
Vicdani Retçiler platform kuruyor
Vicdani retçiler, siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, kadın, kültür, insan hakları aktivistlerini de çalışmalarına katabilmek için, Vicdani Red Platformu kurma kararı aldı. Platform, Cumartesi günü düzenlenecek basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulacak.
Geçtiğimiz günlerde vicdani retçi Mehmet Tarhan'a 25 ay hapis cezasının verilmesiyle yeniden gündeme oturan vicdani ret hakkı üzerindeki baskılar giderek artarken, vicdani retçiler bu kez militarizme karşı Türkiye genelinde bir platform oluşturmak için çalışmalara başladı.
Türkiye'de 1990'lı yıllar da Vedat Zencir'le başlayan Osman Murat Ülke ile devam eden ve Mehmet Tarhan ile bir muamaya dönüşen vicdani ret tüm baskılarak rağmen giderek yayılıyor. Bugüne kadar vicdani ret kararını açıklayan ve bu konuyu kaleme alanlara ceza yağdırılırken, harekete geçen vicdani retçiler ise baskılara karşı Türkiye genelinde bir platform oluşturmaya hazırlanıyor.
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Vicdani Ret Komisyonu öncülüğünde çalışmaları başlatılan ve siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, kadın örgütleri, kültür kurumları, insan haklarıörgütleri ve vicdani retçilerden oluşacak olan platform ile aynı zamanda Türkiye genelinde vicdani ret çalışmaları yürütmesi amaçlanıyor. Konu hakkında bilgi veren Vicdani Red Platform Girişim Sözcüsü vicdani retçi Halil Savda, 'Vicdani retçilere uygulanan ömür boyu hapis cezası yada firari duruma sokarak 'sivil-medeni ölü' haline getirilmesine karşı örgütlenmeye karar verdik. Bu işkenceye sessiz kalınamaz' diyerek vicdani reddin yasaklanmasının tüm kamuoyunun sorunu olduğuna dikkat çekti.
Vicdani retçilerin yıllardır Türkiye'de çalışmalarını büyük bir zorluk ve baskı altında yürütmeye çalıştıklarını hatırlatan Savda, bugüne kadar sivil toplum kuruluşlarını kendilerine destek vermemekle eleştirdi. Vicdani ret ve retçilere sahip çıkılması gerektiğine dikkat çeken Savda, sözlerini söyle sürdürdü: 'Bugüne destek verilmede yaşanan yetersizlikleri kuracağımız platform çatısı altında gidermeye çalışıcağız. Özellikle savaşın durması için çaba yürüten kurumların vicdani ret hakkının desteklemesi gerekiyor. Bugüne kadar temel insan hakkı olan bu alana verilen destekler hep parçalı kaldı. Vicdani retçiler kendi çabalarıyla mücadelelerini yürüttüler. Türkiye'de vicdani retlere uyğulanan ömür boyu hapis, kışla ve firar kısır döngüsü insan hakları ihlali olmanın da ötesinde ağır bir işkencedir. AİHM bu durumu 'sivil medeni ölüm' olarak tanımlamıştır.'
Kuracakları platformun uluslararası vicdani ret tanımı çerçevesinde bir araya geleceğine işaret eden Savda, platformu oluşturacak kurum, kuruluş ve partilerle önemli tartışmalar yürüttüklerini söyledi. Platformlarının genel kapsam ve çerçevesinin netleştiğini dile getiren Savda devamla şunları belirtti: 'Bugüne kadar sessiz kalındı ama bundan sonra artın baskılara sessiz kalınamazdı ve bu nedenle platform oluşturmaya karar verdik. Siyasi partler ve sivil toplum kuruluşları ile demokratik kitle örgütleri bu işkenceye dur demek için bir araya geliyoruz. Söz konusu ağır işkence durumun sona ermesi ve vicdani ret hakkının tanınması için hareket edeceğiz. Zaten platformumumuz temel görevlerinden biride budur. Çünkü savaşan militer güçlerle yüzleşmenin önemli konuları başında vicdani ret eylemi geliyor. Savaş kültüründen barış kültürüne, otoriter yapı zihniyetinden özgürlükçü yapı zihniyetine evrilmemiz ancak birlik olmakla sağlanabilir.'
Platformun kapsam ve çerçevesine bir sınır koymadıkların dile getiren Savda, platformun henüz tam oluşturulmadığını belirterek görüşmelerinin sürdüğünü sözlerine ekledi. Olağan üstü bir gelişme olmadığı taktirde bir kaç gün içinde Vicdani Ret Platformu'nun kuluşulun ilan edeceklerini de belirten Savda, herkesi platform çatısı altında militarizme hayır diyerek askere gitmeyi ret edenlerin haklarını savunmaya çağırdı.
Yazdır | 19.10.2006, 21:05:00
|
|
|
|
|