Rusya operasyonu 6 şartla durdurdu
Gürcistan’a askeri operasyonları durduran Rusya Gürcü yönetimine 6 maddelik bir teklif sundu.
Kafkaslardaki savaşın beşinci gününde Rusya “operasyona son verdiğini” açıkladı. Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev, operasyonu durdurma kararının ardından Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy ile, 6 maddeden oluşan ilkeler deklarasyonuna imza attı. Dün öğleden sonra, Rusya Devlet Başkanı Medvedev, Gürcistan’daki askeri operasyona, “amacına ulaştığı için son verme kararı aldıklarını” söyledi. Medvedev, temaslarda bulunmak için Moskova’ya gelen Fransa Cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy ile görüşmesinin ardından basın toplantısı düzenledi. “Operasyonun sona erdiğini neden bugün ilan ettikleri ve Gürcistan’a herhangi bir şart sunulup sunulmadığı” yolundaki soru üzerine Medvedev, “Neden mi bugün? Çünkü bugün sonuca ulaştık. Sonuca bugün ulaştığımızdan dolayı operasyonu bitirme kararını dün veya yarın alamazdık. En önemlisi biz amacımıza ulaştık. Amacımız vatandaşlarımızı korumaktı ve buna ulaştık. Hem de statükoyu korumuş olduk” dedi. Başka yöntem yoktu Medvedev, “sorunun başka bir şekilde çözülüp çözülemeyeceği” sorusuna ise, ”Bu sorunun çözümü için başka bir yöntemimiz kalmadı. Birkaç bin vatandaşımız öldürüldüğünde buna farklı bir tepki veremeyiz. Son 5 günün sonuçları bu cevabın en etkili yöntem olduğunu gösterdi” yanıtını verdi. Sarkozy’ye sunduğu belgedeki ilk maddenin şiddete bir an önce son verilmesi olduğunu kaydeden Medvedev, diğer ilkeler hakkında şunları söyledi: “İkincisi askeri faaliyetlere son verilmesi, üçüncüsü insani yardım yapılması için her türlü olanağın sağlanması, dördüncüsü Gürcü askeri birliklerinin eski mevzilerine dönmesi, beşincisi Rus askeri birliklerinin çatışma öncesinde bulundukları yere dönmesi ve Rusya barış güçlerinin ilave güvenlik önlemi alması, altıncısı da Güney Osetya ve Abhazya'nın güvenliğini sağlamak için uluslararası karar alınması.” Gürcistan’ın bu ilkeleri onaylaması halinde durumun normale dönmesi yolunun açılacağını ifade eden Medvedev, “Şu anda söz Gürcistan'da” diye konuştu. Rusya'nın bundan sonra muhatap almayacağını açıkladığı Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili ise, ülkesinin Bağımsız Devletler Topluluğu üyeliğinden çıktığını ilan etti. Gürcü lider, Rus saldırısı karşısında ABD ve AB'den bekledikleri desteği göremediklerini de söyledi. Rus basını: ‘Rusya Gürcistan’la değil, ABD ile çatışıyor’ Batı basınını açıkça Rusya’ya cephe almakla suçlayan Rus gazeteleri, gelişmeleri kendi pencerelerinden yansıtmaya devam ediyor. Komsomolsksya Pravda, “Gürcistan’a silah yardımı yapan ülkeler”in listesini manşetten veriyor. “Gürcistan’ı kim ve nasıl savaşa hazırladı?” başlıklı haberde, Gürcistan’a silah gönderen Türkiye’nin de dahil olduğu 14 ülke sıralanıyor: ABD, Bulgaristan, Macaristan, Yunanistan, Letonya, Litvanya, Türkiye, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Estonya, İsrail, Bosna Hersek, Sırbistan, Ukrayna. Haberde ayrıca bu ülkelerin Gürcistan’a yolladıkları silahlar da sıralanıyor. Resmi gazete Rossiyskaya Gazeta, ABD’nin Güney Osetya sorununda her zaman taraf olduğu ve şimdi de bu tavrını sürdürdüğü fikrini dile getiriyor. “Önceden, üst düzey ABD’li kaynaklar Beyaz Saray’ın Gürcistan’a askeri yardım yapmaya niyeti olmadığını açıklamışlardı. Ancak geçen cumadan beri, İsrail medyasına inanılacak olunursa, Tiflis’teki Akabı Havaalanı’ndan her gün ABD’li lojistik firmalarına ait dörder tane yük uçağı havalanıyor. Kaynaklar, Gürcistan’a yeni teknoloji silahlar sevk edildiğini ve Tiflis’in Rusya’yı bunlarla şaşırtmaya hazırlandığını söylüyor. Eğer bunlar doğruysa, Washington’ın Moskova’ya karşı ikinci kez, başka bir devletin silahlı kuvvetlerini kullanarak uzun mesafeli savaş yürütme metodunu kullandığı tahmin edilebilir. Sovyetler Birliği zamanında Afganistan’da da böyle