PKK 10. Kongre sonuç bildirisi
Kürdistan İşçi Partisi (PKK) 10. kongresini "Partileşelim, Önder Apo’yu ve Kürdistan’ı Özgürleştirelim" şiarıyla gerçekleştirirken, sonuç bildirisinde Kürt halkına "özgürlük mücadelesini yükseltme" çağrısı yaptı.
Fırat Haber Ajansı (ANF) PKK’nin 30’uncu yılını karşılamaya hazırlandığı bir süreçte, 21-30 Ağustos 2008 tarihleri arasında gerçekleştirdiği 10. Kongresi’nin sonuç bildirgesini duyurdu. 10. PKK Parti Meclisi tarafından yayınlanan kongre sonuç bildirisinde, "partilerine yönelik imha ve tasfiye amaçlı saldırıların tüm ağırlığıyla sürdüğü bir ortamda, bütün PKK’yi temsil gücüne sahip yeterli bir sayı ve bileşimle kongrenin toplandığı" belirtildi. Bildirgede, kongrenin "tüm yönleriyle Önder Apo’ya Özgürlük Kongresi" olarak gerçekleştirildiği bildirildi. Parti Meclisi tarafından yapılan açıklamada, "bütün sorunları gündemleştirerek cesaretle tartışan ve 13 yıl sonra ilk kez kapsamlı bir eleştiri-özeleştiri platformu oluşturan PKK'nin kuruluşunun 10. ve yeniden inşasının ise 2. kongresi, gerçek anlamda bir örgütsel açıklık ve netlik, Apocu ruhta birlik ve kararlaşma kongresi olmuştur. Bu temelde 3. Önderliksel doğuş çizgisinde yeniden inşasını gerçekleştiren partimizin 10. kongresinin tüm halkımıza ve insanlığa kutlu olmasını diliyoruz" denildi. ANF'nin haberinin devamı: Siyasal ve askeri durum değerlendirildi Kongrede güncel siyasal, askeri durumun değerlendirildiği ve izlenmesi gereken temel politikalar üzerinde ayrıntılı şekilde durulduğu belirtilen sonuç bildirisinde şu ifadeler yer aldı: "Önder Apo’nun teorik tezleri temelinde insanlığın durumunu, tarihi ve geleceği kapsamlı bir biçimde tartışarak değerlendiren PKK 10. Kongresi, güncel siyasi- askeri durumun değerlendirilmesi ve bu temelde Özgürlük Hareketimizin izlemesi gereken temel politikalar üzerinde de ayrıntılı bir biçimde durmuştur. Küresel sistem adına ABD’nin bölgemiz Ortadoğu’ya yönelik geliştirdiği müdahalenin durumu ile 1. dünya savaşı ardından bölgede oluşturulan ulus-devlet statükosunun yaşadığı çözümsüzlüğü değerlendiren kongremiz, PKK öncülüğünde halkımızın yürüttüğü özgürlük ve demokrasi mücadelesini ve bu temelde geliştirdiği demokratik konfederalizm projesini bölgede varlık ve gelişme gösteren 3. politik güç, Ortadoğu’da yaşanan toplumsal sorunları halklar yararına çözme gücünde olan tek doğru çizgi olarak tanımlamıştır. Birbiriyle şiddetli mücadele halinde olan bu üç siyasi çizgiden ilk ikisi ciddi bir zorlanmayı yaşarken, gelişip güçlenenin partimiz öncülüğündeki demokratikleşme, sorunlara demokratik çözüm üretme ve demokratik Ortadoğu konfederalizmi çizgisi olduğunu tespit etmiştir." ABD, Türkiye ve İran ittifakı Dünyada yaşanan kaos sürecinin Ortadoğu’da yol açtığı çelişki ve çatışma durumun da Kongrede ayrıntılarıyla değerlendirildiği belirtilen sonuç bildirisinde, geçtiğimiz yıl ABD, Türkiye ve İran gerçekleştirdiği ortak ittifakla hareketlerine yönelik tasfiye konseptine devreye soktuğu ifade edildi. Özellikle geçen yıl Türkiye, ABD ve İran’ın PKK’ye karşı ortak ittifakına dikkat çekilen sonuç bildirisinde şöyle denildi "10. kongremiz, bu durumun Kürdistan özgürlük ve demokrasi mücadelesinin gelişim düzeyi ile birleşmesini halkımızın inkar ve imha sistemini aşarak özgür bir gelecek yaratması açısından en büyük bir fırsat ve şans olarak