BEKSAV'dan Ergenekon Vadisine yolculuk
BEKSAV "Ergenekon Vadisi-Kontrgerillanın Zaman Tüneli" başlığıyla Tophane Tütün Deposu'nda bir etkinlik düzenledi. Fotoğraf, film, dans, tiyatro, yerleştirme, illüstrasyon tekniklerinin kullanıldığı sergi iki gün boyunca 12.00-22.00 saatleri arasında açık kalacak.
Bilim Eğitim Estetik Kültür Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), bu sergi ile Ergenekon iddianamesiyle bir kez daha gündeme gelen aydın cinayetleri, siyasi cinayetler, kitle katliamları, cezaevi katliamları, Alevilere ve azınlıklara yönelik saldırılar, darbe ve darbelerin bilançosu, işkence yöntemleri ve bölge illerinde yaşanan faili meçhul cinayet ve olayları, sanatın çarpıcı diliyle gözler önüne seriyor. On bölümden oluşan sergi "İnsanat Bahçesi" ile başlıyor. Bu bölümde 12 Mart ve 12 Eylül darbeleri gazete küpürleri, fotoğraflarla günümüze taşınıyor. Ergenekon iddianamesi ve Güngören katliamı da bu bölümde yer alıyor. "İnsanlık Bahçesi" adını taşıyan ikinci bölüm demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenlere ayrılıyor. Aralarında Deniz Gezmiş ve arkadaşları, Ali Aktaş, Necdet Adalı, Hıdır Aslan, Erdal Eren'in de bulunduğu 50'ye yakın kişinin idamının damgasını vurduğu bölümde yine gazete küpürleri ve fotoğraflarla o dönemin siyasi gelişmeleri ve idamların yankısı belgelenmiş. İdam edilenlerin ayakkabılarının simgesel olarak sergilendiği bu bölümde ayakkabıların yürüyüş yönü kurulan darağacına değil, geleceğe yöneltilmiş. Darağacına idam edilenlerin son sözleri asılarak "yaşamını yitirenlerin uğruna mücadele ettikleri değerlerin korunduğu ve ölümsüzlüğü" mesajı verilmek istenmiş. Serginin diğer bölümlerinde 77 1 Mayıs'ı gibi kitle katliamları, Ulucanlar, Burdur, Diyarbakır ve 19 Aralık Cezaevi saldırıları, 6-7 Eylül olayları, Hrant Dink suikastı, Zirve Yayınevi katliamı gibi azınlıklara yönelik katliamlar, Çorum, Maraş, Sivas, Gazi Alevi katliamları, insanlığa yönelik en büyük suç olan işkence yöntemleri fotoğraflarla, gazete küpürleri ve kostümlerle anlatılıyor. Diyarbakır'daki patlama, Uğur Kaymaz'ın babası ile birlikte öldürülmesi, Özgür Ülke'nin bombalanması yine serginin çarpıcı bölümlerinden birini oluşturuyor. Ergenekon iddianamesinde Umut Kitapevinin bombalanmasına ilişkin krokilerin yanısıra, Uğur Kaymaz'ın evinin önünde öldürüldüğünde ayağındaki terlik de sergide yer alıyor. Sergi Sabahattin Ali'den Hrant Dink'e, Ahmet Samim'den Musa Anter'e, Mustafa Suphi'lerden Hasan Ocak'a, Süleyman Yeter'e, Bahriye Üçok'tan Namık Tarancı'ya siyasi cinayetlerde, saldırılarda yaşamını yitiren aydın, yazar, sanatçıların temsili mezarlığı ile son buluyor. Gerçeğin izinin sürüldüğü sergi, belgelerle bir tarih yolculuğuna çıkarıyor izleyenleri. Gerçeklerin tüm boyutlarıyla aydınlatılması, sorumluların yargılanması, suçluların cezalandırılması talebiyle aydın ve sanatçılar cephesinden bir çıkış. Eski bir tütün deposundan sanatın dilinden adalet talebi bir kez daha dile geliyor. İki gün boyunca açık kalacak olan sergi, daha sonra emekçi semtlerde halkın ilgisine sunulacak. Etkinlik, İstanbul dışında da sergilenecek. BEKSAV: "Bu düzenin suçlarının peşinden koşmak yerine suç imparatorluğunu yıkalım" Serginin açılışında bir konuşma yapan BEKSAV yönetim kurulu üyesi Nurten Baydemir, Ergenekon iddianamesinin uzun süre gündemden düşmeyeceğini belirterek, "onlarca sayfalık iddianameden gazetecilerin aylarca yayımlayacağı yazı dizileri çıkacağı gibi, filmler, oyunlar, romanlar için de malzeme var. Bu suç dökümlerini içeren belgeleri yıllarca incelemek yerine, en doğrusu bu suç imparatorluğunu toptan yıkmak olacaktır" dedi. Sanatın bunu tek başına yapamayacağını belirten Baydemir "tek başına değil ancak bir ucundan sıkıca tutarak neden olmasın. Yıkmak ve yeniden yaratmak sanatın yapacağı en iyi iştir" dedi. Kaynak: Özgür Radyo Yazdır | kEditor | 16.08.2008, 14:37:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|