AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Kültür - Sanat

Munzur Festivali coşkuyla devam ediyor


Munzur Festivali coşkuyla devam ediyor 8. Munzur Kültür ve Doğa Festivali, etkinliklerle sürüyor. Festivale katılan Aydın, sanatçı, yazar, akademisyen ve siyasetçiler, Hayat TV'nin kapatılmasını protesto ederken, Roj TV'nin Almanya'da yasaklanmasını da kınadılar.


Festivalin ikinci gününde Dicle Fırat Kültür Merkezi Modern Dans Gurubu, Kürt destanı “Derweşê Evdî” isimli oyunu sahneledi. Kültür Sarayı’nda gösterimi yapılan oyun ilgiyle izlendi. Başka bir etkinlik ise Buket Aydın’ın yönettiği Dersimli bilge ozan “Frik Dede” ile ilgili belgeselin gösterimi oldu. Gençlik Kültür Merkezi’nde gerçekleşen etkinliğin yanı sıra önceki gün de GKM Tiyatro topluluğunun Munzur isimli oyunu sahnelendi.

Önceki akşam stadyum konserleri de devam etti. On binlerce kişinin katıldığı konserlere, yoğun ilgi vardı. Konser GKM Müzik gurubunun sahne almasıyla başladı. Çevre ilçelerden ve köylerden konser alanın yapıldığı yere insanlar akarken, sahne alan Erdal Bayrakoğlu, Agirê Jiyan ve Efkan Şeşen izleyenlere mutlu anlar yaşattı. Bayrakoğlu ve Şeşen, yaptıkları konuşmada Hayat Televizyonu’nun kapatılmasını protesto ederek bir an önce açılmasını talep etti. Konserde ayrıca “Hayat televizyonu, hayat açılsın” yazılı pankart asıldı.

Kadınlar, siyaseti tartıştı

8. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında önceki gün “Kadın, toplum ve siyaset” konulu panel gerçekleştirildi. Panelde Kürt ve Türk kadınlarının ortak sorunlar yaşadığı ve ortak bir mücadelenin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Belediye konferans salonunda gerçekleştirilen panele konuşmacı olarak yazar Nuray Sancar, DTP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, Halk Kültür Merkezi dönem sözcüsü Cihan Kaplan, Demokratik kadın hareketi sözcüsü Nurten Karataş ve Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç katıldı. Çok sayıda kişinin izlediği panelde ilk sözü alan Nuray Sancar, Tevrat’ta geniş yer bulan ve cennetten kovulan Lilit mitini anlatarak konuşmasına başladı. Lilit’in özgürlüğüne düşkün bir kadın olduğunu anlatan Sancar, Lilit’in kadın özgürlüğünün sembolü olduğunu belirterek “Günümüz Lilitlerine baktığımızda, Alevi kadınları Lilit’tir, Kürt kadınları Lilit’tir, emekçi kadınlar Lilit’tir. Türban takma zorunda bırakılan kadınlar Lilittir. Lilit hâlâ yaşıyor” dedi. Kürt ve Türk kadınlarının ortak sorundan kaynaklı problemler yaşadığına dikkat çeken Sancar, özellikle bölge kadınlarının her yünüyle tecrit ve ambargo altında tutulduğunu belirtti. AKP’nin kadınların özgür olduğu iddiasında olduğunu belirten Sancar; “Oysa en çok AKP iktidarında kadınlar büyük sorunlar yaşamışlardır” diye konuştu.

‘On binlerce Lilit var’

Cihan Kaplan ise, kadınların kapitalist sistemlerdeki konumuna, aile toplum, devlet ilişkisinden egemenlik, sömürü ve ezilme biçimlerine dikkat çekti. Kadınların sömürme sömürülme, ezme ve ezilme temelinde eşitsiz koşullarda varlığını sürdürdüğünü belirten Kaplan, kadınların kurtuluşunun ortak mücadeleye dayalı olması gerektiğini belirtti. Burjuva siyaset biçimlerini değerlendiren Kaplan, kadınların eşitlik ve sınıfsız bir dünya için mücadele etmeleri gerektiğini dile getirdi. Nurten Karataş da, kadın örgütlenmesi, kadın aile içindeki yeri, kadının siyasetle ilişkisi ve kadının demokrasi mücadelesi içindeki yerine dair kendi görüşlerini dile getirdi.

Sebahat Tuncel’de Dersim izlenimlerini anlatarak, Nuray Sancar’ın Lilit mitine atıfta bulundu. Bugün on binlerce eşitlik ve demokrasi Lilitlerinin olduğunu belirten Tuncel, “Kadınlar olarak bu sistemden hepimiz zarar görüyoruz” dedi. Kadınların kadın olma bilinciyle hareket etmeleri gerektiğini belirten Tuncel, dünya barışının sağlanması gerektiğine vurgu yaptı. Tuncel, Kürt kadınlarının özgürlük ve demokrasi mücadelesi içindeki yerine dikkat çekti.

