kEditor - Haberler / Politika / Modern soykırım: Kaçak göç trafiği

http://www.keditor.com/haber_2269.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Modern soykırım: Kaçak göç trafiği


14 Temmuzda, İtalya açıklarında batan teknede 3 ölü, 10 kayıp yaşanırken, aynı gün aynı yerde bir başka teknede 350 göçmen tespit edildi. Aynı hafta içinde İspanya'ya gelmeye çalışan göçmenlerden 33'ü boğularak öldü. Zapetero, ‘dayanılmaz bir trajedi’ dedi. Dünyanın yüzde 2’si, zenginliğin yarısına sahip.

Dünya nüfusunun sadece yüzde 20’si gezegendeki zenginliğin yüzde 80’inden faydalanırken, açlık, etnik çatışmalar, işsizlik ve dini çatışmalardan dolayı batılı ülkelere yaptığı göç sırasında her yıl binlerce göçmen sularda boğuluyor veya sınırlar arasında sıkışıp kalıyor. Göçmenler sorunlarına teknik değil insani bir çözüm istiyor.

14 Temmuz’da İtalya açıklarında göçmenleri taşıyan bir geminin batması sonucu 3 göçmen yaşamını yitirdi, 10’u da kayboldu. Olay Lampedusa Adası’nın 30 km kadar güneydoğu açıklarında 70’i aşkın göçmeni taşıyan geminin batmasıyla yaşandı. Aynı gün aynı yerde 350 göçmeni taşıyan başka bir gemi tespit edildi.

11 Temmuz günü İspanya’nın güneyindeki Kanarya Adaları kıyılarında göçmenleri taşıyan tekneden 4 ceset çıkarıldı. 11 Temmuz’a kadar bir haftalık süre içinde Kuzey Afrika kıyılarından İspanya’ya gelmeye çalışırken yolda ölen göçmenlerin sayısı sadece 33’ü buldu.

Ülkenin güneyindeki Almeria açıklarına 10 Temmuz günü tekneyle ulaşan kaçak göçmenlerden 15’i yolda ölmüştü. Tekneden iki ceset çıkarılmış, 9’u çocuk ölen diğer 13 kişi yolculuk sırasında denize atılmıştı. Kurtarılan 33 kişinin hastaneye kaldırıldığı açıklanmıştı.

Dayanılmaz gözmen trajedisi

7 Temmuz günü kaçak göçmenlerle dolu bir gemi Motril açıklarında azgın dalgalara kapıldı. İlk yardım ekipleri 23 kişiyi canlı kurtarabildi, 14 kişi de kayıplara karıştı.

İspanya Başbakanı José Luis Rodríguez Zapatero, göçmenlerin dramı için ‘dayanılmaz bir trajedi’ ifadesini kullandı. Senegal gazetesi Wal Facri, ‘Hiç abartı yapmadan yavaş yavaş bir soykırıma dönüşen bu sessiz katliamı durdurmanın zamanıdır’ çağrısını yaptı. Gazete bu olguyu Avrupa ülkelerinin provoke ettiğini söylüyor: “Vize elde etme koşulları ağırlaştırıldığında, sadece bu bile kaçak göçü teşvik ediyor. Kaçaklar konsolosluk ve büyükelçiliklere gitmenin zaman kaybı olduğunu kendilerine söylüyor”.

Gazete, Avrupa’nın ve genel olarak batının zenginliğin çoğunluğunu dünyanın diğer yerlerinden izole etmeye devam edemeyeceğini kaydederek, zenginliğin dağılımındaki adaletsizliğe dikkat çekiyor.

İnsani çözüme ihtiyaç var

Wal Facri, “Dünya nüfusunun sadece yüzde 20’sinin gezegendeki zenginliğin yüzde 80’inin yönetmesini normal buluyormusunuz?” diye sorarak kalkınma ekonomisi üzerine yapılan küresel bir araştırmaya işaret ediyor: “Dünyadaki en zengin yetişkinlerin yüzde 2’si dünya zenginliğinin yarısını elinde bulunduruyor.

Yollarda tükenen, ağır insan hakları ihlallerine maruz kalan, insan tacirlerinin tuzağına düşen, sulara kapılarak boğulan, sınırlar arasında sıkışıp kalan göçmen dramına son vermek için güneyden yaşlı kıtaya doğru farklı kanalların açılması gerekiyor. Bu yüzden özellikle Avrupa Birliği’nin, göçmenleri dışlayan değil, yeni bir vizyon ve program içeren politika sahibi olması gerekiyor. Avrupa ülkelerinin göç sorununu kriminalleştirmesi sorunu daha da katmerleştiriyor. Bu durumda tıpkı Wal Fecri gazetesinin dediği gibi göçmen dramının son bulması için teknik değil, etik ve insani çözümlere ihtiyaç var.

ANF

YazdırYazdır | gulbahar | 23.07.2008, 15:26:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

 Yukarı çık