kEditor - Haberler / Basın - Yayın / Kürt medyasından ortak kınama!

http://www.keditor.com/haber_2693.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Basın - Yayın

Kürt medyasından ortak kınama!

Türk devletinin Kürt medyasına yönelik kapatma cezalarını protesto etmek amacıyla ortak bir açıklama yayınlayan Kürt gazeteleri, haber ajansı, dergi, radyo, televizyon ve yayınevleri, baskılar karşısında Türkiye ve dünya basın kurumlarının sessizliğini kınadı.


Kürt medyası, Alternatif gazetesi ve Kızıllaşan Özgür Halk Dergisi’nin kapatılması ile Azadiya Welat Mersin Bürosu’na polis baskısına sert tepki gösterdi. Bu amaçla, Azadiya Welat Gazetesi, Alternatif Gazetesi, Gelecek Gazetesi, Yurtsever Gençlik Dergisi, Özgür Halk Dergisi, Hewiya Jinê Dergisi, Dicle Haber Ajansı, Fırat Dağıtım Şirketi, Gün Radyo Tv, Ses Radyo, Net Radyo, Dünya Radyo, Aram Yayın Evi ortak bir açıklama yaptı.

Yapılan açıklama şöyle: “Türkiye'de başta Kürt basını olmak üzere muhalif basın üzerindeki baskı giderek pervasızlaşıyor. Türk devleti savcısı, hakimi, polisi, jandarması ve dağıtım şirketleriyle Kürt basınını çökertmek için çalışıyor. Ne yasa ne de hukuk dikkate alınmadan, Kürt sorununu gündemde tutan günlük gazeteler ve dergileri kapatılıyor. Kürt Halkına karşı yürütülen savaşın bir parçası olarak Kürt yayınları toplatılıyor ve kapatılıyor. Alternatif gazetesi ve Özgür Halk dergilerinin bir aylık kapatılmasının nedeni budur.

"Bu baskılar en büyük gazeteye yapılsa çöker"

Sık sık kapatılarak bu yayınların çıkarılamaz duruma getirilmek istenmektedir. İddia ediyoruz ki aynı baskılar Türkiye'deki en büyük gazeteye yapılsa, birkaç gün içersinde çöker. Ne var ki bütün baskı ve yasaklamalara rağmen halkın sahip çıktığı demokratik Kürt gazete ve dergileri çökertilemiyor.

Kürt basını üzerindeki baskılar esas olarak genelkurmayın emriyle gerçekleşiyor. Deşifre edilen gizli planlarda en fazla basına önem verdikleri şey Kürt basının susturulmasıdır. Genelkurmay başkanı İlker Başbuğ yazılı basın ve televizyon genel yayın yönetmenlerine brifing verdi. ‘PKK haberi vermeyin, Apo demeyin, resim vermeyin’ dedi. Bu kadar titiz davranan genelkurmay, tabii ki Alternatif gazetesini ve Özgür Halk dergisini kapatın diyecektir. Bu nedenle son kapatmalar genelkurmayın brifingiyle bağlantılıdır. Kürt sorununun çözümsüzlüğü konusunda ordunun izleyeceği politikalar ve bu politikaların basında nasıl işleneceği üzerine olmuştur. Aksini iddia edenlere ise tahammül gösterilmeyecektir. Çünkü bu aralar askeri operasyonlar tüm hızıyla devam ettiriliyor, sınır ötesi operasyon tezkeresi Meclis'e gönderildi, Bölge'de sivil katliamlar sürüyor, hak ihlalleri ve işkence sistematik bir şekilde artıyor, Kürtlerin talepleri bastırılıyor. Bunu dile getirenler susturulacaklardır...

"Basın kurumları sessiz kalıyor"

Türkiye ve Dünya basın kurumları da bu baskılara sessiz kalıyor. Kürt basını üzerinde körlerin ve sağırların görebileceği ve duyabileceği baskılar yapıyor. Ne var ki Türkiye'deki gazeteciler ve basın örgütleri ses çıkarmıyor. Kendilerince Kürt basını basından saymıyorlar. Ondan sonra kalkıp Kürt halkını ve özgürlük mücadelesi verenleri bölücülükle suçluyorlar. Asıl bölücülük ise kendilerinin yaptığı gibi Kürt basını üzerindeki baskıları görmemektir.

Başbakan, basın tekeli olan Doğan Grubuna saldırınca feryat edenlerin ve karşı çıkanların Kürt basınına yönelik baskıya ses çıkarmamaları, onların basın ahlakına sahip olmadığını gösterir. Zaten on yıllardır Kürt halkına karşı yürütülen kirli savaşta, kirli tarafta yerlerini aldılar. Devletin kirli uygulamalarını örtmek için bütün marifetlerini kullandılar. Kürtler üzerinde dünyada görülmemiş baskılar yapan devletin uygulamalarını görmezden geldiler. Bugün bile Kürt halkı birkaç haftadır anadil eğitimi için ayaktayken, bunu Türk basını görmüyor.

"Türkiye basınının kişiliği ve iradesi yok"

Kürt basını susturularak zaten Türk basının görmezlikten geldiği her şey tümüyle toplumdan gizlenmek isteniyor. Bunun karşısında başbakana tepki veren gazeteciler ve basın kuruluşları sessiz kalıyor. Ondan sonra da kalkıp demokrat ve özgür iradeli olduğunu söylüyorlar. Biz de iddia ediyoruz; dünyada iradesi ve kişiliği olmayan basına en iyi örnek, Türkiye basını ve bu basında yer alan gazetecilerdir. Öyle ki genel yayın yönetmenleri genelkurmayın emir eri haline gelmiştir.

Türkiye'de Kürt basını üzerindeki baskılara karşı çıkmadan basın özgürlüğü gerçekleşmez. Çünkü en fazla Kürt basınına baskı var. Bunlar öyle soyut söylemler değildir. Baskılar somuttur. Kapatmalar, toplatmalar o kadar çok fazla ki, bunlar ancak açık faşist ülkelerde olacak düzeyde baskılardır. Aslında Kürt basınının hiç olmamasını istiyorlar, ama uluslar arası alanda zor duruma düşmemek için gazete ve dergilerin görünürde çıkmasına izin veriyorlar. Ama kapatma ve toplatmalarla, dağıtım üzerindeki baskılarla fiili olarak gazete ve dergilerin çıkartılması engelleniyor. Bu duruma Türkiye'deki gazeteler ve basın kuruluşları tepki vermediği gibi, uluslar arası basın kuruluşları da ciddi tepki vermiyor. Dünyadaki bir basın organına, hatta Türkiye'deki bir gazete ve dergiye bu tür baskılar yapılsaydı, herhalde uluslar arası alanda basın kuruluşları ayağa kaldırılırdı.

Kürtlerin Türkiye'de yok sayılması, bir yönüyle de dünyanın tutumundan kaynaklanıyor. Türkiye'de Kürt basınına yönelik baskının bu kadar açıkça yapılması da uluslar arası basın kuruluşlarına duyarsızlığından kaynaklanıyor.

Başta halkların kardeşliğinden yana olan aydın, sanatçı, işçi, esnaf, öğrenci, kadınlar ve gençler olmak üzere bu tehlikeli gidişata karşı demek için tüm halkımızı duyarlı olmaya çağırıyor, Alternatif ve Kızıl Özgür Halk Dergisi ile her koşulda dayanışacağımızı belirtiyor, aşağıda imzası olan kurumlar olarak Alternatif Gazetesi ve Kızıl Özgür Halk Dergisinin kapatılmalarını, Azadiya Welat Mersin Bürosunun basılmasını kınıyoruz.”

Kaynak: ANF


YazdırYazdır | kEditor | 26.09.2008, 14:20:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar
Medya ve Beyin - (Makale)
Medya raporu - (Makale)



 Yukarı çık