AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
BulunduÄŸunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Dünya

11 Eylül’den sonra 1 milyonu aşkın insan öldü


11 Eylül’den sonra 1 milyonu aÅŸkın insan öldü Bugün, üç bin insanın öldüğü, 11 Eylül olaylarının 7. yıldönümü. 11 Eylül’ün ardından geliÅŸen ABD müdahaleciliÄŸi uluslararası alanda sınır tanımadan ilerlemeye devam ederken son 7 yılda insan hakları ve uluslararası hukuk anlamında ciddi gerilemeleri beraberinde getirdi. ABD müdahalesi ardından Afganistan ve Irak’ta 1 milyonu aÅŸkın insan ölürken, dünya kamuoyu 11 eylül konusunda derin şüpheler içinde… 

ABD’nin küresel egemenliÄŸinin siyasal, ekonomik ve askeri merkezlerinin hedef alındığı 11 Eylül saldırıları dünyanın 21. yüzyıldaki gidiÅŸatına bir anda damgasını vurdu. ABD’nin küresel egemenliÄŸinin sembolleri olarak nitelendirilen New York’taki ikiz kuleler, iki yolcu uçağı kullanılarak gerçekleÅŸtirilen kamikaze saldırılarıyla yıkıldı. Washington’da bulunan ABD Savunma Bakanlığı’nın beÅŸgen binasının bir kenarı da aynı ÅŸekilde tarafından yıkıldı. Bir diÄŸer uçakta Beyaz Saray’a doÄŸru giderken “henüz belirlenemeyen bir nedenle” düştü. Sonuçta tam 2 bin 792 kiÅŸi saldırılarda hayatını kaybetti.

Saldırılar ABD’ye ilk anda müthiÅŸ bir ÅŸok yaÅŸattı. İkinci Dünya Savaşındaki Pearl Harbor saldırısının ardından ülke sınırları içerisinde yaÅŸanan bu saldırının sonuçları 21. yüzyılın ilk on yılının siyasi çehresini temelden sarsacak nitelikteydi.

‘Ya bizimlesiniz ya onlarla...’

Saldırının ardından hemen hemen dünyadaki bütün devletler ABD ile dayanışma içinde olduklarını duyurdu. Ancak ABD’nin istediÄŸi dayanışmadan çok daha fazlasıydı. Bunu da ABD BaÅŸkanı George W. Bush şöyle açıklayacaktı: "YurttaÅŸlarımız, hayat tarzımız ve özgürlüğümüz, kasıtlı ve seri terörist saldırılara maruz kaldı... Terörist saldırılar, en büyük binalarımızın temellerini sarsabilir, ama Amerika'nın temellerine dokunamaz. Bu eylemleri gerçekleÅŸtirmiÅŸ olanlarla, onlara yataklık etmiÅŸ olanlar arasında bir ayrım gözetmeyeceÄŸiz. Bu terörizm deÄŸil savaÅŸtır.” Bush bu sözlerinin ardından hemen bütün dünyayı "Bu savaÅŸta ya bizimlesiniz, ya onlarla.” sözleri ile tehdit etti.

ABD saldırılara çok hızlı bir biçimde refleks verdi. Olaydan sadece 3 gün sonra ABD Kongresi 40 milyar dolarlık “terörle mücadele” bütçesi ayırdı. ABD hiçbir uluslararası kurum veya kuruluÅŸun onayını almadan saldırıyı gerçekleÅŸtiren El Kaide örgütünün merkezi durumundaki Afganistan’a askeri operasyon için hazırlıklara baÅŸladı. Bu süreçte NATO bile ABD’nin net bir giriÅŸimi olmadan, ittifakın herhangi bir ülkesinin saldırıya uÄŸraması durumunda diÄŸer ülkeleri savaÅŸ ilanıyla sorumlu kılan 5. maddesini yürürlüğe koydu. Ancak ABD, Afganistan operasyonu için yanına sadece İngiltere ve Avustralya askerlerini aldı.

7 Ekim tarihinde Afganistan bombardımanına başlayan ABD kısa sürede ülkede egemen olan Taliban rejimini yerel güçlerin de yardımıyla yıktı. 3,700 sivilin ölümüyle sonuçlanan operasyonda bir o kadar da Taliban savaşçısı ve El Kaide üyesi öldürüldü. Ancak operasyonun ardından ne saldırıların baş zanlısı Usama Bin Ladin ne de Taliban lideri Molla Ömer yakalanabildi.