ele almıştır. Bu temelde oluşan siyasi ve askeri durumu, özgürlük ve demokrasi mücadelesini geliştirmemiz açısından halkımıza ve hareketimize mücadele tarihimizin en büyük imkan ve fırsatını sunan bir dönem olarak değerlendirmiştir. Bununla birlikte özellikle 2007 yılında oluşan ve ilk iki siyasi çizginin, yani ABD, Türkiye ve İran’ın ittifakına dayanan parti hareketimize yönelik imha ve tasfiye konseptini ve bu temelde başta Önder Apo’ya dönük fiziki ve psikolojik işkenceyi arttırmaya dayanan imha süreci ile gerillaya ve halkımıza yönelik ideolojik, psikolojik, askeri, siyasi ve ekonomik bütün alanlardaki topyekun saldırıyı halkımızın ve hareketimizin geleceği açısından ciddi bir tehdit ve tehlike olarak görmüştür." Orta yoğunluklu direniş mücadelesi Gerilla, gençler, kadınlar ve tüm Kürt halkının özgürlük mücadelesini yükseltme çağrısı yapılan Sonuç bildirisinde, "Özgürlük ve demokrasi mücadelemizin yürütülmesi açısından var olan büyük imkan ve fırsatlarla söz konusu ciddi tehdit ve tehlikeleri birlikte değerlendiren kongremiz, halkımızın özgür geleceği açısından soykırım tehdidi olan mevcut tehlikeyi bertaraf edebilmek, yani imha amaçlı saldırıları boşa çıkartabilmek ve mevcut fırsat ve imkanları güçlü bir biçimde değerlendirebilmek için ideolojik, örgütsel ve pratik çalışmaları ve mücadeleyi tüm alanlarda güçlü bir biçimde geliştirmek gerektiğini tespit etmiştir. Bu temelde Ede Bese hamlesinin ikinci aşamasını serhıldanda ve gerillada orta yoğunluklu bir direniş mücadelesi olarak geliştirmeyi gerekli görmüştür. Zengin, çok yönlü ve yaratıcı eylem biçimleriyle yürütülmesi gereken bu sürecin kesin başarısı için gerillaya ve başta gençlik ve kadınlar olmak üzere tüm halkımıza direniş görevlerine sahip çıkma ve özgürlük mücadelemizi yükseltme çağrısı yapmıştır" ifadeleri kullanıldı. Kürdü Kürde kırdırtma oyununa karşı, ulusal birlik çağrısı Gerillanın Gabar, Oramar ve Zap direnişleriyle Kürt halkının 8 Mart ve Newroz serhıldanları karşısında imha planlarının başarısız kaldığını gören Türkiye yönetiminin ‘Kürdü Kürde kırdırtmak’ anlamına gelen Kürtlerarası iç çatışmayı geliştirmek amacıyla Irak ve Güney Kürdistan yönetimleriyle ilişki ve ittifak geliştirmeye çalıştığına dikkat çekilen açıklamada, "Bu durumunu değerlendiren 10. kongremiz, bu durumu bir düşman oyunu ve ciddi bir tehlike olarak görüp, buna karşı ilgili tüm güçleri ve Kürt ulusal kamuoyunu uyarmayı bir kez daha önemli bir görev bilmiştir" denildi.. PKK’nin Kürtler arasında çatışmayı geliştiren taraf olmayacağını vurgulanan açıklamada şu hususlara dikkat çekildi: - Bu gerçeğin halkımıza duyurulmasını ve irili-ufaklı tüm Kürt örgütlerinin de politik tutumlarını netleştirip kamuoyuna açıklamalarını gerekli görmüştür. - Dış güçlerin oyunu olan iç çatışma veya parçalı durma yerine, demokratik ulus çizgisinde tüm ulusal güçlerin birleşip birlikte hareket etmelerini içinde bulunduğumuz süreç açısından tek doğru ulusal tutum olarak değerlendirmiş ve bu temelde tüm güçlere bir kez daha ulusal birlik çağrısı yapmayı gerekli görmüştür. Ortadoğu halklarıyla güçbirliği - Önder Apo’nun demokratik Ortadoğu konfederalizmi projesini değerlendiren kongremiz, bu temelde Kürt demokrasisinin başta komşu halklar olmak üzere, tüm Ortadoğu halklarının demokratikleşmesi ve birliği temelinde geliştirilmesinin tarihi ve güncel önemine dikkat çekmiştir. Bunu hem dış güçler tarafından geliştirilen ve beslenen her türlü gericiliğin aşılabilmesi için, hem de halkların kardeşliğine dayalı demokratik bir yaşamın yaratılması için gerekli görmüştür. - Bu temelde başta komşu halklar olmak üzere tüm Ortadoğu halklarıyla ve demokratik güçleriyle demokratik siyasi ilişki, ittifak, güç birliği ve çatı örgütlenmeleri geliştirmeyi kararlaştırmıştır. Benzer bir yaklaşım ve tutumu komşu halklardan ve demokratik güçlerden de görmeyi arzu eden kongremiz, tüm bölge halklarını ve demokratik güçlerini hareketimiz ve halkımızla böyle bir demokratik ilişki ve ittifak içinde olmaya çağırmıştır. PKK Kongre Sonuç bildirisinde küresel emperyalizme ve kapitalist moderniteye karşı demokratik güçlerin dünya çapındaki ilişki ve dayanışmasının büyük önem taşıdığının kongrede ele alındığı vurgulanarak, ‘’Kürdistan Özgürlük Mücadelesiyle Ortadoğu’nun demokratik dönüşümünü insanlığın özgürlük, eşitlik ve demokrasi yürüyüşündeki belirgin yerini değerlendiren 10. kongremiz, küresel emperyalizme ve kapitalist moderniteye karşı demokratik güçlerin dünya çapındaki ilişki ve dayanışmasının büyük önemine vurgu yapmıştır. Hareketimizin ve halkımızın dünya demokratik güçlerinin birliğine verdiği önemi daha da arttırması gerektiğini değerlendirerek, benzer biçimde dünya demokratik güçlerinin de Kürdistan özgürlük mücadelesi ve Kürt halkıyla daha güçlü bir ilişki ve dayanışma içinde olması gerektiğini tespit etmiştir. Bu temelde başta kadınlar, gençler ve emekçiler olmak üzere tüm ezilen ve sömürülenleri dünya demokratik konfederalizmi çizgisinde daha güçlü demokratik ilişki ve örgütsel dayanışma içinde olmaya çağırmıştır’’ denildi. Dış güçlere uyarı Kürdistan üzerinde egemenlik sürdüren devlet yönetimlerini, izledikleri inkar ve imha politikasından vazgeçerek Kürt sorununun demokratik çözümünü benimsemelerinin tek doğru politik tutum olduğu konusunda uyaran PKK, "parti 10. kongremiz, aksi halde izledikleri inkar ve imha politikasının kendilerine de zarar vereceğini, sözkonusu ülke ve halkların imkanlarını tüketerek ağır acılar yaşamaya devam etmelerine yol açacağını, Kürt toplumunun artık klasik inkar ve imha politikalarıyla ve kök kazıma edebiyatlarıyla yok edilemeyeceğinin kesinleştiğini vurgulamayı gerekli görmüştür" dedi. Bu çerçevede Kürt sorununun varlığı ve çözümsüzlüğünde dış siyasal güçlerin rolünü de değerlendiren kongre, bu güçleri Kürdistan üzerindeki soykırıma ortak olmamaları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt halkına dönük imha saldırılarına destek vermemeleri çağrısı yapan PKK, "eğer iş yapmak istiyorlarsa, Kürt sorununun barışçıl- demokratik çözümüne destek veren bir tutum içinde olmaları konusunda uyarmayı ve kendisine saldırılmadıkça partimizin hiçbir güçle silahlı çatışma içine girmeme kararında olduğunu kamuoyuna duyurmayı da gerekli görmüştür" ifadelerini kullandı. Kongrede pratik ve örgütsel çalışmalarının da kapsamlı bir şekilde değerlendirildiğine dikkat çekilen PKK’nin açıklaması şöyle: Kadronun yetersizlikleri mahkum edilidi - Partimizin 10. kongresi ideolojik, siyasi ve meşru savunma alanlarında pratik-örgütsel çalışmalarımızın durumunu da kapsamlı olarak tartışıp değerlendirmeye tabi tutmuştur. - Bu konuda özellikle kadro ve örgütsel öncülükten kaynaklanan yetersizlikleri, dar, geriye çeken, tutucu, bürokratik, liberal, yeterince planlı ve girişken olmayan, memurvari anlayış ve tarzlardan kaynaklanan zayıflıkları mahkum ederek, bunların giderilmesi açısından güçlü bir irade ve iddia ortaya çıkarmıştır. - Bu temelde 21. yüzyılın özgür, eşit ve demokratik toplumsal yaşam projesi olan Kürdistan demokratik konfederalizminin inşası için tüm toplumsal kesimler içerisinde seferberlik düzeyinde örgütsel çalışmanın yapılmasını gerekli görmüştür. Temel yerleşim birimlerinde demokratik komün örgütlenmesi esas olmak üzere, şehir ve halk meclislerine dayalı toplumsal örgütlenme modelinin hayata geçirilmesini günümüzün en temel ve ertelenemez bir görevi olarak tespit etmiştir. Kadın ve gençlere çağrı - Özellikle demokratik konfederalizm sisteminde kadın ve gençlik öncülüğüne vurgu yapmış, bu temelde demokratik komünalizm çizgisinde kadın ve gençlik kesimlerinin en geniş örgütlülüğü yaratılarak öncülük görevinin başarıyla yerine getirilmesi gerektiğini belirlemiştir. Bu temelde başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm emekçi halk kesimlerini, kendilerini örgütleyerek, insanlığın en özgürlükçü ve eşitlikçi toplumsal yaşam projesi olan demokratik konfederalizm sisteminin inşasına aktif olarak katılmaya çağırmıştır. - Tüm bu görevlerin başarılmasının ancak Önderlik çizgisinde ve kahraman şehitlerimizin izinde güçlü bir partileşmeyle sağlanabileceğini değerlendiren kongremiz, tıpkı 3. ve 5. parti kongrelerimiz gibi, kapsamlı eleştiri-özeleştiri platformu oluşturarak tüm kadro yapımızın Önderlik çizgisinde en güçlü netleşme, kararlaşma ve birliğini ortaya çıkarmıştır. Her türlü tasfiyeci ve ona zemin olan ortayolcu anlayış ve tutumu mahkum ederek, bunlara karşı sınıf ve cins mücadelesine dayalı bir ideolojik ve örgütsel mücadeleyi sürekli geliştirmeyi gerekli görmüştür. Bu temelde tüm kadro ve sempatizan yapısını Önderlik ve şehitler çizgisinde kendilerini yenileyerek 10. kongremizin yarattığı büyük parti birliğine cesaret ve fedakarlıkla katılmaya çağırmıştır. "Önder Apo'ya Özgürlük" Kongresi - Parti 10. kongremiz, kendini Önder APO’ya özgürlük kongresi olarak tanımlamıştır. Bu temelde insanlık tarihinin en büyük özgürlük duruşlarından biri olan İmralı direnişini bağlılık ve saygıyla selamlarken, onuncu yılını tamamlamaya doğru giden İmralı işkence sistemini tümden reddetmeyi ve sona erdirmeyi en temel görevi olarak belirlemiştir. Aynı zamanda Kürt halkının ve Kürdistan’ın özgürlüğü de demek olan Önder Apo’yu özgür yaşam ortamına kavuşturma görevini içinde bulunduğumuz süreçte başarmayı hareket ve halk olarak bir onur ve namus tutumu olarak görmüştür. - Bu hedefin başarısı için Önder Apo’yu yaşa ve yaşat kampanyası olan Ede Bese hamlesi kapsamında her türlü meşru demokratik eylemliliğin geliştirilmesini kararlaştırmıştır. - Bu temelde partimiz, başta kadınlar ve gençler olmak üzere tüm emekçi halkımızı, tüm parti ve gerilla yapımızı, tüm demokratik güçleri ve dostlarımızı, günümüz insanlığının anlında kapkara bir leke olarak duran İmralı işkence sistemini yok ederek Önder Apo’yu özgürlüğüne kavuşturma ve Kürt sorununun demokratik çözümünü sağlama görevini başarmak üzere görev ve sorumluluklarına kuvvetle sahip çıkmaya ve özgürlük mücadelemizi yükseltmeye çağırmaktadır. Yazdır | kEditor | 10.09.2008, 00:07:00 |
|