kEditor - Haberler / Yaşam / Öndül: İşkence sistematik ve her yerde

http://www.keditor.com/haber_2150.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

Öndül: İşkence sistematik ve her yerde


Öndül: İşkence sistematik ve her yerde İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Hüsnü Öndül, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu tarafından hazırlanan 2007 Hak İhlalleri Raporu'nun gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Öndül, rapordaki "münferit olaylar" kavramının işkence gerçeğini kabul etmek anlamına geldiğini belirtti.

Başbakanlık İnsan Hakları Kurulu'nun, 2007 yılı hak ihlalleri raporunda, işkence vakalarında düşüş olduğu belirtilmiş, işkence yapan polislerin sorunları "aşırı çalışma, ekonomik sorunlar ve özlük haklarındaki eksiklikler” olarak sıralanmıştı. Raporda, Türkiye'deki işkence olaylarının sistematik bir şekilde gelişmediği, işkence vakalarının “münferit” olduğu ileri sürülmüştü.

"İşkence sistematik bir eylemdir"

Raporu radyomuza değerlendiren İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Hüsnü Öndül, Başbakanlık raporunun gerçeği yansıtmadığını belirtti. Resmi bir kurum olan Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı'nın, kendilerine bağlı toplan 931 il ve ilçe kurullarına yapılan başvurulardan hareketle bu raporu oluşturduğunu kaydeden Öndül, Başbakanlık İnsan Hakları Kurulları'nın kendilerine daha önceki yıllarda yapılan başvurularla kıyaslama yaparak işkence vakalarında sayısal bir azalma sonucuna ulaştığına dikkat çekti. Raporda, işkence ve kötü muamelenin ayrı ayrı tasnif edildiğini söyleyen Öndül, işkence ve kötü muamelenin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Öndül, işkence uygulamalarının rapora münferit olaylar şeklinde girmesini de eleştirerek, Türkiye'de işkencenin yaygın ve sistematik olduğunu belirtti. Öndül, rapordaki münferit değerlendirmesinin de işkence gerçeğini kabul etmek anlamına geldiğini söyleyerek, “Resmi ağızların yıllardır 'işkencenin münferit olaylar olduğu' değerlendirmesi Türkiye'de onbinlerce insanın işkence gördüğü gerçeğinin altında kalıyor” dedi.

"İşkenceciye cezasızlık politikası uygulanıyor"

İşkence konusunda bir cezasızlık politikasının hüküm sürdüğünü öne süren Öndül, İHD'nin 22 yıllık çalışmalarında onbinlerce insanın işkence gördüğünü raporlaştırmasına rağmen, bu konuda ceza almış kamu görevlisinin olmadığına dikkat çekti. Öndül, işkence olaylarında uygulanan yöntemlerin işkence vakalarının karşılaşıldığı tüm yerlerde benzerlik taşıdığına dikkat çekerek, örneklerin işkence yöntemlerinin öğretildiği ve heryerde sistematik olarak uygulandığı sonucunu ortaya koyduğunu vurguladı. Öndül, işkencede “cezasızlık politikasının” uygulandığını kaydetti.İşkence yapanlar cezasız kalıyor

"Resmi kurumlara güvenilmiyor"

Başbakanlığa bağlı toplam 931 il ve ilçe kuruluna yapılan toplam başvurunun, İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi'ne yapılan başvuruların bile gerisinde kaldığını belirten Öndül, işkence ve ve kötü muamele gören insanların, resmi kurumlara olan güvensizliği ortaya serdiğini dile getirdi.

Her şeye rağmen devlet içindeki resmi kurumların insan hakları ihlalleri konusunda çalışmalarda bulunmasını olumlu değerlendirdiklerini belirten Öndül, değerlendirmeler farklı olsa da işkence gerçeğinin devlet kurumları tarafından raporlaştırılmasının önemli olduğunu belirtti.

İHD Genel Başkanı Öndül, kamu görevlisi polislerin çalışma koşullarında sorunlar yaşanabileceğini ancak işkencenin gerçek nedeninin asla bu olamayacağına dikkat çekti. 300-500 vakadan ancak bir kaçının çalışma koşullarından kaynaklanabileceğini belirten Öndül, münferit vakalar olmakla birlikte meselenin daha derinlikli olduğunu söyledi.

Öndül, “Esasa bakıldığında devlet, işkence yapan kamu görevlilerine karşı önleyici, yasal tedbirler anlamında ne yapıyor? Yargı, işkence yapan kamu görevlilerine karşı nasıl bir muamele yapıyor? Devlet, eğitsel tedbirleri hayat geçiriyor mu?” diyerek, devletin bu konuda üzerine düşeni yapmadığını kaydetti.

İşkence gizli merkezlerde, sokakta

Polisin, 2003 yılından bu yana, resmi gözaltı merkezlerinin dışında işkence yaptığını söyleyen Öndül, işkencenin dışarı taşındığını belirtti. Giderek bu pratiğin yaygınlık kazandığını ileri süren Öndül, işkence görenlerin anlatımlarından edindikleri verilere göre; bir garajda, bir otomobilde, kent dışındaki boş arazilerde veya bir iş yerinde işkencenin sürdüğünü belirtti.

Gözaltı süresinin 2003 yılında 4 güne indirilmesi ve avukatla görüşme olanağından yararlandırılmasından itibaren benzer uygulamaların arttığını belirten Öndül, ağır iz bırakan işkence vakalarının yani falaka, askı ve elektrik gibi işkence yöntemlerinin terk edildiğini ancak işkencenin 36 değişik yönteminin hala uygulandığını belirtti.

Özgür Radyo


YazdırYazdır | kEditor | 03.07.2008, 12:47:00


  

İlgili haberler


 Yukarı çık