Hareketi" adı altında bir platform oluşturdu.
"Temel hak ve özgürlüklerin önünü açmak, millet iradesini her türlü vesayetten kurtarmak için yeni anayasa şart" düşüncesindeki platform, 200'ün üzerinde katılımcıyla yola çıktı. Ortak Akıl Hareketi, Yeni Anayasa ve Demokrasi Platformu (YADEP) Manifestosu'nun duyurulmasıyla başladı.
Hareket, ilk etapta demokrasiplatformu.org adlı bir site kurdu. 6 ayı kapsayan faaliyet sürecinde kısa filmler çekilecek. Araştırma ve anketler yapılarak, kamuoyuyla paylaşılacak. TV aracılığıyla tartışma programları hazırlanacak. Toplumsal tepki için gerekirse mitingler düzenlenecek.
Bugün kamuoyuna duyurulacak manifestoda, Türkiye'nin gücünü birlik ve beraberliğinden aldığı ifade ediliyor. Ülke bütünlüğünün korunmasının "hürriyetlerin esas, kısıtlamaların istisna olduğu hukukun üstünlüğü temelinde gelişen ve ona dayanan yeni bir anayasa" ile mümkün olduğu belirtilerek, şöyle deniliyor: "Devlet, milletin belirlediği hukuku uygulayan, topluma hizmet eden bir kurumdur. Demokratik devletin resmî ideolojisi olamaz. İnsanlar belirli bir ideolojik kalıba sokulmaya çalışılmamalıdır. Devlet, hukuku kendi düşüncesi ve inancı doğrultusunda kullanmamalıdır. Devlet, düşünceler karşısında eşit mesafede ve tarafsız olmalıdır. Yeni bir anayasa bu ilkeler üzerine inşa edilmelidir. Özgürlüklerin ve demokrasinin teminatı da gerçek bir hukuk devletidir. Yeni demokratik bir anayasa hem hukuk devletinin gerçekleştirilmesinde, hem de özgürlüklerin ve demokratik işleyişin güçlendirilmesinde en önemli ve acil bir adımdır. Türkiye'nin sorunlarının çözümü, özgürlüklerin genişletilmesi ile, özgürlük demokrasi ile, demokrasi ise yeni bir anayasa ile sağlanabilir."
"Alevi'si-Sünni'si, Türk'ü- Kürt'ü ile ihlallere 'dur' diyeceğiz"
Ortak Akıl Hareketi hakkında bilgi veren Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Başkanı Necati Ceylan, ülkedeki son gelişmelerin temel hak ve özgürlükleri gölgelediğini belirtiyor. Devlet organlarının yetki alanlarının tam olarak belirlenmesini istediklerini kaydeden Ceylan, "Hukuk devletini geçtik, ancak kanun devleti bile değiliz. Kanunlar bile bizzat yargı tarafından ihlal ediliyor. Alevi'si Sünni'si, Türk'ü Kürt'ü hep beraber bu ihlallere dur demek istiyoruz." şeklinde konuşuyor.
Ortak Akıl Hareketi'ne destek veren diğer sivil toplum örgütlerinin bazıları şöyle: Memur-Sen, Hak-İş, MÜSİAD, İHH, İslam Dünyası STK'lar Birliği Eğitim-Bir-Sen, Mazlum-Der, Anadolu Aslanları İşadamları Derneği, Ensar Vakfı, Benim Adıma Karar Verme Platformu, Muhtar Dernekleri Federasyonu, Dünya Ehli Beyt Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, Hekimler Birliği Vakfı, Hukukçular Derneği, Türkiye Yazarlar Birliği Vakfı, Genç İşadamları Vakfı, Ecza-Bir Derneği, Demokrat Hanımlar Derneği, Çağdaş Aile Derneği, İnsan Hakları ve Özgürlükleri Derneği, Demokrat Hukukçular Derneği, Sivil Düşünce Platformu, Marmara Sanayici ve İşadamları Derneği, Diyanet-Sen, Tüketiciler Birliği, Öğretmen-Sen, Anadolu Gazete Radyo ve Televizyon Yayıncıları Birliği, Adaleti Savunanlar Derneği.
Platformda yer alan yazarların bazıları şunlar: "Gazeteci-yazar Ali Adakoğlu, Prof. Yasin Aktay, müzisyen Şanar Yurdatapan, eğitimci-yazar Ufuk Coşkun, Kanal A Genel Yayın Yönetmeni Alper Tan, araştırmacı-yazar Ümit Fırat, araştırmacı-yazar Ali Bulaç, Prof. Şerafettin Gölcük, gazeteci-yazar Mehmet Metiner, Prof. Osman Okka, gazeteci-yazar Hakan Albayrak, gazeteci-yazar Mustafa Karaalioğlu, gazeteci-yazar İbrahim Karagül, araştırmacı-yazar Altan Tan, araştırmacı-yazar Ahmet Taşgetiren, araştırmacı-yazar Cihan Aktaş, Prof. Dr. Mümtaz'er Türköne, araştırmacı-yazar Abdurrahman Dilipak, Doç. Dr. Mustafa Şentop, Prof. İhsan Süreyya Sırma.
Yazdır | kEditor | 22.06.2008, 11:31:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|
Demokrasi kimin için?
AKP ve taraftarlarının demokrasiyi kendi amaçları doğrultusunda kullanabilecekleri bir olgu olarak görmeleri üzücü bir olay.
Ama en nihayetinde DTP için kılını kıpırdatmayan bu hükümet, kendi başına gelince nasıl da çırpınmaya başladı.
"Sivil Toplum kuruluşlarının" da aynı hassasiyeti herkes için göstermesi gerekir. Yoksa kukla olmaktan başka bir işlevleri olmaz.
Üzülsek mi, sevinsek mi kestiremiyor insan...
Caner - İzmir