kEditor - Haberler / Politika / Ayna: Ergenekon çekidüzen verme operasyonudur

http://www.keditor.com/haber_2184.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Ayna: Ergenekon çekidüzen verme operasyonudur


Ayna: Ergenekon çekidüzen verme operasyonudur Meclis grup toplantısında konuşan Demokratik Toplum Partisi (DTP) Eşbaşkanı Emine Ayna, Ergenekon soruşturmasının ‘derin devlete’ çekin düzen verme operasyonu olarak tanımladı.


Operasyon kapsamında tutuklanan 11 kişinin değişik rütbelerdeki emekli ordu görevlileri olduğuna dikkat çeken Ayna, "Bu kadar asker kökenli isimlerin ön plana çıkması, Türkiye'deki hukuk dışı örgütlenmelerin, çeteleşmenin devlet içindeki mekanizmalardan beslendiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir" dedi. Kürt sorunu çözülmediği, çatışmalar durmadığı sürece devlet içi derin örgütlenmelerin devam edeceğine işaret eden Ayna, Kürt sorununda askeri ve imha yöntemine dayanan yeni bir konseptin hayata geçirilmeye çalışıldığını, demokrasi güçlerinin bu süreçte üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi çağrısında bulundu.

DTP Eş Başkanı Emine Ayna meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada son dönemlerde Türkiye'de tartışılan parti kapatma davaları, Ergenekon soruşturması, bölgedeki operasyonlar ve buna bağlı olarak yaşanan çatışmalar ile basında yer alan 'darbe girişimleri' ile ilgili konuları değerlendirdi. Yaşanan olayların akıllara 'Türkiye demokrasi ve özgürlükler ülkesine mi dönüşecek? Yoksa otoriter-milliyetçi bir anlayışa mı teslim olacak?' sorusunu getirdiğini kaydeden Ayna, "Yaşanan iktidar çatışmasına bakıldığında bu çatışmanın taraflarının kendi otoriter-milliyetçi anlayışlarını hakim kılmaya çalıştıkları görülecektir. Yani bu iktidar savaşının kazananı kesinlikle Türkiye'de yaşayan halklar olmayacaktır. Bu savaş demokrasi ve özgürlük savaşı ya da sivil demokratik siyaset adına yürütülen bir mücadele değildir" şeklinde konuştu. Ayna, demokrasi güçleri olarak bu süreçte ortak bir cephe oluşturdukları taktirde demokrasi, özgürlükler, adalet, barış ve temel insan haklarını egemen hale getirebileceklerini belirterek, ülkeyi içinde bulunduğu bu krizden çıkarabileceklerini söyledi.

"Nereden besleniyorlar?"

Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan isimlere dikkat çeken Ayna, "Tutuklananların 11'ini değişik rütbelerdeki emekli ordu görevlileri oluşturuyor. Bu kadar asker kökenli isimlerin ön plana çıkması, Türkiye'deki hukuk dışı örgütlenmelerin, çeteleşmenin devlet içindeki mekanizmalardan beslendiğini göstermesi açısından dikkat çekicidir. Sadece devletten mi? Siyaset kurumundan da destek gördükleri tartışma götürmez bir gerçektir" diye konuştu.

Kürtlerin yıllardır bu kontrgerilla faaliyetlerinin hedefi olduğunu, Musa Anterler, Vedat Aydınlar, Mehmet Sincarların bu güçlerce katledildiğine dikkat çeken Ayna, şunları kaydetti: "Binlerce faili meçhul cinayet işlendi, Kürt işadamları 'bin operasyon' adı altında dönemin Başbakanı Tansu Çiller'in sorumluluğu ve bilgisi dahilinde katledildi. Sadece Kürtler değil, bu ülkenin aydınları, yazarları, insan hakları savunucuları karanlık güçlerin hedefi oldu, vuruldu. Daha bundan bir yıl önce gazeteci, değerli dostumuz Hrant Dink katledildi. Geçen hafta 15'inci yıl dönümünde andığımız 33 aydınımızı Sivas'ta katledenler de aynı güçlerdi. Sakarya'da bundan iki ay önce yaşanan katliam girişimi de aynı güçlerin organizasyonuydu. Yarın nerede ve kime karşı nasıl bir saldırının gerçekleştirileceğini bilmiyoruz. Çünkü bu ülkede kontrgerilla örgütlenmesi halen devam ediyor. Hiçbir zaman bu örgütlenmeler tasfiye edilmedi. 1990'da Hizbullah'tı, sonra Susurluk oldu. Dün Şemdinli'ydi bugün Ergenekon. Yarın farklı bir isimle karşımıza çıkabilirler. Bu nedenle ortaya çıkan çetelerden ziyade bu çeteleri üreten sistemi iyi görmek gerekiyor" şeklinde konuştu.

