AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Dünya

ICAD: Alman Devleti’ni protesto ediyoruz


ICAD: Alman Devleti’ni protesto ediyoruz Kayıplara Karşı Uluslararası Komite (ICAD) Uluslararası Bürosu, yazılı bir açıklama yaparak Alman devletinin göçmenlere yönelik ırkçı ayrımcı politikalarını protesto etti.

“Alman Devleti’nin insan hakları ihlallerini protesto ediyoruz” başlıklı bir açıklama yayınlayan Kayıplara Karşı Uluslararası Komite (ICAD) Uluslararası Bürosu, ROJ TV’nin yasaklanması ve politik ilticacı Ömer Berber'in tutuklanmasına tepki gösterdi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi.

Alman Devleti’nin insan hakları ihlalleri devam ediyor. ROJ TV’yi yasaklamaktan politik mültecileri tutuklamak ve sınırdışı etmek, ilerici ve devrimci kurumları basmaktan toplumu dinleme ve gözetlemeye kadar bir dizi hak ihlalleri yapılmaktadır. İşte birkaç örnek:

ROJ TV’nin yasaklanması ve Kürt siyasetçilerin tutuklanması


ROJ TV, Kürdistan Ulusal Kurtuluş Hareketi’nin mücadele ile yarattığı bir Kürt medya kurumudur. Türk devletinin bütün saldırılarına, baskılarına ve engellemelerine rağmen, Kürt halkının sesi, kulağı olmayı başarmış olan bir TV kanalıdır. Kürtçe, Türkçe, Arapça ve Farsça dillerinde yaptığı yayınlarla sadece Kürdistan’da değil, başta Avrupa olmak üzere dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan tarafından izlenmektedir. Alman Devleti’nin ROJ TV yasağı antidemokratik, hukuk dışı ve çağdışıdır. Tamamen siyasal bir karar olan ROJ TV yasağı, Alman devletinin faşist Türk devleti ile olan ekonomik, siyasi ve askeri ilişkilerinin sonucudur. ROJ TV yasağı, yıllardır Kürt kurumlarına uygulanan baskıların son halkasıdır. Almanya, Kürt kurumlarını basmakta, Muzaffer Ayata ve son olarak Hüseyin Acar örneğinde olduğu gibi, Türk devletinin zindanlarında onlarca yıl hapis yattıktan sonra Avrupa’ya çıkmış olan Kürt siyasetçilerini tutuklamaktadır. Türk devletinin Kürt halkına uyguladığı sömürgeci ve yasakçı politikasına destek olmaktadır.

Bu örnekler göstermektedir ki, Almanya Türkiye’den aldığı son milyarlık denizaltı ihalesinde olduğu gibi, kendi çıkarları karşılığında, Kürt halkının mücadelesini bastırmaya çalışan Türk devletine her türlü yardımı yapmaktadır.

Ömer Berber’in tutuklanması

Ömer Berber, Türkiye’de politik nedenlerle uzun süre cezaevinde kalmış, Türk devletinin 19 Aralık 2000 tarihinde 20 cezaevinde gerçekleştirdiği katliam saldırısını yaşayan ve F-tipi tecrit saldırısını protesto etmek için Türkiye cezaevlerinde yapılan kitlesel ölüm orucuna katılmış biridir. Ölüm orucunda sağlığının bozulması nedeniyle serbest bırakılan ve tekrar aranmaya başlandığı için Türkiye’den ayrılarak Fransa’ya iltica etmiştir. Fransa’da politik mülteci olarak oturumu olan Berber, 13 Temmuz 2008 tarihinde Almanya’ya bir yakınını ziyarete giderken, gözaltına alınarak Türkiye’ye iade edilmek üzere tutuklanmıştır. Ömer Berber, Muzaffer Ayata, Hüseyin Acar, Önder Dolutaş ve Kemal Kutan örneklerinde olduğu gibi, Almanya uluslararası sözleşmeleri ihlal eden, demokratik hakları ve özgürlükleri rafa kaldıran bir tutum içindedir.

Alman devletinin toplumu gözetim altında tutmak için telefon dinlemeden internet üzerinden bilgisayarların kontrolüne, kameralı gözetimi yaygınlaştırmaktan mültecileri toplumdan izole etmek için kentler dışında kamplarda tutmaya kadar bir dizi hak ihlalleri bilinmektedir. Alman devletinin uygulamaları 1993-2007 yılları arasında 370 göçmenin yaşamına mal olurken, aynı yıllar arasında ırkçı saldırı ve kundaklamalarda ise 81 göçmen katledilmiştir.

Alman devletinin bu anti demokratik uygulamalarını protesto ediyor, ROJ TV yasağının kaldırılmasını, Ömer Berber, Muzaffer Ayata, Hüseyin Acar, Önder Dolutaş’ın ve tüm politik tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz.

İCAD ne zaman kuruldu?

ICAD, 1996 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen 1. Uluslararası Gözaltında Kayıplar kurultayında kuruldu.

17-19 Mayıs 1996 da İstanbul’da gerçekleştirilen 1. Uluslararası Gözaltında Kayıplar Kurultayı’nda 14 ülkesinden bir araya gelen delegeler, Gözaltında Kayıplara Karşı Uluslararası Komite - ICAD’ı kurdular.Türkiye’de 21 Mart 1995’te gözaltına alınarak kaybedilen Hasan Ocak’ı bulmak için yürütülen Hasan Ocak Kampanyası ve ardından Cumartesi Anneleri’nin yaratılması ve mücadelesi, kayıplara karşı örgütlü mücadeleyi geliştirir. Gözaltında kayıplara karşı mücadele Türkiye sınırlarını aşarak uluslararası alana yayılır.Kurultay, aldığı bir dizi kararın yanı sıra, 17-31 Mayıs tarihini Uluslararası Gözaltında Kayıplarla Mücadele Haftası olarak ilan etti.

Kaynak: Atılım ve ekshi.net


YazdırYazdır | garip | 04.08.2008, 07:41:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler

Okuyucu değerlendirmesi