kEditor - Haberler / Yaşam / Geç de olsa gelen adalet

http://www.keditor.com/haber_2672.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Yaşam

Geç de olsa gelen adalet


Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Kutlubey köyünde 8 köylünün öldürülmesiyle ve 8’inin de yaralanmasıyla ilgili Denizli 2. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan koruculardan ikisi daha ‘Taammüden birden fazla kişiyi öldürmek ve birden fazla kişiyi öldürmeye tam teşebbüste bulunmak’ suçundan 317 yıl 6’şar ay hapis cezası ile cezalandırıldı.

Ölen köylülerin yakınları ve müdahil avukatı Mustafa Rollas, davanın sanığı olan köy korucularının cezalandırılmasını, diğer faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ve örnek alınması gereken bir şekilde sonuçlandığını söylediler.

Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Kutlubey köyünde köylüleri tarayarak öldüren koruculardan ikisi daha 317 yıl hapis cezası ile cezalandırıldı. 7 Şubat 2002 yılında ömür boyu hapis cezasına çarptırılan on iki korucudan ikisinin kararı temyiz etmesi sonucu Yargıtay tarafından 24 Mayıs 2004 yılında dava tekrar Denizli 2. Ağır Ceza mahkemesine gönderildi. 18 Eylül 2008 günü görülen davanın karar duruşmasında mahkeme, Nevah Aydın ve Mehmet Sayhan isimli korucuların 317 yıl 6’şar ay cezalandırılmasına karar verdi. Güvenlik gerekçesi ile 1993 yılında Denizli’ye alınan davada 20 Ekim 2000 tarihinde yapılan son duruşmada “yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı” gerekçesiyle 10 korucunun beraatına karar verilmişti. Ailelerin kararı temyiz etmesi sonucu Yargıtay, dosyayı geri gönderdi. Dava köylü yakınları tarafından yavaş ilerlediği gerekçesiyle AİHM’e şikayet edildi. Bunun üzerine davayı yeniden ele alan Denizli 2. Ağır ceza mahkemesi, sanıkları ömür boyu hapse mahkum etti. Karara itiraz eden korucuların talepleri kabul görmezken iki korucu hakkında, Denizli 2. ağır Ceza mahkemesi 317 yıl 6’şar ay hapis cezası verdi.

‘Çocuklar karanlıktan korkmasın’

Davada yakınlarının acısını faillerin alacağı ceza ile bir nebze unutacakları umudu taşıyarak davayı takip eden ölen köylülerin yakınları, kararın bölgede yaşanan faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için bir örnek teşkil edebileceğini söylediler. Olayda yaralananların yakınlarından Mehmet Latif Yıldırım, devlet eli ile yapılan bu saldırının cezayla sonuçlanmasının sevindirici olduğunu belirterek, sadece korucuları cezalandırmanın yeterli olmadığını, korucuların arkasındaki güçlerin de açığa çıkartılması gerektiğini ifade etti. Suçluların hak ettikleri cezayı alması için çabaladıklarını anlatan Yıldırım, köylü yakınlarının korucu aileleri tarafından tehdit edilmesine rağmen yılmadıklarını dile getirdi. Verilen ceza ile olayların üstüne gidilmesi halinde adaletin yerini bulacağına inandığını belirten Yıldırım, bu kararın çocukların karanlıktan korkmaması için bir fırsat olabileceğini dile getirdi. Ölen köylülerden birinin kardeşi, diğerlerinin de akrabası olan Osman Acar, çok zor bir mücadele verdiklerini sürekli tehdit edildiklerini ve hakarete maruz kaldıklarını söyleri. Acar, olayın peşini bırakmadıkları için suçluların cezalandırıldığına dikkat çekti.

Davanın müdahil Avukatı Mustafa Rollas ise devlet eli ile yapılan bir cinayetin cezalandırılmasının anlamlı olduğunu söyledi. Bu dava ile birlikte faili meçhullerin üzerine gidilmesi durumunda olayların cezasız kalmayacağını aktaran Rollas, Şemdinli ve Yüksekova olaylarında devletin yargıya müdahele ederek davanın üzerinin kapatıldığını kaydetti. Görülen davada devletin müdahale etmemesinden dolayı korucuların ceza aldığını anlatan Rollas, Ergenekon ve Bölge’de yaşanan faili meçhul cinayetlerin davaları üzerinden devlet ve ordu gölgesini kaldıracak bir kamuoyu oluşturulması gerektiğini de belirtti.

Olay nasıl olmuştu?

Diyarbakır E Tipi Cezaevi’ndeki yakınlarını ziyaret etmek için yola çıkan köylüler Mardin’in Midyat ilçesine bağlı Kutlubey köyünde 1992 yılında, daha önce kendilerine teklif edilen koruculuğu kabul etmemeleri üzerine, yüzü maskeli ve kamuflajlı kişiler tarafından taranmıştı. Bir çobanın görgü tanıklığı sonucu soruşturma başlatan Midyat Cumhuriyet Baş Savcılığı’nın incelemelerinde bulunan boş kovanların koruculara ait olduğu belirlenmişti. Koruculardan 10’u 16 gün sonra tutuklanmıştı. Korucuların saldırısı üzerine Süleyman Acar, İsmet Acar, Hasan Akay, Mehmet Ağırman, Mehmet Akan, Abdulkadir Akan, Sabri Acar ve Mehmet Emin Acar adlı 8 köylü hayatını kaybetmiş, 8 köylü de yaralanmıştı.

Kaynak: Evrensel


YazdırYazdır | kEditor | 21.09.2008, 10:10:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler

İlgili Yazılar
Şeref ve iftihar - (Makale)


 Yukarı çık