"Siyasi iktidara yaptırılan mıntıka temizliğidir"

Bu ülkede Kürt sorunu çözülmediği, çatışmalar durmadığı sürece devlet içi derin örgütlenmelerin devam edeceğini kaydeden Ayna, "AKP'nin kendine yontmaya çalıştığı bu operasyon Genelkurmay'ın bilgisi, izni, onayı ve desteğiyle gerçekleşmiştir. Ordu yönetiminin onayı olmadan AKP'nin özellikle de kapanma riskiyle karşı karşıya kaldığı bir süreçte böylesi bir operasyonun altına imza atması imkansızdır. En bariz örneği Şemdinli'dir. Dolayısıyla siyasal iktidara burada yaptırılan bir mıntıka temizliğidir" dedi. Darbecilerin tasfiye edilmediğini, Türkiye'nin de geçmişiyle yüzleşmediğini dile getiren Ayna, bir kaç hafta önce deşifre olan Genelkurmay'ın 'toplumu biçimlendirme', AKP'nin de Kürtleri izolasyon altına alma planının, çok açık bir şekilde Türkiye'nin geleneksel kodlarının yerli yerinde durduğunu, Genelkurmayın ve AKP'nin planları incelendiğinde Ergenekon davasında gözaltına alınanların yaptığı iddia edilen şeylerin yapılacağının görüldüğünü ifade etti.

"AKP ve Genelkurmay'ın ittiakı"

Kürtlerin dilinin, kimliğinin ve kültürünün inkarına dayanan devletin ölme ve öldürme politikasının hâlâ sürdüğüne işaret eden Ayna, AKP'nin Kürt sorunu üzerinden Genelkurmay'la kurduğu ittifaka bakıldığında Hükümetin darbe zihniyetiyle uzak değil oldukça yakın mesafede olduğunun görüleceğinin altını çizdi. Ayna, aslında konunun darbe yapılıp yapılmamasının değil hükümetin konuyu darbe tartışmalarına odaklayarak, darbe karşıtlığını AKP'ye bir siyasal destek haline dönüştürmek istemesi olduğunu söyledi. Darbeye teşebbüs edenlerin gözaltına alındığını, yargı önüne çıkartıldığını ama asıl darbecilerin halen aramızda gezmeye, dokunulmaz kalmaya devam ettiğine dikkat çeken Ayna, "Eğer 12 Martların, 12 Eylüllerin hesabı sorulsaydı bugün bunlar yaşanmazdı" dedi. Bu ülkede bir Cumhurbaşkanı'nın ölümü üzerindeki kuşkular halen giderilememişken, kalkıp "Çetelerin üzerine gidiyoruz" demenin gerçekleri ters yüz etmek, halkı kandırmak olduğunu belirten Ayna, "Bir yandan 'darbecileri tutukluyoruz' diyerek hukuk dışı uygulamalarını örnekleyeceksin, diğer yandan da Hakkari'de iki çobanın öldürülmesini 'terörist öldürdüler' diyerek meşrulaştıracaksın. Bu uygulama bahsi geçen kişilerin ve daha öncekilerin 80 yıllık Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kökleşmiş uygulamasıdır" dedi.

"Yeni bir konsept"


Bu operasyonla Kürt sorununun askeri şiddet politikalarıyla bastırmaya dönük yeni bir konsepti geliştirdiğine vurgu yapan Ayna, "Ayak bağı olan unsurları kontrol altına alan güçlerin, asıl enerjisini Kürt sorununu ezme ve demokratik Kürt muhalefetini bastırma yolunda kullanmaya hazırlandığı anlaşılıyor. Ergenekon operasyonunun arkasında Türkiye'nin İran ve Ortadoğu'da daha etkili kullanılır hale getirilmesi rolü de yatıyor. Yakın bir süreçte İran'a olası bir İsrail ya da ABD müdahalesi durumunda Türkiye'ye daha etkin bir rol verilmesi gündeme gelecek. Dolayısıyla burada Kürtler üzerinden yine bir pazarlığın yürütüldüğü, yeni konsept ve ittifak oluşturulmaya çalışıldığı ortaya çıkıyor" diye konuştu.

"İnfazlar devam ediyor"

Dersim, Hakkari, Şırnak ve Van'da yaşanan sivil infazlar, batı illerinde Kürt işçilerine yönelik linç girişimi ve DTP üzerindeki baskılara değinen Ayna, "Demokratik dilekçe hakkını kullandıkları gerekçesiyle insanlarımız gözaltına alınıp, tutuklanıyor. Kürtçe konuşma, Kürtçe müzik dinleme, Kürtçe gazete ve yayın bulundurma gözaltı, soruşturma ve yargılama konusu oluyor. Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, İHD Diyarbakır Şubesi'nin, cezaevlerinde Kürtçe konuşmanın engellenmesine ilişkin yaptığı başvuruya, 'Hükümlü veya yakınının Türkçe bilmediği ispatlanması halinde başka bir dille konuşmasına izin verilir' yanıtını veriyor. Yani Kürtçe konuşmaya Türkçe şartı getiriliyor. İşte bir yönüyle Ergenekon'u bu zihniyette de aramak gerekiyor" şeklinde konuştu.

Gelecek Gazetesi'nin kapatılması gerekçesine değinen Ayna, şunları belirtti: "Geçen hafta 'Gelecek' adlı gazetenin yayını bir ay süreyle durdurulmuştu. Savcılığın skandal nitelikte bir gerekçeyle bu gazeteyi kapattığı ortaya çıktı. Gerekçede Eski DEP Milletvekili Orhan Doğan'ı "terörist" olarak gösteren savcılık, gazetede yayınlanan Doğan için yapılan anma törenini de kapatma gerekçesi saydı. Şimdi soruyoruz: Kendisini özgürlük ve demokrasi mücadelesine adamış, barışı hiç dilinden düşürmeyen değerli insan Orhan Doğan'ı 'terörist' olarak gören, gösteren zihniyeti Ergenekon zihniyetinden ayrı düşünebilir miyiz? Genelkurmay'ın 'Bölge halkını rahatsız eden eylem planı' ile AKP'nin, Kürtleri siyasal, sosyal, kültürel anlamda izolasyon altına almayı hedefleyen eylem planını Ergenekon'dan farklı görebilir miyiz?" dedi.

"Ergenekon, Türkiyenin geçmişi ile yüzleşmesi için bir fırsat"

Ergenekon'un aslında ciddi bir fırsat yarattığını, bu fırsatın iyi değerlendirilmesi durumunda Türkiye'nin geçmişiyle yüzleşebileceğine vurgu yapan Ayna, "Gerçek bir sivilleşme ve demokratikleşme mücadelesi Kürt sorununun çözümünden geçer. Geçmişle yüzleşmek, karanlık dönemleri aydınlatmak, sorumluları yargı önüne çıkartarak hesap sormakla ancak gerçek bir demokratikleşme süreci başlayabilir" diye konuştu. Neden hala anayasanın değişmediğini soran Ayna, "Eğer gerçek bir demokrasi sınavı verilmek isteniyorsa anayasa değişmelidir. Demokratik, sivil, eşit ve özgürlükçü bir anayasa ancak Türkiye'yi demokratikleştirir. Bunun adımları atılmadıkça kimse bizi bu ve benzeri olayları bir demokratikleşme hareketi olduğuna inandıramaz" şeklinde konuştu.

ANF

YazdırYazdır | kEditor | 08.07.2008, 14:39:00


  

İlgili haberler

İlgili Yazılar
Perinçek Balonu - (Makale)


 Yukarı çık