Hayat TV ve Roj TV'ye destek

Kışla Meydanı'nda bir araya gelen ve aralarında aydın, sanatçı, yazar, sivil toplum örgütü, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcilerinin de bulunduğu kalabalık bir grup basın açıklaması yaptı. 'AKP elini hayatımdan çek', 'Sansüre inat, yaşasın hayat', 'Hayat halkındır, susturulamaz' şeklinde sloganların atıldığı açıklamada 'Halkın televizyonu hayat açılsın' , 'Bu hayat bizim', 'Hayat susturulamaz' yazılı pankart ve dövizler taşındı.

"Karar AKP'nin demokrat olmadığını gösteriyor"

Açıklamada konuşan Sanatçı Ferhat Tunç, özgür basın üzerindeki baskıları kınadıklarını belirterek, "Hayat'a yönelik baskılar AKP'nin son süreçte uyguladığı politikalardan bağımsız değildir. Bu yasağın özünde AKP'nin ülkede demokrat olmadığını gösteriyor. Hayat TV'yi karartarak gerçeği karartıyorlar. Geçtiğimiz günlerde Seyit Rıza'nın posterini indirdiler. Yıllarca Kürt sorununu inkar ettiler, ama bu gerçekliği ortadan kaldıramadılar. Hayat TV'nin kapatılmasını kınıyoruz. Bunu her yerde seslendirmeliyiz. Yoksa sansür devam eder. AKP bu ülkede düşünce ve ifade özgürlüğünü ortadan kaldırıyor. Bu da bunun göstergesidir" dedi.

"Gerçekleri yalnızca özgür basın dile getiriyor"

Bu topraklarda yaşananların sadece özgür basın tarafından dile getirildiğini ifade eden Dersim Belediye Başkanı Songül Erol Abdil de, "Özgür basın dışında olan ki bunlar için 'bir kesim medya' diyorum, bu halkın taleplerini ve yaşadıklarını görmüyor. Bunları sadece özgür basın görüyor. Fakat bundan kaynaklı olarak özgür basın hedef yapılıyor. Bunun bir örneğini Roj TV'de gördük. Gazetelerin kapatılmasında gördük ve şimdi de Hayat TV'nin kapatılmasında görüyoruz. Bu uygulamalar halkımız tarafından kabul görmeyecektir. Özgür basına sahip çıkacağız. Kendi adıma Hayat TV'nin kapatılmasını kınıyorum" şeklinde konuştu.

"Hayat ve Roj TV için mücadele edeceğiz"

Daha sonra konuşan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlyas Yılmazer, ülke satılırken bunu yalnızca Özgür Gündem ve Hayat TV'nin gördüğünü ve bunu dillendirdiğini ifade ederek, "İkisi de kapatıldı. Hayat TV kapatıldığı zaman içime kan damladı. Bu insanlığa yapılan saldırıdır. AKP hayatımızı karartamaz" dedi.

Almanya Sol Parti Milletvekili ve Sol Parti Kurucusu Hüseyin Kenan Aydın da Almanya'da sol rüzgarlardan bahsederek aynı rüzgarın Türkiye'de de esmesini istedi. Hayat TV'nin kapatılmasını daha öncede protesto ettiklerini kaydeden Aydın, "Bir kez daha protesto ediyorum. Kapatılmasının en büyük nedeni, halka gerçekleri yansıtmasıdır. Biz ayrıca Almanya'da Roj TV'nin yasaklanmasına ilişkin de soru önergesi verdik. Hayat TV için mücadele veriyoruz. Hem Roj TV hem de Hayat TV için mücadelemiz devam edecektir' şeklinde konuştu.

Hollanda İşçi Partisi Milletvekili Neşe Budak da konuyu Hollanda Meclisi'ne taşıdıklarında meclis üyelerinin bu karara güldüğünü ifade ederek, "AKP çek elini, karartma hayatı. Barıştan demokrasiden yana olan televizyonu nasıl kapatırsın" dedi.

"AKP ikiyüzlü"

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu 2. Başkanı Hıdır Temel da, Hayat TV'nin yanında olduklarını belirterek, kapatılma kararının AKP'nin ikiyüzlülüğünün ifadesi olduğunu söyledi.

Şair Hicri İzgören de "Gün, ne yas ne de bayram günüdür. Gün mücadele günüdür" dedi. Marmara Üniversitesi'nden Büşra Ersanlı da iktidarların kendilerinin alternatifi olan güçlerin sesini hemen kısmak istediklerini belirterek, "AKP'nin en ufak bir ifadeye yer vermemesi eksiklik olarak değerlendiriyorum. Hayat TV'nin kapatılmasını protesto ediyorum" diye konuştu.

Kaynaklar: Evrensel ve Gündem Online

YazdırYazdır | kEditor | 03.08.2008, 11:05:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler

Okuyucu değerlendirmesi