AKPM: Türkiye 12 Eylül anayasasından kurtulmalı
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), "Türkiye'de Demokratik Kurumların İşleyişi" raporunu kabul etti. AKPM, Anayasanın bir bütün olarak yeniden ele alınarak sivil bir anayasa hazırlanmasını, ayrıca "Türkiye için izleme süreci mekanizmasının, gerektiği takdirde ciddi bir biçimde tekrar gözden geçirilmesini" istedi.
AKPM'nin Hıristiyan demokrat grup başkanı Belçikalı üyesi Luc Van den Brande'nin hazırladığı rapora 65 "evet", 3 "ret", 3 de "çekimser" oy çıktı.
Raporda AKP var, DTP yok
Raporda, Türkiye'de Anayasa Mahkemesi tarafından iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi hakkında açılan kapatma davasına geniş biçimde atıfta bulunuluyor. DTP’ye karşı açılan kapatma davasına ise atıfta bulunmaması dikkat çekiyor. "Sonucu ne olursa olsun, iktidar partisi ile başbakan ve cumhurbaşkanı hakkında açılan davadan endişe duyulduğu" ifade ediliyor ve davanın Türkiye'nin siyasi istikrarını etkileyeceği görüşüne yer veriliyor.
Kuvvetler ayrılığı ilkesinin öneminin vurgulandığı tasarıda, Türkiye'deki tüm devlet kurumlarına, "birbirlerinin yetki alanına saygı göstermeleri ve Türkiye'nin daha modern demokrasiye kavuşması için yapılmasına ihtiyaç duyulan siyasi ve ekonomik reform çabalarına katılmaları" çağrısı yapılıyor.
"Sivil Anayasa kaçınılmaz"
Raporun karar tasarısı bölümünde 12 Eylül 1980 askeri darbesinin izlerini taşıyan anayasanın bir bütünen yeniden ele alınması talebi yer alıyor.
Türkiye ile ilgili izleme sürecinin daha önceki yıllarda kapatılması sonrasında alınan karara da atıfta bulunan kararda, siyasi partilerin kapatılmaları konusunda AKPM'nin göstermiş olduğu hassasiyete yeniden dikkat çekildi.
Kararda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin parti kapatma davalarıyla ilgili verdiği kararlara da dikkat çekilirken, yine "AİHM 'in parti kapatmanın gerçekten çok ciddi hallerde düşünülmesi gereken bir çare olarak görülmesi" yolunda verdiği görüşe de atıfta bulunuldu.
Anayasa Mahkemesi üzerinde hiçbir baskı oluşturulmaması çağrısında bulunulurken, mahkemenin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğü ve örgütlenme hakkına uygun ve parti kapatma ile ilgili Venedik Komisyonu kararları çerçevesinde Avrupa standartlarına uygun karar vereceği inancı içinde olunduğu vurgulandı.
"Laiklik kriteri siyasi partilere uygulanamaz"
Kabul edilen bir değişiklik önergesinde, AKPM'nin laik üye ülkelerle olan dayanışmasına atıfta bulunuldu, ancak laiklik kriterinin siyasi partilere uygulanamayacağı belirtilerek, Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerde de dini temele dayalı birçok parti bulunduğuna dikkat çekildi.
Kabul edilen önergede, dini temele dayalı bir partinin iktidarda olması halinde ve hükümetin anayasaya aykırı bir karar çıkartması durumunda, bu konuda açılacak davanın partinin kapatılmasına değil, söz konusu karara yönelik açılması gerektiği ifade edildi.
AKPM, 2004 yılında Türkiye üzerindeki izleme sürecinin kapatılmasını kararlaştırmıştı. Denetim süreci, daha çok Avrupa Konseyi'ne yeni üye olmuş ve insan hakları alanında eksiklikleri olan ülkeler için uygulanan bir mekanizma. Türkiye üzerindeki izleme sürecinin 2004 yılında kalkması, Türkiye'nin AB ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasında önemli rol oynamıştı.
"AKP’nin verdiği 12 söz yerine getirilmedi"
Raporda AKPM olarak 2004 yılında Türkiye'ye uygulanan monitoring (denetim) sürecinin denetim-sonrası süreç olarak kararlaştırıldığında Türk heyetinin de onayı ile 12 maddenin kabul edildiği ve bunların yerine getirilmediği hatırlatılması yapılıyor. Söz konusu 12 madde içinde Türkiye’de merkezi idarenin bölgelere kaydırılması, askerlerin siyasetin kontrolüne girmesi, zorunlu askerlik yerine vicdani ret hakkının tanınması, azınlık haklarının kabul edilmesi, siyasi partiler yasasının değiştirilmesi, Türkçeden başka ana dil eğitimine imkan tanınması, var olan yüzde 10 seçim barajının düşülmesi gibi talepler yer alıyordu. Rapordaki karar tasarısının genel kurulda görüşüldükten sonra oylanması bekleniyor.
"2007'ye kadar iyi, sonrası kriz"
Parlamenterler Meclisi, 2004'te aldığı kararla, yapılan reformların ışığında Türkiye'yi izlemeden çıkarmış, hükümetin reform sürecini devam ettireceğine inancını vurgulamıştı. "AKPM, hükümetin beş yıl boyunca ekonomik büyüme ve siyasi reformları hayata geçirdiğini; bunun da, makro-ekonomik istikrar ve özelleştirmelerle yatırımcıların güvenini kazanmasına ve 2005'te de AB'yle üyelik müzakerelerinin açılmasına yol açtığını memnuniyetle görüyor."
2007'de cumhurbaşkanlığı seçimleriyle birlikte ülkede bir siyasi krizin ortaya çıktığını belirten rapor, 22 Temmuz'un ardından, seçim barajı kaldırılmamakla birlikte bugünkü parlamentonun çok daha fazla temsil gücüne sahip olduğunu vurguladı.
Üniversite başörtüsünün serbest bırakılması için getirilen anayasa değişikliğinin de yeni bir siyasi krize yol açtığını belirten rapor, Türkiye'de süren tartışmaların parti kapatmayla ilgili bir fikir birliği olmadığını gösterdiğini de ekledi.
Yazdır | kEditor | 26.06.2008, 15:26:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|