Devrimci Sol, Devrimci Karargah ile birleşti
Ağustos ayına İstanbul’da 1. Ordu Komutanlığı’nda yönelik saldırısıyla adından söz ettiren Devrimci Karargah, yaptığı son açıklamada Devrimci Sol’un kendileri ile birleştiğini duyurdu.
Devrimci Karargah, kendi internet sitesi üzerinde yayınladığı açıklamasında, “Devrimci Sol, artık bir Devrimci Karargah bileşeni olma kararı almıştır. Devrimci Sol'un bu kararı, dağınıklığı ve eylemsizliği statüko haline getiren Türkiye Devrimci Hareketinin bugününe bir müdahaledir” dedi. Devrimci Sol'un bu kararının Türkiye sosyalizminin birleşme ve ayrılık kültürüne de bir müdahale olduğunu vurgulayan Devrimci Karargah, birleşme konusunda şunlara dikkat çekti: “Türkiye Devrimci Hareketi 80'den beri ciddi bir kriz içindedir. 80'lerin sonlarında yaşanan kısmi iyileşme süreci 90'ların başında kesilmiş, dünyada sosyalizmin darbe almasıyla oluşan ideolojik ve siyasal çöküntü örgütsel karşılığını da bulmuş ve Türkiye devrimci hareketi her gün kendi krizini ve bayağılaşmasını üreten bir döngüye girmiştir. Sürecin karakterinin bu tür şekillenmesinde başka bazı girişimlerin yanı sıra özellikle kent devrimci hareketinin en diri kesimini oluşturan Devrimci Sol güçlerin öncü kadrolarının karşı devrim tarafından imhasıyla ağır bir şekilde darbe alması ve ardından bu yapının kendi iç krizi sonrasında derin zaaflara uğraması önemli bir moment oluşturmuştur. Önder yoldaş Bedri Yağan'ın ve diğer öncü kadroların şehit olmasıyla ayrıca darbelenen Devrimci Sol yapısı, devrimci mücadelenin düşük konjonktürünün de etkisiyle Türkiye devrimci hareketinin, ayrıcalıksız herkesi içine alan eylemsiz, yenik, tüketici ve dağınık statükosunun bir parçası olmaktan uzun süre kendini kurtaramamıştır. Devrimci Sol, bu yenilgi yıllarında dünya ve Türkiye devrimci hareketinde ortaya çıkan yeni durumları değerlendirip mücadeleye eleştirel yeni bakışlar geliştirirken, kendi tarihiyle ilgili özeleştirel bir tutum almaktan çekinmemiştir. Ancak bu özeleştiri ve yeni siyasal mülahazalar, 70'lerin militan mücadele çizgisini sürdüren pek çok siyasal yapının aksine, devrimci mücadelemizin atak ve iradi tarzlarını mahkum eden, onu karşı devrimin hoşgörüsü sınırlarına mahkum eden, ideolojik ve siyasal zeminde sistemin dekoratif bir parçası olmayı benimseyen teslimiyetçi ve liberal çizgiye vardırılmasını özellikle reddeden bir tutum içinde gelişmiştir. Türkiyeli savaşkan sosyalizm tarihinin yanı sıra kendi güçlü özel mücadele tarihi ve şehitlerinin yüksek devrimci çizgisi, statüko sosyalizminin, bütün zaaf ve zayıflıklarına karşın Devrimci Sol'u ruhen asla teslim alamamasını sağlamıştır.” Devrimci Sol'un varlığıyla Devrimci Karargah’ın güçlendiğinin belirtildiği açıklamada, “Liberal ve ulusalcı sol açmazlara karşı, emekçi halklarımızın devrimci sosyalizm alternatifini yaratma çabasıdır. Bu çaba devrimci mücadelenin ideolojik, siyasal ve örgütsel birliğini en üst düzeyde pekiştirme süreci olarak kesintisiz bir şekilde gelişerek ve genişleyerek sürdürülecektir” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Statüko sosyalizmi tarafından kirletilen ve kilitlenen devrimsizlik sürecinin aşılması, tarihimizin ve geleneklerimizin tüm devrimci değerleri arasında bir buluşma, harmanlanma ve sentez sürecidir. Ancak bu süreç, onu bir tür bürokratik düzenleme durumuna düşürecek tekil bir örgütsel hamle olarak değil, gündemdeki stratejik savaşa hazırlanma, yeni siperler kazma ve siperlerdeki yerlerimizi alma pratiği olarak da görülmelidir. Devrimci Sol'un varlığıyla güçlenen Devrimci Karargah, proletaryanın öncülüğünde, antiemperyalist, anti oligarşik, anti sömürgeci devrimci mücadelemizi, başta metropoller olmak üzere tüm Türkiye sahasında yükseltmek için, PKK önderlikli Kürt özgürlük hareketiyle yoldaş olmayı sadece enternasyonalist bir tutum olarak değil, bunu aynı zamanda kendi devrimimizin de bir gereği olarak pratikleştirmek için siper yoldaşlığına çağrının yenilenmesidir.” Kaynak: ANF Yazdır | kEditor | 06.10.2008, 10:23:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|