AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Basın - Yayın

Özgür Ülke gazetesine skandal kapatma


Özgür Ülke gazetesine skandal kapatma 30 Eylül'de yayın hayatına başlayan Özgür Ülke gazetesi skandal bir gerekçe ile bir ay süreyle kapatıldı. Sadece iki sayı çıkarabilen Özgür Ülke gazetesinin her iki sayısına da dava açan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, kapatmaya gerekçe olarak da Anayasa Mahkemesi'nin köylerin milli güvenlik gerekçesiyle boşaltılamayacağına ilişkin kararın gazetede yayımlanmasını gösterdi. 

Özgür basın geleneğinden gelen gazeteler tek tek kapatılıyor. Alternatif ve Geleceğin ardından Anayasa Mahkemesi'nin köy boşaltmalara ilişkin aldığı kararı yayımladığı için Özgür Ülke gazetesini de kapatıldı. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 30 Eylül'de yayın hayatına başlayan ve sadece iki sayı çıkarabilen Özgür Ülke gazetesini bir ay süreyle kapattı. Mahkemenin kapatma gerekçesi ve biçimi de tamamen skandal niteliğinde.

Mahkeme gazetenin her iki sayısı içinde 1 Ekim günü kapatma kararı alarak bir gazeteyi aynı gün içinde farklı sayılarından dolayı iki kez kapatmış oldu. Mahkemenin kapatma kararına gösterdiği gerekçeler ise en az kararı alma biçimi kadar skandal niteliğinde. Mahkeme gazetenin ilk sayısında çıkan ve cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerini konu alan 'Cezaevlerinde hak ihlalleri bayram dinlemiyor', Bölge illerinde artan operasyonları konu alan 'TSK bayramda da durmuyor', 'HPG Zirek'i serbest bıraktı' haberleri ile 'Operasyon ve eylemleri durdurun' başlıklı forum yazısını gerekçe gösterdi. Mahkemenin bir başka kapatma gerekçesi ise 30 Eylül'de Akşam gazetesinde de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin köy boşaltmalara ilişkin aldığı karar ile ilgili 'Anayasa Mahkemesi yeni uyandı' başlıklı haberi oldu. Bölge illerinde DTP'lilerin bayram nedeniyle yaptığı ziyaretler ile vatandaşların mezarlık ziyaretleri haberleri ve Doğu Ergil'in Kürt sorununa ilişkin yaptığı anket üzerine yazılmış bir forum yazısı yer alıyor.

'Hakim ve savcılar birer onbaşı gibi'

Geçtiğimiz hafta yine benzer skandal gerekçelerle kapatılan Alternatif gazetesinin Yazı işleri Müdürü Nuri Fırat, Özgür Ülke gazetesinin skandal bir gerekçe ile kapatılmasının Kürt düşmanlığında ordu, hükümet ve yargının ne kadar ileri gidebileceğinin göstergesi olduğunu söyledi. Türkiye'de hukuk, demokrasi, basın ve ifade özgürlüğünün tamamen ortadan kalktığını ifade eden Fırat, 'Dünyada eşi benzeri görülmemiş faşist uygulamalar hayata geçiriliyor. Ya bendensin ya da yaşamayacaksın anlayışı dayatılmaktadır. Bu, yıllardan beri Kürtlere dayatılan 'Ya Türksün ya da ölüsün' politikasından başka bir şey değildir' diye konuştu. Kapatma kararı veren savcı ve hakimlerin askeriyenin birer onbaşısı gibi hareket ettiğini dile getiren Fırat, 'Ordu ve hükümet yetkilileri tarafından kendilerine gönderilen bir talimata göre hareket ettikleri artık kesin bir şekilde ortaya çıkmıştır. Aksi halde gazeteler günübirlik bir şekilde kapatılamaz. Üstelik Türkiye'deki mevcut anayasaya aykırı bir şekilde bu yapılamaz. Savcı ve hakimlerin talimat olsa bile verdikleri kararı iyi düşünmeleri lazım. Çünkü aldıkları karar hiç bir şekilde hukuka sığmaz tamamen siyasidir ve bu kararlar Kürtler nezdinde biz gazeteciler nezdinde hakimlerin ve mahkemelerin tarafsız olmadığı yargısını güçlendiriyor' şeklinde konuştu.

'Bu bir faşizmdir'

Verilen bu kararın 14 yıl önceki bir uygulamayı hatırlattığını belirten Fırat, '14 yıl önce Kürtlerin sesini kısmayı başaramayan devlet yetkilileri Özgür Ülke gazetesini bombalamıştı. Bugün ise bu bombalamayı sözde hukuk kanalları ile yapmaktadırlar. Tek anlamıyla faşizmin hüküm sürdüğünün açık göstergesidir' diye konuştu. Fırat verilen kararların başlı başına bir skandalı ortaya koyduğunu ifade ederek şöyle konuştu: 'Aynı hakim ve mahkeme aynı gün içinde aynı saatte bir gazete hakkında iki ayrı kapatma kararı vermiş bulunuyor. Bu uygulama başlı başına zaten hukuka aykırı bir durumdur. Bir karar bir kez alınır iki kez alınmaz. Bu şunu ifade etmektedir; devlet yetkilileri o kadar kindarca davranıyorlar ki bir kapatma yetmiyor adeta rahatlatma adına iki kez kapatma kararı veriyorlar. Bu açık bir düşmanlığın göstergesi değil midir?'

Çifte standartlı durumun yaşandığını kaydeden Fırat, 'Anayasa Mahkemesi'nin köylerin boşaltılmayacağına ilişkin kararı nasıl olurda kapatma gerekçesi olabiliyor? Özgür Ülke'nin verdiği bu haber bir gün önce Akşam gazetesinde yayımlanmıştı. O gazeteleri de o zaman kapatın. Ayrıca bu kararı veren mahkeme devletin en üst yargı organı olan Anayasa mahkemesinin suç işlediğini beyan etmiş bulunuyor. O zaman Anayasa Mahkemesi'ni de kapatın. Ama bunların hiç biri yapılmayacak sadece Kürtlere ait kurumlar kapatılıyor' dedi. Basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez bir şartı olduğunu bildiklerini dile getiren Fırat, mücadelelerinin süreceğini belirtti.

Kaynak: gündemonline


YazdırYazdır | garip | 01.10.2008, 16:43:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler

İlgili Yazılar
İnat ve ısrar - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi