AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Kültür - Sanat

Altın İstiridye Ödülü Yeşim Ustaoğlu'nun oldu


Altın İstiridye Ödülü Yeşim Ustaoğlu'nun oldu Yeşim Ustaoğlu'nun yönettiği Pandora'nın Kutusu adlı film, İspanya'nın kuzeydoğusundaki Bask bölgesindeki San Sebastian kentinde düzenlenen 56. San Sebastian Film Festivali'nde en iyi film seçilerek Altın İstiridye ödülünün sahibi oldu. Filmde başrolü oynayan Tsilla Chelton da En İyi kadın Oyuncu Ödülü'nü Melissa Leo ile paylaştı. Jüri özel ödülünü ise İran’lı yönetmen Samira Makhmalbaf “Two-Legged Horse” ile aldı.

18 Eylül’de başlayan 56. San Sebastian Film Festivali dün akşam yapılan ödül töreniyle sona erdi. 18 filmin yarıştığı festivalde Yeşim Ustaoğlu’nun yeni filmi “Pandora’nın Kutusu” en iyi film ödülü “Altın İstiridye”yi alırken, filmin baştrol oyuncusu Tsilla Chelton da en iyi kadın oyuncu ödülünü Melissa Leo (Frozen River filmindeki rolüyle) ile paylaştı.

Festivalde resmi yarışma bölümünün juri üyelerinden Japon yönetmen Masato Harada'nın elinden ödülünü alan Yeşim Ustaoğlu, festivale ve juri üyelerine teşekkür etti.

Basına açıklama yapan Ustaoğlu, "Yarışmada çok kaliteli filmler vardı ve rekabet çok sert oldu. Bir ödül kazanacağımı umuyordum ama en büyük ödülü beklemiyordum" dedi. Yeşim Ustaoğlu, ödülü temmuz ayında ölen ve “Çok iyi arkadaşım” dediği eleştirmen ve yazar Fethi Naci ile kendi ailesine adadığını söyledi. Yönetmen Ustaoğlu, “Altın İstiridye, filme yeni maceraların önünü açacaktır’ diye konuştu.

Festivalde en iyi yönetmen ödülünü "Genova" adlı filmiyle İngiliz Michael Winterbottom, jüri özel ödülünü İran-Fransa ortak yapımı olan, yönetmenliğini Samira Makhmalbaf’ın yaptığı "Two Legged Horse" aldı. “El nido vacio” filmindeki rolüyle Oscar Martinez’de en iyi erkek oyuncu ödülünü aldı.

Yarışmanın Jüri üyeliğini Amerikalı yönetmen Jonathan Demme’in başkanlığında, Michael Ballhaus, Martina Gusman Urruti, Masato Harada, Nadine Labaki, Clare Peploe ve Leonor Watling oluşturdu.

Pandora’nın Kutusu: Üç kardeş ve annelerinin öyküsü

Yönetmenliğini Yeşim Ustaoğlu’nun yaptığı ve başrollerini Tatie Danielle filminin yıldız oyuncusu Tsilla Chelton, Derya Alabora, Övül Avkıran, Onur Ünsal ve Osman Sonant’ın paylaştığı Pandora’nın Kutusu üç kardeşin öyküsünü irdeliyor.

Yurtdışında ilk büyük ödülünü “Pandora’nın kutusu” ile alan yönetmen Ustaoğlu Türkiye’de filmleriyle toplumsal olaylara ışık tutan yönetmen olarak biliniyor. Daha önce “Bir Anı Yakalamak” (1988), “Magnafantagna” (1989), “Düet” (1990), “Otel” (1992), “İz” (1994) , “Güneşe Yolculuk” (1998), “Bulutları Beklerken” (2003) filmine imza atan Ustaoğlu, şimdi de senaryosunu Sema Kaygusuz ile birlikte yazdığı “Pandora’nun Kutusu” ile gündemde.

Türkiye-Fransa-Belçika-Almanya ortak yapımı olan Pandora’nın Kutusu, bir gün kaybolduğunu öğrendikleri yaşlı annelerinin yaşadığı küçük bir Batı Karadeniz kasabasına doğru yola çıkan üç kardeşin öyküsünü anlatıyor. Üç kardeş, Alzheimer olduğunu öğrendikleri annelerinin yanlarındaki varlığıyla kendi hayatlarını sorgulamaya başlarlar. Pandora’nın Kutusu yavaş yavaş açılırken anneanne ve torunu arasında beklenmedik bir yakınlık filizlenir.

Proje olarak sunulduğu 2006 Selanik Film Festivali’nden de ödülle dönen Pandora’nın Kutusu 10-18 Ekim 2008 tarihinde gerçekleşecek olan Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne de katılacak.
 
Makhmalbaf'ın başarısı sürüyor

Son filmi “Asbe du-pa” (Two-Legged Horse – İki ayaklı at)” ile Jüri Özel Ödülünü alan İranlı yönetmen Samira Makhmalbaf ise şimdiye kadar “The Apple” (Elma), “The Blackboard (Kara Tahta), “God, Construction and Destruction as part of 11'9''01 September 11 (11 Eylül), “At Five in the Afternoon” (Öğleden Sonra Beşte) filmlerini çekti. Türkiye’de daha çok dili Kürtçe olan “Kara Tahta” filmiyle bilinen Makhmalbaf, İran’ın ünlü yönetmeni Muhsun Makhmalbaf’ın kızı.

Halepçe katliamından sonra İran-Irak sınırındaki Kürtlerin yaşam mücadelelerini, öğrenci bulmak için sırtlarında karatahtalarıyla köyleri dolaşan öğretmenlerin gözünden aktaran film, Kürtçe çekilmiş, dünyanın bir çok ülkesinde beğeniyle izlenmişti. Film 2000 yılında Cannes Film Festivali'nde Jüri Özel Ödülü, İtalya ve Amerîka’da aldıkları ödüllerle birlikte UNESCO’dan da “Özel Kültür Ödülünü” Makhmalbaf’da kazandırmıştı.
 
Kaynak: Ajanslar

YazdırYazdır | kEditor | 28.09.2008, 08:13:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler

Okuyucu değerlendirmesi