Türkiye'de 1 milyon kişi işkence gördüTürkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, ellerinde resmi bir kayıt olmamasına karşın Türkiye’de 1980 yılından bu yana 1 milyon kişinin işkence gördüğünü açıkladı. İşkence yapanların kamu görevlileri olduğuna dikkat çeken Bakkalcı, “İşkence mağdurlarına karşı toplum olarak sorumluyuz” diye konuştu. Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu ile Adalet Bakanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği İşkencenin önlenmesine ilişkin panel Sincan Cezaevi’nde düzenlendi. 32 kişinin hayatını kaybettiği Hayata Dönüş Operasyonu görüntüleri hafızalardan silinmemişken, Adalet Bakanlığı 26 Haziran İşkence Görenlerle Dayanışma Günü’nde sivil toplum örgütü temsilcilerine ve gazetecilere Sincan Cezaevi’ni gezdirdi. Cezaevinde yapılan işkence panelinde konuşan sivil toplum örgütlerinin tespitleri ise işkenceye karşı halen ilerleme sağlanamadığını gözler önüne serdi. "Yasa polisin elini güçlendirdi" Panelin açış konuşmasını Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Müsteşarı Ulrike Hauer yaptı. Hauer, Avrupa Birliği’nin işkencenin azaltılması hedefini ilk sıraya koyduğunu ve bu konuda büyük bir destek ayırdığını söyledi. İşkencenin yer değiştirdiğini söyleyen Hauer, “Yakalama ve resmi gözaltı yeri dışında işkence görülmektedir. Bu polise kapsamlı yetki veren yasa ile daha da artmıştır” diye konuştu. İşkence faillerinin cezasız kalmasının işkencenin arıtışında rol oynadığını belirten Hauer, adli tıp kurumunun bağımsız olması gerektiğini de söyledi. Hauer, işkence görenlere yönelik rehabilitasyon hizmetlerinin sivil toplum örgütleri tarafından yapıldığına dikkat çekerken, “Devlet ya bu hizmetleri yapamıyor ya da bu hizmetlere erişim ulaşılabilir değil. Bu sorunun da çözülmesi gerekiyor” dedi. "Cezaevleri doldu taştı" Türkiye İnsan Hakları Kurumu Başkanı Hasan Fendoğlu ise cezaevlerinde kapasitenin dolmak üzere olduğuna dikkat çekti. Şu an cezaevlerinde 96 bin mahkumun bulunduğunu söyleyen Fendoğlu, “Türkiye’de her zaman cezaevlerinde bulunan sayı nüfusun yüzde 1’i dolayında olmuştur. Bu durumda Türkiye’de 70 bin olması gereken mahkum sayısı bugün 96 bine ulaştı” dedi. Fendoğlu, mahkum sayısındaki artışta haksız tutuklamanın da etkisi olduğunu belirterek, “İnsanları alıp tutukluyorsunuz 4-5 ay sonra da beraat edip cezaevinden bırakıyorsunuz. Bu insanlar dava açınca ellerine 3-5 kuruş da para veriliyor. Peki bu para sizce o insanın geçirdiği 4 ayı karşılar mı, bu insanın onurunu geri verir mi?” diye konuştu. Polis ve jandarma karakollarının durumuna da dikkat çeken Fendoğlu, “Şu an Türkiye’de 2888 polis ve jandarma nezareti bulunuyor. Bunlardan sadece 2341’i AB standartlarına uygun. Peki geri kalanı ne olacak?” diye sordu. 1 Milyon işkence mağduru Türkiye İnsan Hakları Vakfı Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ise işkencenin sadece işkence yapan ve gören olarak iki kişiyi ilgilendiren bir durum olmadığını belirterek, “İşkenceyi yapan kamu görevlileri olduğuna göre biz işkence görenlere karşı toplumca sorumlu oluyoruz” dedi. İşkence yöntemlerinin birbirinden daha az acı veren ya da çok acı veren olarak sınıflandırılamayacağını söyleyen Bakkalcı, “Ebu Garih’te işkence görenler en fazla kendilerinin çırıl çıplak soyularak gezdirilmesinden acı duyduklarını söylediler. Başka bir insan içinse hakaret çok büyük bir acı olmazken, başkası için olabilir. İşkence işkencedir, bunun sınıflandırılması olmaz” diye konuştu. Türkiye’de resmi bir kayıt olmamasına karşın 1980 yılından bu yana 1 milyon insanın işkenceye maruz kaldığını öngördüklerini söyleyen Bakkalcı, “En azından yüz binlerce insandan işkence mağduru olarak bahsediyoruz. Bu bir halk sağlığı sorunudur” diye konuştu. İz olmasa da işkence belirlenebiliyor TİHV Rehabilitasyon merkezlerine başvuran işkence mağdurlarını anlatan Metin Bakkalcı, “Hekimler olarak çok ciddi incelemeler yapıyoruz. Artık iz olmadan da bir bünyeye elektrik verilip verilmediğini, askıya konulup konulmadığını filmlerden ve incelemelerden anlayabiliyoruz” dedi. TİHV’de bugüne kadar 11 bin 400 işkence mağdurunun tedavisinin gerçekleştirildiğini kaydeden Bakkalcı, “işkence azalıyor” beyanlarına da TİHV’e yapılan işkence başvurularını örnek göstererek, yanıt verdi. 2005 yılına kadar işkence olaylarında ciddi azalış gözlemlediklerini kaydeden Bakkalcı, “Ancak bu tarihten sonra işkence olaylarında artış yaşandı. Bir tökezleme oldu ve bu sayı birden bire arttı” dedi. ANF Yazdır | kEditor | 25.06.2008, 18:46:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|