Amerikan toplumunda geliÅŸen histeri

Bu arada o günlerde Amerika’da nereden gönderildiÄŸi belli olmayan ÅŸarbon mikrobu taşıyan mektuplar çok çeÅŸitli adreslere postalanıyordu. Toplumda inanılmaz bir histeri ve paranoya geliÅŸiyordu. Toplumu alınacak güvenlik önlemlerinin gerekliliÄŸi konusunda olaÄŸanüstü bir ÅŸekilde hazır gören ABD idaresi peÅŸ peÅŸe hukuk tanımazlıklar yapmaya ve insan hak ve özgürlüklerini kısıtlamaya baÅŸladı. Bunun ilk örneÄŸi olarak 11 Eylül’den sonra gözaltına alınanlar aylarca hiç kimse ile görüştürülmeden tutuldu. Bunlardan bazılarını iÅŸkence yapıldığı iddia edildi.

Afganistan operasyonu sonrasında yakalanan 600’ü aÅŸkın kiÅŸi ise Küba’daki Guantanamo üssüne getirilerek kafeslere kapatıldı ve daha bugüne kadar buradaki tutuklardan sadece 1 kiÅŸi mahkeme karşısına çıkarıldı.

‘Åžer ekseni ilan ediliyor...

ABD, Afganistan operasyonunu hemen ardından yaptığı ünlü bir ulusa sesleniÅŸ konuÅŸmasında idaresinin bundan sonraki hedefini açıkladı. İran, Irak ve Kuzey Kore’yi “ÅŸer ekseni” ülkeleri olarak tanımlayan Bush açıklamasının hemen ardından Irak’ta Saddam Hüseyin rejiminin sahip olduÄŸunu iddia ettiÄŸi kitle imha silahlarının yarattığı tehdidin “bertaraf” edilmesi konusunda uluslararası alanda destek arayışına girdi.

BirleÅŸmiÅŸ Milletler Güvenlik Konseyi’nin Irak’a yönelik bir silah denetimleri konusunda harekete geçiren ABD, denetçilerin eli boÅŸ dönmesine raÄŸmen Fransa, Rusya ve Almanya gibi güçleri ve tüm BM otoritesini karşısına alarak İngiltere ile birlikte Irak’a girdi.

Irak’ta 7,836 kiÅŸi öldürüp, arkasında 20 binden fazla yaralı bırakarak BaÄŸdat’a giren ABD ve İngiltere yönetimleri hala ciddi bir direniÅŸle karşı karşıya. Ve aynı Afganistan aradan geçen 7 yıl sonra yine çatışmaların en ÅŸiddetli dönemlerinden birini yaşıyor. Nitekim önceki gün Bush Afganistan’a ek takviye askerler gönderileceÄŸini açıkladı.

İkiz kulelerinin yıkılmasından bu yana Afganistan ve Irak’ta 1 milyonu aÅŸkın insan öldürüldü. Milyonlarca kiÅŸi göç etti... Ancak 11 Eylül’den sonra yaÅŸananlar elbette ki bunlarla sınırlı deÄŸildi.

Saldırıların ardından El Kaide ve ona baÄŸlı ya da iliÅŸkide olan gruplar birçok saldırı gerçekleÅŸtirdi. Bu saldırıların hiçbiri çok büyük etki yaratmadı ancak özellikle ABD’nin ipleri elinde tutması yönündeki gerekçelerinin artmasına sebebiyet verdi. Bu süreç içerisinde Endonezya’nın Bali adası, Kenya’nın Mombasa, Fas’ın Kazablanca ÅŸehri, Suudi Arabistan’ın baÅŸkenti Riyad, Bombay, BaÄŸdat, İstanbul ve Yeni Delhi’de yaÅŸanan saldırılarda yüzlerce kiÅŸi hayatını kaybetti.

Uluslar arası hukuk ihlal edildi

11 Eylül’ün ardından ülkelerin güvenlik harcamaları olaÄŸanüstü bir ÅŸekilde artış gösterirken uluslararası hukuk ve insan haklarının korunup güvencelerin geliÅŸtirilmesi konusunda ciddi gerilemeler yaÅŸandı. “Teröre karşı uluslararası bir koalisyon” iddiasında olan bazı ülke hükümetleri bu havayı kendilerine muhalif hareketlerin bastırılması yönünde kullandı.

Bunun en çarpıcı örneÄŸini İsrail oluÅŸturdu. İsrail, Nisan 2001’de tüm Batı Åžeria’yı kapsayan büyük bir operasyona baÅŸlattı ve toplam 2,000’e yakın kiÅŸi hayatını kaybetti.

11 Eylül sonrası insan hakları ve temel özgürlüklere yapılan devlet saldırısında en kötü örneklerden biri olarak Türkiye de görülüyordu. İnsan hakları ve Kürt sorunu konusunda 11 eylül saldırıları gerekçe gösterilerek hiçbir adım atılmadı. HADEP o süreçte kapatıldı, Türk ordusu HPG gerillalarına karşı askeri operasyonlarını sürdürdü. Van'da güvenlik güçleri, Kürtçe eğitim hakkı talebiyle dilekçe veren 500 öğrenci polisin feci saldırına maruz kaldı. Ve buna benzer onlarca uygulama yaşandı.

Yine Avrupa BirliÄŸi ve ABD nezdinde oluÅŸturulan “terörist örgütler” listeleri ile çok sayıda baskıcı rejimlere karşı mücadele veren örgüte “terörist” damgası vuruldu. “Terör” korkusu nedeniyle uluslararası hukuk kuralları bir tarafa ülkeler kendi hukuklarını bile çiÄŸnedi. Göç alan ve bununla ayakta duran çok sayıda ülke de göçmenlik kanunlarını sertleÅŸtirdi. Ülkeler toprakları içinde yaÅŸayan yabancı kökenli kiÅŸileri fiÅŸlemeye baÅŸladı. Yabancı göçmenler modern çağın ‘yeni barbarları’ olarak damgalandı. Tabi bu ülkelerin arasında ABD ve İngiltere gibi ülkelerin yanısıra Irak operasyonuna ve kayıtsız ÅŸartsız ABD egemenliÄŸine karşı duruÅŸları ile dikkati üzerlerinde toplayan Fransa ve Almanya’nın da yer alması dikkat çekti.

ABD ve İngiltere’nin özellikle Irak operasyonu sırasında içine girdikleri tutum da BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin prestijini olaÄŸanüstü bir biçimde düşürdü. BirleÅŸmiÅŸ Milletlere ev sahipliÄŸi yapan ABD ve İngiltere’nin Güvenlik Konseyi kararlarını göz ardı ederek Irak’a girince BM’nin iki ülkeyi “iÅŸgal güçleri” olarak tanımlamaktan baÅŸka çaresi kalmadı. BM için böylece DoÄŸu BloÄŸunun çökmesinin ardından baÅŸlayan “altın fırsat yılları” böylece sona ermiÅŸ oldu.

11 Eylül’den sonraki bir yılda Afganistan, ikinci yılda ise Irak, ABD’nin askeri müdahalesine hedef oldu. Üç, dört, beÅŸ ve 7 yıllarda ise nükleer programları nedeniyle ABD ve İngiltere tarafından sürekli olarak sıkıştırılan İran bulunuyor. Ancak İran’ı hedefine koyan Amerika PKK ve PJAK kamplarının bombalanması konusunda İranla ortak ittifak da yapması baÅŸka dikkat çeken bir olgu.

Dünya hala şüphe içinde

11 Eylül’ün üzerinden 7 yıl geçmesine raÄŸmen hala dünyanın birçok ülkesinde etkilerini görmek mümkün. En fazla OrtadoÄŸu’nun etkilendiÄŸi bu saldırıda hala insanların kafasında soru iÅŸaretleri bulunuyor.

11 Eylül saldırılarının 7. yılında saldırıların sorumluları konusunda dünya kamuoyu hala şüphe içinde...

ABD 11 Eylül saldırılarından El Kaide’yi sorumlu tutmuÅŸ, baÅŸta Afganistan olmak üzere tüm dünyada ’terörle mücadele’ adı altında şüpheli avına baÅŸlamıştı. Ancak World Public Opinion tarafından 17 ülkede yapılan bir kamuoyu araÅŸtırması, dünya genelinde saldırının sorumluları konusunda görüş birliÄŸi bulunmadığını gösterdi.

Yapılan kamuoyu araştırması ABD dışında, birçok ülkede saldırıların El Kaide tarafından düzenlendiğine ilişkin şüpheler bulunduğunu ortaya koydu. Araştırmaya katılanların çoğunluğu saldırılardan ABD yönetimini sorumlu tutuyor.

Saldırıların El Kaide tarafından düzenlendiÄŸine yönelik yaygın kanıya Kenyalılar ve Nijeryalılar sahip İngilizlerin, İtalyanların, Fransızların ve Almanların yarıdan fazlası da bu görüşü paylaşıyor. Mısırlıların yüzde 43’ü, Ürdünlülerin yüzde 31’i ve Filistinlilerin yüzde 19’u ise saldırılardan İsrail’i sorumlu tutuyor.

Türklerin yüzde 36’sı, Meksikalıların yüzde 30’u ve Filistinlilerin yüzde 27’sine göre ise 11 Eylül saldırıları ABD yönetiminin iÅŸi olarak görüyor. 

New York Times gazetesi tarafından yapılan bir ankete göre her 4 Amerikalı’dan 3’ü hükümetin 11 Eylül olayları ile ilgili doÄŸruları söylemediÄŸinden şüphelendiÄŸini belirtmiÅŸti.



ABD Tarihindeki operasyonlar

Zoltan Grossman’ın ABD Kongresi’nin ve Deniz Kuvvetleri’nin çeÅŸitli belgelerinden derlediÄŸi liste ABD’nin tarihindeki operasyonları gösteriyor. ABD ordusunun doÄŸrudan komuta veya denetim iÅŸlevi görmediÄŸi durumlar listeye katılmamış.. Buna karşılık, ‘nükleer tehdit’ listeye dahil edilmiÅŸ. ABD’nin doÄŸrudan, örgütleyici, destekçi olarak iÅŸin içine karıştığı askeri darbeler de listeye alınmış.

1900’e Kadar
Arjantin (1890), Şili (1891), Haiti (1891), Hawai (1893), Nikaragua (1894), Çin (1894-95), Kore (1894-96), Panama (1895), Nikaragua (1896), Çin (1898-1900), Filipinler (1898-1910), Küba (1898-1902), PuertoRico (1898), Nikaragua (1898), Samoa (1899)

1900 - I. Dünya Savaşı
Panama (1901-03), Honduras (1903), Dominik Cumhuriyeti (1903-04), Kore (1904-05), Küba (1906-09), Nikaragua (1907), Honduras (1907), Panama (1908)Nikaragua (1910), Honduras (1911), Çin (1911-41), Küba (1912), Panama (1912), Honduras (1912) Haiti (1914-34), Dominik Cumhuriyeti (1916-24), Küba (1917)

II. Dünya Savaşı - 1969
İkinci Dünya Savaşı (1941-45), İran (1946), Yugoslavya (1946), Uruguay (1947), Yunanistan (1947-49), Almanya (1948), Filipinler (1948-54), Puerto Rico (1950), Kore (1951-53), İran (1953), Vietnam (1954), Guatemala (1954), Mısır (1956), Lübnan (1958), Irak (1958), Çin (1958), Panama (1958), Vietnam (1960-75), Laos (1961), Küba (1961), Almanya (1961), Küba (1962), Panama (1964), Endonezya (1965), Dominik Cumhuriyeti (1965-66), Guatemala (1966-67), Kamboçya (1969-75)

1970-1989
Umman (1970), Laos (1971-73), Ortadoğu (1973), Şili (1973), Kamboçya (1975), Angola (1976-92), İran (1980), Libya (1981), El Salvador (1981-92), Nikaragua (1981-90), Honduras (1982-90), Lübnan (1982-84), Grenada (1983-84), Libya (1986), Bolivya (1987), İran (1987-88), Libya (1989), Virgin Adaları (1989), Filipinler(1989), Panama (1989), Liberya (1990)

1990’dan Sonra
S.Arabistan-Kuveyt (1990-91), Irak (1990-91), Somali (1992-94), Yugoslavya (1992-94), Bosna (1993-95), Haiti (1994-96), Hırvatistan (1995), Zaire (1996-7), Liberya (1997), Arnavutluk (1997), Sudan (1998), Afganistan (1998), Yugoslavya (1999), Yemen (2000), Makedonya (2001), Afganistan (2001), Irak (2002)

Kaynak: ANF NTVMSNBC




YazdırYazdır | garip | 11.09.2008, 13:03:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

Okuyucu deÄŸerlendirmesi