AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

Tüm faili meçhuller aydınlatılmalı


Veli Küçük’ün görev yaptığı Adapazarı-İzmit-Sapanca üçgeninde eşi öldürülen DTP’li Pervin Buldan Evrensel'e konuştu.

Ergenekon iddianamesinin açıklamasından sonra Türkiye’deki ‘failli meçhul cinayetler’ bir kez daha gündeme geldi. Kamuoyunda ‘şeytan üçgeni’ olarak bilinen Adapazarı- İzmit- Sapanca üçgeninde öldürülen Kürt işadamları ve diğer binlerce ‘faili meçhulü’

Ergenekon iddianamesi tekrar gündeme getirdi.
Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in, “PKK’ya yardım eden işadamlarının ve sanatçıların listesi elimizde, bunlardan hesap soracağız” sözlerinin ardından, Kürt işadamlarına yönelik olarak suikastler başlamış ve Savaş Buldan da bu dönemde öldürülmüştü. Buldan, Kocaeli İl Jandarma Alay Komutanlığı görevini Veli Küçük’ün yürüttüğü dönemde, Adapazarı- İzmit- Sapanca üçgeninde öldürülen işadamları arasındaydı. Kürt işadamı Savaş Buldan’ın eşi ve DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan, “Ergenekon’dan sonuç alınmak isteniyorsa, Susurluk dönemine de gidilmesi gerekir ve irdelenmesi gerekir” dedi.

Çiller ve Ağar yargılanmalı

Gazetemizin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Pervin Buldan, ‘90-’95 yılları arası dönemin, failli meçhul cinayetlerin en yoğun gerçekleştiği dönem olduğuna vurgu yaptı.

1991 yılında Vedat Aydın’ın öldürülmesi ile Türkiye’de siyasi cinayetlerin döneminin başladığını belirten Buldan, “Yaşanan bu olaylardan birinci dereceden sorumlu olan insanlar Susurluk kazası ile birlikte ortaya çıkmışlardır. Bu Ergenekonla birlikte belki gündeme tekrar geldi. Aslında bunlar yıllar önce ortada bilinen şeylerdi. Bizler kayıp yakınları olarak yaptığımız mücadele ve yürüttüğümüz bütün etkinliklerde bunu dile getirmeye çalıştık. Susurluk’la birlikte ortaya çıkan bir çeteleşme olgusu gerçek anlamda sorgulansaydı, belki bugün Ergenekon yaşanmayacaktı” dedi.

Yapılan Ergenekon operasyonunu anlamlı bulduklarını dile getiren Buldan, “Ergenekon’dan sonuç alınmak isteniyorsa, Susurluk dönemine de gidilmesi gerekir ve irdelenmesi gerekir. Mehmet Ağar ve Tansu Çiller’in de aralarında olduğu o dönemin sanıkları yargılanmadan Ergenekon’dan sonuç alınacağını düşünmüyorum” diye konuştu. Buldan, Susurluk döneminde kurulan komisyona bilgi veren insanlar olduğunu hatırlatarak şöyle devam etti: “Mehmet Ağar ile Tansu Çiller dönemi var. Kürt işadamları ile birlikte benim eşimin de içinde olduğu cinayetler var. Bu insanların bu dönemde yaşanan on binlerce mahsum insan öldürüldü. Bunlarda birinci derece parmağı olan Tansu Çiller’in, yargılanması gerekir. Eğer yargılanmazsa Ergenekon’dan sonuç alınamayacağını düşünüyorum. Veli Küçük, Osman Gürbüz bunlar birbiri ile bağlantılıdır. Bunlarla hesaplaşmadan olmaz. O dönemin sanıklarının çok bilgisi var. O dönemde muhalif insanları, Kürt yurtseverlerini yok etmek için bunlar ellerinden geleni yaptılar. Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyenleri, Kürt sorunun demokratik çözümünü isteyen insanları failli meçhulle yok ettiler. On binlerce insandan bahsediyorum. Birkaç kişiden bahsetmiyorum. Sadece Savaş Buldan’ın olayı olarak bakmayacağız. Veli Küçük olayına, adının geçtiği bütün cinayet iddialarıyla birlikte bakılmalı. Ağar “Devlet için bin operasyon yaptım’ demiştir. Bunun içinde Susurluk’a mutlaka el atılması gerekir:”

Tansu Çiller konuşmuş ve Kürt işadamları öldürülmüştü

1993 yılında Başbakan olan Tansu Çiller 4 Kasım’da İstanbul’da Holiday Inn Oteli’nde ellerinde PKK’ya haraç veren işadamlarının ve sanatçıların listesi olduğunu açıklayarak, “ “Onlardan hesap soracağız” demesi ile Kürt işadamları öldürülmeye başlanmıştı.
Açıklamadan iki ay sonra Kürt işadamı Behçet Cantürk şoförüyle birlikte evine giderken kaçırıldı ve cesetleri ertesi gün Sapanca yolunda bulundu.
Cinayetten sonra Cantürk’ün avukatı Yusuf Ekinci, Ankara’da kaçırıldı ve cesedi de iki gün sonra Konya yoluna atıldı.
Fevzi Aslan ve yeğeni Şahin Aslan ise, İstanbul Şehremini’nde bir kahvede otururken polis olduklarını söyleyen dört kişi tarafından gözaltına alındı. Fevzi ve yeğeninin cesetleri ertesi gün Hendek’te bulundu.
Bu cinayettin üzerinden iki ay geçtiğinde Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Hakkarili Namık Erdoğan kaçırıldı. Erdoğan’ın cesedi Ankara-Kırıkkale yolunda üç gün sonra bulundu. DTP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan’ın eşi Savaş Buldan 2 Haziran 1994 günü İstanbul’da bulunan Yeşilyurt Çınar Oteli’nde arkadaşları Adnan Yıldırım ve Hacı Karay ile kaçırıldı. Cesetleri iki gün sonra ölüm üçgeni olarak anılan Bolu’nun Yığılca ilçesi yakınlarında bulundu.

Evrensel

YazdırYazdır | gulbahar | 17.07.2008, 14:45:00


  

Okuyucu değerlendirmesi