olmuştu. CIA Afgan isyancıları aktif bir şekilde silahlandırmıştı. Peki neden ABD’ye savaş gerek? Gazetelerin senaryolarına göre, bu Gürcistan ve Ukrayna’yı NATO’ya çekmek için mükemmel bir yol. Kommersant, “Anlaşılan o ki, Rus-Gürcü çatışması dün Rus-Amerikan çatışmasına dönüştü” diye yazıyor. Başbakan Putin’in ABD’yi Gürcistan’a doğrudan yardım etmekle suçladığını aktaran gazete, ABD Başkan yardımcısı Dich Cheney’in de “Rusya’nın saldırılarının cevapsız kalmaması gerektiği” yönündeki açıklamasına dikkat çekiyor. Washington’ın aynı zamanda Rusya’yı Gürcistan yönetimini devirmeye çalışmakla itham ettiğini de bildiren gazete, “Kommersant’ın edindiği bilgilere göre, Moskova gerçekten Saakaşvili’yi indirmeye çalışıyor” diye yazıyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın Saakaşvili’nin diyalog çağrısını geri çevirdiğini hatırlatan gazete, Rusya’nın NATO Daimi Temsilcisi Dmitri Rogozin’in de, Moskova’nın Saakaşvili’nin yargılanması için özel bir mahkeme kurulması talebinde bulunmaya hazırlandığını söylediğini kaydediyor. Alman Basını Süddeutsche: Kısa bir süre önce Moskova gazeteleri, Rus ordusunun durumu hakkında yazılar yayınlayarak, ordunun en kısa zamanda modernleştirilmesini talep etti. Ama aynı Rus ordusu şimdi Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ilk kez ülke sınırlarının dışında, Gürcistan’da bir askeri operasyon düzenledi. Böylece, Rusya’nın ne kadar güçlü olduğu bir kez daha gösterilmiş oldu. Bu operasyon aynı zamanda NATO’nun Rusya sınırlarına bir adım daha yanaşmaması gerektiğine dair güçlü bir mesajdır. (...) Junge Welt: Şu günlerde yapılan ateşkes çağrılarının tümü tamamen savaş taktiğinin bir parçası. Washington’u ise Tiflis’i desteklemeden ötürü büyük bir dış politika felaketi bekliyor. Frankfurter Allgemeine Zeitung: “Rusya Başbakanı ve savaşı yöneten kişi konumundaki Putin, ‘sonuca ulaşana kadar savaşma’ azmindeyse, bu durumda Avrupa’nın barış girişimlerinin meyve vermesi beklenemez. Rusya’ya göre, Moskova’nın ‘arka bahçesi’ndeki bir devletin yöneticileri eğer ABD’ye yaslanmaya yeltenmişlerse, o zaman bu devletin de, başkalarının da unutamayacağı bir ders verilmesi gerekli hale gelmiştir. Bush şaşırdı! ABD Başkanı George W. Bush “Rusya, bağımsız bir komşu ülkeyi işgal etti ve bu ülkenin demokratik olarak seçilmiş hükümetiyle halkını tehdit ediyor. Böyle bir eylem, 21. yüzyılda kabul edilemez.” dedi. Ancak ismi dünyanın dört bir yanında işgaller ve binlerce insanın ölümüyle birlikte anılan Bush’un bu açıklaması “şaşkınlık” yarattı. Afganistan ve Irak işgaliyle bu ülkelerdeki hükümetleri deviren ABD Başkanı’nın, açıklaması ise en masum ifadeyle bir “şaşkınlık” ifadesi olabilir. Rus Pravda gazetesi yazarlarından Timothy Bancroft da, Bush’a, İspanya Kralı’nın Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez için kullandığı ifade ile karşılık veriyor. “Bush: Neden çeneni kapatmıyorsun?” Bancroft, Ebu Garib’de, Guantanamo’da yaşananlardan, Irak’ta yüz binlerce insanın ölümünden ve CIA tarafından gerçekleştirilen işkencelerden sonra Bush’un sözlerine kimsenin inanmayacağını söylüyor. Amerika cephesi CNN: Amerikan televizyonunun internet sitesinde “Gürcistan büyük bir hesap hatası mı yaptı?” başlığıyla yayımlanan analizde, 2003’deki Gül Devrimi ile yönetime gelen Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin geçen yıl muhaliflerine yönelik politikasıyla Batılıların nezdinde güven yitirdiği görüşü dile getirildi. Analizde, Gürcistan’ın Güney Osetyalı liderlerin Rus güvenlik servisi FSB’nin kontrolünde hareket ettiğini iddia edebileceği, ancak Avrupa’nın, Saakaşvili’nin bu girişimle bölgedeki barış gücü askerlerinin tehdit altında olduğu ve korunmaları gerektiği konusunda ısrarcı olan ve müdahale fırsatı kollayan Rusya’ya bir gerekçe sunduğu fikrinde birleştiği ifade edildi. CNN’e göre Saakvaşvili, Batının destek vereceğini düşünmüş olabilir, ancak hesapta yanlışlık yaptı. Dış İlişkiler Konseyi (CFR): ABD’deki düşünce kuruluşlarından Dış İlişkiler Konseyi (CFR) uzmanları Charles Kupchan Kosova’nın bağımsızlığının Batı tarafından tanınması, Gürcistan’ın NATO’ya üyeliğinin konuşulur hale gelmesi ve füze savunma sistemine ilişkin ilerlemelerin, Rusya’nın Gürcistan’daki tutumunun arkasındaki unsurlar olduğunu ve bu meselenin Kafkaslar’da Batı ile Rusya arasında bir nüfuz savaşına dönüştüğünü söyledi. Georgetown Üniversitesi Profesörü Charles Kupchan, Saakaşvili’nin ABD ile çok yakınlaştığını ve ABD’nin de Saakaşvili ile çok yakınlaştığını, bu yakınlığın da Gürcü lidere, ‘’başı derde girerse Batı’nın yardımına koşacağı hissini verdiğini, bu yüzden de geçen hafta yanlış hesap yaparak Güney Osetya’ya asker gönderdiğini’’ söyledi. Kupchan, ‘’Saakaşvili gerçekten NATO uçaklarının yardıma geleceğini düşündü mü, onu bilmiyorum’’ dedi. ‘’Ruslar, Kosova’nın Sırbistan’dan ayrılmasından sonra, Abhazya ve Güney Osetya’da karışıklık çıkararak buna cevap verebileceklerini söylemişlerdi. Bunu ciddiye almadık. Ve bunu yaptılar. Batı, Kosova’da, NATO genişlemesinde, füze savunmasında Rusya’yı umursamadı. Ruslar, Güney Osetya ve Abhazya’daki durumu, Kosova’nın durumundan farklı görmüyorlar.’’ Kupchan, Kafkaslar’da ve Rusya’nın güney sınırında, Batı ile Rusya arasında bir nüfuz savaşı bulunduğuna ve bunda enerji boru hatlarının rol oynadığına dikkat çekti. İngiltere basını Guardian: Gazetenin başyazısında şu satırlara yer veriliyor: “Gürcistan’ın hava savunma sistemi devre dışı. Rus jetleri Gürcistan hava sahasında serbestçe cirit atıyor. Rus saldırılarının bu aşamadan sonraki amacı, bağımsız bir ülkenin vatandaşlarını korkutup dehşete düşürmek. Onlara bölgedeki gerçek askeri gücün kim olduğunu hatırlatmak. Bu gücün Washington ya da Brüksel’deki NATO karargahı değil, Moskova olduğunu göstermek.” Bu noktada, Gürcistan ordusunun savunma amacıyla çekildiği Tiflis’e girmenin, Rusya için stratejik bir hata olacağı konusunda uyarıyor Guardian. Financial Times: “Rusya’nın hedefi ne?” sorusuna yanıt aranan başyazıda şu ifadelere yer veriliyor: “Devlet otoritesini yeniden inşa ettiğini göstermek, Rusların Soğuk Savaş’ın kaybı ve Sovyet imparatorluğunun dağılmasıyla zedelenen onurunu tamir etmek, öteden beri Putin’in projesinin merkezinde yer aldı. Ancak bunun büyük bölümünü başarmış olsa da, Rus liderliği paranoyak bir kabadayı gibi davranmaya devam ediyor. Gerçi adil olmak lazım. Batı ittifakının NATO ve Avrupa Birliği vasıtasıyla Rusya sınırlarına dayanması, Gürcistan ve Ukrayna’daki halk ayaklanmalarını desteklemesi ve Kosova’nın Sırbistan’dan, Kürdistan’ın da Irak’tan kopuşuna göz yumması, tehdit edici bir görüntü arz ediyor. Dahası NATO’nun Gürcistan ile flörtü, Saakaşvili’yi büyük oynamaya teşvik etmiş olabilir. Ancak yine de, Rusya’nın eski tebaasına kur yapan Avrupa Birliği ve NATO değildir. Tam tersine, Moskova’ya güvenmedikleri için, onlar Batı’nın kollarına atmışlardır kendilerini. Otokratik Rusya çevresini istikrarsızlaştırmanın ulusal çıkarlarına olduğu fikrinden vazgeçmedikçe de bu durum değişmeyecektir.” Independent: “Dikkatsizce sarf edilen sözler, cana mal olabilir.” başlığı altında, dünyanın Kafkaslar’daki krize tepkisini eleştiren gazetenin başyazısında dikkat çeken satırlar şöyle: “Dış dünyanın bu krize diplomatik tepkisi, özellikle de Amerika Birleşik Devletleri’ninki feciydi. Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili’nin NATO üyesi olma idealini cesaretlendirmenin akıllıca olup olmadığını bir kenara bırakalım. Ancak Batı’nın bölgede çatışmaların aniden alevlenmesine verdiği tepki, yapıcı olmaktan uzaktı. Burada gerçekçilikten uzak bir yaklaşım söz konusu. Sadece Avrupa değil ABD de Gürcistan’ın egemenliğini savunmak için Rusya ile savaşa girmeyecektir. Rusya’nın elinde çok fazla jeopolitik kart var. ” Evrensel Yazdır | gulbahar | 13.08.2008, 14:09:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |