İHD: Neşterli işkence Zirve Katliamı'nı hatırlatıyor
Mersin'in Mut ilçesinde üç meslek Yüksek Okulu öğrencisinin evlerinin basılıp saatlerce neşterli işkenceye maruz kalmasına ilişkin oluşturulan İnsan Hakları İnceleme Komisyonu raporunu açıkladı.
Dernek binasında yapılan açıklamada, “1 Mayıs'da yaşanan olaylar, Hrant Dink'in öldürülmesi ve Zirve Yayınevi'nde yaşanan katliamın bir benzeri de Mut'ta yaşanmıştır” denildi. Kaymakam görüşmeden kaçtı İHD Mersin Şube Başkanı Mehmet Söylemez ve Tarsus Şube Başkanı Abdulselam Duran tarafından sunulan raporda Mut'ta yaşanan işkencenin Zirve Yayınevi Katliamı'nı hatırlattığının altı çizildi. Duran basına yaptığı açıklamada, İHD tarafından yaşananları incelemek için oluşturulan heyetin Mut Kaymakamı ile öncesinden randevusu olmasına rağmen kaymakamla görüşemediğini belirtti. Duran savcılık ve polis yetkilileri ile yaptıkları görüşmelerde ise olayın adli bir vaka gibi gözterilereke üstünün kapatılmaya çalışıldığını söyledi. Polis tarafından hazırlanan fezlekede saldırının kişisel bir olay olarak yansıtıldığını söyleyen Duran, “Yaşananların aydınlatılmaması Hrant Dink cinayeti başta olmak üzere ülkemizde yaşanan bir çok faili meçhul olay gibi karanlıkta kalacak” dedi. Duran heyetin incelemeleri sonucunda ulaştığı sonucu şu şekilde özetledi; “Olay son zamanlarda üniversitelerde yaşanan çatışmaların tezahürüdür. Saldırganların öğrenci olmaması ve küçük yaşta olmaları bu olayın örgütlü bir şekilde yapıldığının göstergesidir. Bu olay orada bulunan yetkililer tarafından siyasal ve sosyal yönü gözetilmeden bireysel bir suç yansıtılmaya çalışılmaktadır. Bu tor olayların azmettiricisinin açığa çıkartılması gerekiyor. Olayın oluş biçimi bizce Zirve Katliamı ile paralellik göstermektedir” "Bu soruları yanıtlayın" Öğrencilerin karşı karşıya kaldığı saldırının organize bir saldırı olduğunu söyleyen Duran aydınlatılması gereken noktalara işaret etti. Duran şu noktaların aydınlatılmasını istedi: *Olay yeri şehir merkezinde olmasına rağmen, neden polis olay yerine 30 dakika sonra geliyor? *Diğer iki saldırganın kaçıp kurtulmasında emniyetin payı var mıdır? *Olay yerine gelen polis delil olan boş kovanı ev sahibi ve işkenceye maruz kalan gençlerin bildirmesine rağmen neden almıyor? *Mağdurların bir vekilin hukuki yardımlarından faydalanabilmesi için gerekli imkan sağlanmış mıdır? *Olayın asıl sebebi, palanması ve başka şüphelilerin bulunup bulunmadığı yönünde savcılık ve emniyet makamı örgütlü suç kapsamında bir araştırmayı yapmış mıdır? *Okula öğrenci olmayanların girip çıkması ve sadece öğrencilere hizmet vermek için kurulmuş okul yemekhanesinden istifade etmesi olağan bir durum mudur? *Saldırganlar mağdurları nereden ve nasıl tanımaktadırlar ve saldırganların kendi aralarındaki ilişkinin geçmişi ve yakınlık derecesi nedir? *Saldırıya uğrayan öğrencilerin yanında misafir olarak kalan ve onlarla birlikte hakaret ve tehditlere maruz kalan P.A. isimli kadının saldırganlardan şikayetçi olmamasının sebebi nedir? Atılım Yazdır | kEditor | 23.06.2008, 08:54:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|