Güler: Dink'i "iyi niyet ve nezaketle uyardık"
İstanbul Valisi Muammer Güler, Hrant Dink’in Valiliğe çağrılarak tehdit edildiği görüşme için, “iyi niyetle ve nezaketle uyardık” diyor. Ancak, Güler’in görüşmeyi anlattığı sözleri bile açık açık tehdit içeriyor. Güler’in komisyona bilgi verirken kullandığı “devletin böyle tehdit etmeyeceği, yapsaydı başka türlü yapmış olacağı” sözü de son derece dikkat çekici.
İstanbul Vali Yardımcısı Ergün Güngör’ün iki istihbaratçının katılımıyla Hrant Dink ile valilikte yaptığı görüşmede, Dink’e önce, Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğunu anlatan köşe yazılarının siyasal ortamı gerdiği söylendi. Söz konusu yazılardan hem Ermeni cemaatinin hem de başkalarının etkilendiği söylenerek, toplumu kışkırttığı ima edildi. Sonra da Genelkurmay’ın “Sabiha Gökçen Türk’tür” açıklaması hatırlatıldı. Tüm bu hatırlatma, uyarı ve imalara rağmen Vali Güler’e göre, söz konusu görüşme iyi niyetli, hiçbir tehdit içermiyor ve nezaket kurallarına uyulmuş.
Meclis İnsan Hakları Komisyonu bünyesinde oluşturulan Hrant Dink Suikastını Araştırma Alt Komisyonu, cinayetten yaklaşık 1 yıl sonra 3 Ocak 2008 tarihinde İstanbul Valiliği’ne giderek Vali Muammer Güler ve Vali Yardımcısı Ergün Güngör ile görüşmüştü. Görüşmeye ilişkin bilgiler alt komisyonun hazırladığı raporda yer aldı.
Raporda iki görüşme yer aldı.
Anlatımlara göre, Güler ve Güngör, söz konusu görüşmeyi doğruladı. Ancak görüşmenin gerçekleştiği güne ilişkin tarih farklılığı yer aldı. Vali Yardımcısı Güngör, komisyona görüşmenin 6 Şubat 2004 tarihinde gerçekleştiğini söyledi. Ancak daha sonra komisyonun isteği üzerine, 22 Mart 2008 tarihinde gönderilen belgede ise görüşme günü 24 Şubat olarak yer aldı.
Görüşmede Genelkurmay'ın açıklamasıda yer almış
İstanbul Valisi Muammer Güler, Dink’in Sabiha Gökçen’in Ermeni olduğunu anlatan yazıları üzerine Valiliğe çağrıldığını belirtti. Komisyonun raporunda yer alan Vali Güler’in iddialarına göre, görüşmenin içeriği şöyle:
“Fırat’ın Sabiha Gökçen hakkında çıkan yazılarının olduğunu, esasen bu yazının gerginlik çıkarttığını, bu konuda Genel Kurmayın bile 22 Şubat tarihli bir açıklamasının var olduğunu, patrikhanenin bu yazıdan sonra tehditler almaya başladığını, İstanbul’da koruma önlemi alınabilecek 500’e yakın Ermeni kişi ve kuruluşunun var olduğunu ve koruma olacaksa bunların hepsine olması gerektiğini, Dink’in yazılarından sonra yazılanlardan ermeni cemaatinin de etkilendiğinden akıllarına kendisiyle konuşmak geldiğini ve kendisine yazdıklarının belgeye dayanması gerektiğini belirtelim dediklerini, 2004 yılında azınlık işlerine bakan Vali Yardımcısı olan Ergün Güngör’ ün Fırat DİNK’ i çağırıp iyi niyetle ve nezaket kuralları çerçevesinde uyarılmak istendiğini, Dink’in, o toplantıda Sabiha Gökçen hakkında yazdıklarının Ermenistan’da gerçekleşen bir röportajdan aldığını söylediğini ve röportajın bir örneğini de kendilerine verdiğini…”
Vali,"Devlet tehid etmez öldürür" mü demek istedi
Tüm uyarı ve imalara rağmen Dink’in tehdit edilmediğini öne süren İstanbul Valisinin, bu iddiasını ispat ederken kullandığı kanıt ise son derece dikkat çekici. Güler, “devlet böyle tehdit etmez, yapsaydı başka türlü yapardı” dedi. Güler’in söz konusu ifadesi raporda şöyle yer aldı: “Vali Yardımcısı ve bir Emniyet bir de MİT görevlisinin Fırat DİNK ile konuşmalarının olduğunu, devletin böyle tehdit etmeyeceğini, yapsaydı başka türlü yapmış olacağını, DİNK’in avukatlarının olayı suiistimal etmekte olduklarını…”
Güler'e göre avukatların 301 hesabı varmiş.
İstanbul Valisi Muammer Güler, Komisyona suikastla ilgili bilgi ve yorumlarını aktarırken, sık sık avukatları suçladı. Devletin bazı kurumlarının yıpratılmak istendiğini öne süren Vali Güler, Dink ailesinin avukatlarını suiistimallerde bulunduğunu iddia etti. Ayrıca avukatların, TCK’nın 301. maddesi ile bazı ‘hesapları’ olduğunu söyledi. Ancak bu hesapların neler olduğu konusuna bir açıklık getirmedi.
Bir yıl sonra bile aynı yalanı sürdürdü.
İstanbul Valisi Muammer Güler, Dink cinayetinin organize ve planlı bir politik cinayet olduğunu gösteren bilgi ve belgelere rağmen, olayın “basit bir olay” olduğu yönündeki iddiasını sürdürdü. Suikastın üzerinden 24 saat geçmeden, “birkaç gencin işlediği cinayet” açıklamasını yapan Vali Güler, komisyona verdiği bilgide de aynı iddiasını devam ettirdi ve “olaydan sonra faillerin tüm delillerle birlikte hemen yakalanmış olduğunu ve bunun bir başarı olduğunu, olayı ilk duyduğunda aklına Hablemitoğlu cinayetinin geldiğini, ilk önce profesyonel bir cinayet dediğini ama hemen daha sonra cinayetin profesyonel bir iş değil de basit bir olay olduğunu” söyledi.
Kaynak: ANF
Yazdır | garip | 26.07.2008, 13:00:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|