kEditor - Haberler / Kadın / Mahkemeden Özer davasında töreci karar!

http://www.keditor.com/haber_2403.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Kadın

Mahkemeden Özer davasında töreci karar!


Mahkemeden Özer davasında töreci karar! Türkiye'de namus cinayetlerini adaletin nasıl cezasız bıraktığı Dilber Özer davasında en somut biçimiyle bir kez daha ortaya çıktı.

Siirt'te 2006'da Murat Kızılkan ile imam nikahıyla evlenen 17 yaşındaki Dilber Özer, anatomik bakire olmasına rağmen, cinsel ilişki sırasında kan gelmediği gerekçesiyle 'bakire değilsin' denilerek şiddete maruz kalmaya başladı. Kocası tarafından dövülen Dilber, aynı zamanda kaynanası Zübeyde ve kayınbiraderi Hüsnü'nün de aşağılamalarına ve şiddetine maruz kaldı. Yaşanan bu baskı Dilber'in ölümüne neden oldu.

Müebbet istemiyle dava açıldı ama...

18 Ocak 2007 tarihinde yaşama veda eden Dilber'in ölüm şekli namus cinayeti kuşkusunu gündeme getirdi. Bunun üzerine eşi Murat Kızılkan ile Zübeyde ve Hüsnü Kızılkan hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle dava açıldı. Ancak ağır ceza istemiyle açılan davanın aksine yargılama süreci sanıkları aklayan bir sürece dönüştü. Tüm sanıkların beraatlarına karar veren ve tartışmalara neden olan mahkeme, şoke eden bir gerekçeli karar açıkladı. Gerekçeli kararda, Murat ile Dilber'in evlenmesinin ardından birçok kez cinsel ilişkiye girmelerine rağmen mağdureden kan gelmediğinin altı çizilerek, 'Bu durum sanık Murat ile maktule arasında zaman zaman sorunlara neden olmuş, tartışmışlardır. Fakat sanık Murat eşini sevdiği için olayı kimseye anlatmamış, yörenin örf ve adetlerine göre eşini babasının evine göndermemiştir' denildi.

Bu durumun zamanla maktule Dilber ile sanık Murat arasında soğukluğa yol açtığı belirtilen gerekçeli kararda, 'Bu durum birbiriyle severek evlenen ve eşini seven maktulde, psikolojik yönden sıkıntılara yol açabileceği ve içerisinde bulunduğu ruhsal bunalımın etkisiyle intihar etmiş olabileceği düşünülmektedir' denildi.

Şüpheden sanık yararlandı

Mahkeme, ayrıca İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 'Solak olan biri sağ eliyle de ateş edebilir' raporunu dayanak göstererek, bu durumun sanık aleyhine değerlendirildiği ifade edildi. Mahkeme, 'Her hukuk devletinin temel ilkelerinden olan 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesine göre ceza yargılamasının sonunda, fiilin sanık tarafından işlendiği yüzde 100 açıklığa ulaşmadığı takdirde beraat kararı verilmesi gerekir. Bu ilkenin kabul edilmesinin nedeni, bir suçlunun cezasız kalmasının bir masumun mahkum olmasına tercih edilmesidir. Ceza yargılamasında amaç, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın ortaya çıkarılmasıdır. Kuşkunun bulunması halinde mahkumiyet kararı verilmesi ceza hukukunun genel ilkelerine aykırıdır' diyerek tüm sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğini bildirdi. Böylelikle namus nedeniyle gerçekleşen bir kadın katliamı daha cezasız kalmış oldu.

Kaynak: ANF

YazdırYazdır | garip | 09.08.2008, 00:07:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler


 Yukarı çık