Açlık sınırı mı, ölüm sınırı mı?
Toplu görüşmelerin üçüncü turunda önceden açıklanan rakamları masaya getiren hükümet, açlık sınırı olarak ise 255 YTL gibi komik bir rakam açıkladı
Toplu görüşmelerin 3. oturumunda hükümet, 3 yıllık Orta Vadeli Mali Plan’da daha önce açıkladığı 5 milyar 750 milyon YTL’lik toplam tutarı zam olarak verebileceğini teklif ederken, sendikalar bunu kabul edilemez buldu. TÜİK’in dört kişilik bir ailenin açlık sınırını 255 YTL olarak öngörmesi ise “Açlık sınırı mı ölüm sınırı mı?” tartışmasını beraberinde getirdi. KESK’in “toplusözleşme olmadığı” gerekçesiyle masadan çekildiği toplu görüşmelerin üçüncü oturumu, dün Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu başkanlığında, Türkiye Kamu-Sen, Memur-Sen, Kamu İşveren Kurulu temsilcilerinin katılımı ile yapıldı. Toplantı öncesi açıklama yapan Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız, görüşmelerde kamu çalışanlarını temsil eden heyetin tam bir mutabakat içinde olduğunu ve taleplerinin karşılanması beklentisini taşıdıklarını söyledi. Akyıldız, 100 artı 100 YTL ek ödeme, yüzde 5 artı 5 maaş artışı, yaklaşık 50 YTL de sendikalılık ödeneğine ilişkin taleplerini yineledi. Toplu görüşme pirimi Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu da isim vermeden KESK Genel Başkanı Sami Evren’in sendikalılık aidatına ilişkin eleştirilerine değinerek, işçi sendikalarının toplusözleşmeler sonucunda üyeleri adına önemli miktarlarda ikramiye hakkı sağladıklarını, kendilerinin de kamu çalışanları için yetkili yetkisiz tüm sendikaların üyelerine “toplu görüşme pirimi” talebinde bulunduklarını söyledi. Halen 5 YTL olan ve adının “toplu görüşme primi” olmasını istedikleri sendikalılık aidatının 25 YTL’ye çıkarılmasını istediklerini de belirten Gündoğdu, “sendika aidatlarının artırılmasıyla ilgili bir kuruş taleplerinin olmadığını” savundu. Gündoğdu, “Sendika üyelerinin aidatı binde 5 oranında ödenmektedir. Biz, sendika üyesi 930 bin kamu çalışanına 25 YTL toplu görüşme primi istiyoruz” dedi. Taleplerinin sorulması üzerine de Gündoğdu, 15 Ağustos ek ödemesi hariç 831 YTL olan en düşük memur maaşına 99 YTL artış, yüzde 7.5 olan enflasyon farkı, yüzde 4.5 büyümeden pay, taban aylığa 30 YTL artış ile 25 YTL toplu görüşme primi istediklerini söyledi. Hükümetin önerisi Toplu görüşmelerin 3. turu mali ve sosyal haklar konusu ile başladı. Edindiğimiz bilgilere göre Maliye bürokratları bu kez “hazırlıklı” geldiler. Kamu-Sen’in tekliflerinin toplamının 14 milyar 288 milyon YTL, Memur-Sen’in teklifinin ise 23 milyar 136 YTL yekün tuttuğunu hesaplayan Maliye bürokratları, memurlara 2009 yılı zammı olarak bütçeden toplam 5 milyar 750 milyon YTL ayrılabildiğini söylediler. 2009 yılı için toplam personel gideri olarak öngörülenin ise 52 milyar 444 YTL olduğunun ifade edildiği toplantıda, sendikacılar rakamları az bularak, “Kabul edilemez” dediler. Bütçe rakamlarının kendilerine yazılı verilmesini isteyen sendikacılar, “Hükümetin esneme payını görmek istiyoruz. Rakamlar beklentilerimize uymuyor” dediler. Bakan Murat Başesgioğlu ise konuyu ilgili bakanlarla görüşmek için süre istedi. TÜİK’e göre açlık sınırı 255 YTL Toplantıda tartışılan bir başka konu da açlık sınırı oldu. TÜİK, geçtiğimiz yıl 222 YTL olarak açıkladığı dört kişilik bir ailenin açlık sınırını bu kez “artırarak”, 255 YTL yaptı. Kamu-Sen’in açlık sınırı hesabı 1012 YTL, Memur-Sen’in açlık sınırı hesabı ise 820 YTL idi. Bakan Murat Başesgioğlu, TÜİK’in rakamını açıklamasının ardından, sendikaların hesabı ile arasındaki uçuruma dikkat çekerek, “Karşı taraf ve sendikaların rakamları arasında büyük uçurum var. Bu çok büyük fark nereden kaynaklanıyor? Niye böyle” diye sordu. Sendikalar, TÜİK’in hesabını, “Aç kalmamak için bir lokma ekmek yemek de doymak” üzerinden yaptığını söylediler. TÜİK’in açlık sınırı için gösterdiği rakamın açlık değil olsa olsa ölüm sınırı olabileceğini belirterek, “Açlık sınırı değil, ölüm sınırı dememiz gerekiyor” dediler. TÜİK’in kalori hesabı TÜİK’in açlık sınırına esas aldığı bir günlük kalori miktarını 2 bin 100 olarak alması, sendikaların hesabını 3 bin 600 üzerinden gösterdiğini söylemesi de tartışma yarattı. Kamu-Sen’liler günlük kalori hesaplarının 3 bin 600 değil, 1800 kalori olduğunu ifade ettiler. Tartışmalar üzerine Bakan Başesgioğlu, “Ortak bir dil konuşamazsak, işimiz zor” diyerek açlık sınırı hesabındaki farklılığın işlerini zorlaştıracağı uyarısı yaparken, Kamu İşveren Kurulu Genel Sekreteri Adnan Çiçek, açlık ve yoksulluk sınırı hesabında sendikaların kendi aralarında yarışa girdiklerini ileri sürerek, “Kim daha yüksek açlık ve yoksulluk sınırı açıklarsa o daha iyi sendikacılık yapmış oluyor” dedi. Sendikacılar ise TÜİK’in açlık sınırı hesabının ancak diyet yapan bir kişi için olabileceğini söylediler. Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan da ayrı bir yorum getirerek, “sendikacıların rakamlarının yüksek çıkmasında açlık değil, asgari yaşam sınırını dikkate almasının farklılığa neden olduğunu” ileri sürdü. Hükümetin önerisinin getirilmesinin ardından tartışmalar perşembe ya da cuma günü yapılacak oturuma bırakıldı. Toplantıda daha sonra özelleştirme ve demokratik haklara ilişkin rapor üzerinde duruldu. Kaynak: Evrensel Yazdır | kEditor | 26.08.2008, 15:33:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|