Ali Başpınar'ı binler uğurladı
Devrimci Yol hareketinin önderlerinden Ali Başpınar'ın cenaze töreni için Türkiye'nin dört bir yanından araçlar kaldırıldı. Yurt içinden ve yurt dışından çok sayıda mücadele arkadaşı ve seveni onu uğurlamak için Ankara'ya geldi.
Sabah 09.00'da Hacettepe Üniversitesi hastanesi önünde bir araya gelen Ali Başpınar'ın sevenleri, yoldaşları ve yakınları onu omuzlarda taşıyarak sonsuzluğa uğurladı. Cenaze korteji hastane önünden yolu trafiğe kapatarak yürüyüşe geçerek Kolej Kavşağında bulunan Çokkatlı Otopark önünde adeta miting havasında geçen bir tören gerçekleştirdi. Binlerce kişi “Devrimci Öğretmen Onurumuzdur”, “Mahir Hüseyin Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş”, “Yolumuz Çayanların Devrimci Yoludur”, “Ali Butto Mücadelemizde Yaşıyor” sloganlarıyla Ali Başpınar’ın mücadelesine ve anısına sahip çıktılar. Tören sırasında Başpınar'ın resminin olduğu dev pankartlar Çokkatlı Otopark'a asıldı, devrimci gençler tarafından başlarında nöbet tutuldu. Devrim mücadelesinde yitirilen tüm devrimciler için saygı duruşu ile başlayan törende Ali Başpınar’ın hayatı ve devrimci mücadelesi anlatıldı. İlk olarak söz alan Ali Rıza Aydın;“ Ali Başpınar devrimciliğin, dostluğun bir simgesidir. 12 Mart’tan 80’e kadar ağır koşullarda mücadele veren Başpınar, Türkiye’yi il il dolaşarak devrimci örgütlenmenin yolunu açmak için mücadele verdi. TÖB-DER ile Devrimci Öğretmen mücadelesinin en önünde o vardı. Ölümüne kadar mücadeleyi sürdürdü. Yoldaşımızı kaybettik, acımız sonsuz. Mücadelesini yaşatacağız. Anısı mücadelemize önder olsun” dedi. Daha sonra söz alan Mehmet Ali Yılmaz, “68’in devrimci ateşini kuşaktan kuşağa Devrimci Gençlik mücadelesinden, Devrimci Öğretmen’e kadar Devrimci Yolunda sürdüren Ali yoldaşımızı saygıyla anıyoruz. Mücadelenin önderi olarak bizimle beraber mücadelemizde yaşayacak” dedi. Son olarak Cahit Akçam söz alarak, “Dost düşman bilsin ki, önümüz de dağ da olsa, iki elimiz bağlı da olsa Ali abimizin mücadelesini yalnız bırakmayacağız. Devrimci dayanışmanın adıydı Ali abi. Devrimci mücadelenin bir neferi olarak anısını mücadeleyle sürdüreceğiz” dedi. Daha sonra Çankırı Çerkeş’e götürülen Ali Başpınar için burada da bir tören düzenlendi. Tüm Türkiye'den ve yurtdışından binlerce dostu ve yoldaşı Başpınar'ı uğurlamak için Çerkeş'e geldi. Kent meydanında toplanan binler mezarlığa kadar süren yürüyüşte Başpınar'ı omuzlarında taşıdılar. Ali Başpınar geçen yıl ölen eşi Nilüfer Başpınar'ın yanında toprağa verildi. Ali Başpınar’ın hayatı ve mücadelesi… 12 Mart döneminde THKP-C Dev-Genç davasından yargılanıp 2 yıl 4 ay cezaevinde kalan Başpınar, 1980 öncesi uzun süre Devrimci Öğretmen mücadelesinin örgütleyicilerinden oldu. Daha sonra yoksul mahallelerde faşist saldırılar karşısında direniş örgütlenmesinde öncü rol oynadı. 12 Eylül darbesinin ardından, 23 Ocak 1981’de yakalanan Başpınar ağır işkencelerden geçirildikten sonra askeri mahkeme tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Başpınar 11 yıl hapishanede kaldı. 1991’de tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Ali Başpınar cunta mahkemelerinde yaptığı savunmada son söz olarak şunları söylemişti: “...Emekçi halkımıza karşı yürütülen yok etme ve sindirme politikalarına, halkımızın yanında emperyalizme, faşizme karşı mücadele etmenin haklı, doğru ve meşru bir direniş mücadelesinin içinde yer almış olmanın gururu ve onurunu taşıyorum. Dünyanın hiçbir ülkesinde faşizme karşı direnenler anarşist ya da teröristlikle suçlanmaz, bizlere karşı yöneltilen bu suçlama ve niteleme de doğru değildir, Devrimci Yol dergilerinde bu gerçek emperyalizme ve faşizme karşı mücadele yöntemleri çok açık ve net bir biçimde ortaya konulmuştur. Geriye doğru baktığımızda o teorik tesbitlerin doğruluğu çok açık ve net bir şekilde ortaya çıkıyor. Bugün burada son sözü bize verseniz de, gerçekte son sözü sizler nasıl bir karar verirseniz verin, Türkiye halkları verecektir. İnanıyorum ki halkımız bizi aklayacaktır....” Kaynak: Sendika.Org Yazdır | kEditor | 07.09.2008, 02:51:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |