AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Ekonomi

ABD'deki kriz devletleri de sarstı


ABD'deki kriz devletleri de sarstı Mali sektörde yaşanan çöküşlerin ardından İzlanda ve Pakistan'ın iflasın eşiğine geldiğini açıkladı.


Kuzey Atlantik’te bulunan 300 bin nüfuslu İzlanda Cumhuriyeti iflasın eşiğinde bulunuyor. Uluslararası alanda kredi alamaz duruma gelen İzlanda’nın yardımına Rusya yetişti. Ülkeye ilk etapta dört yıl vadeli dört milyar Avro kredi veren Rusya, “İzlanda’nın yok olmasına göz yumamazdık. Kredi talebine derhal olumlu yanıt verildi ve talep edilen miktar İzlanda Ulusal Bankası’na havale edildi” denildi. İzlanda’nın kredi karşılığında sunduğu teminatlar konusuna ise taraflar değinmedi.

Ülkenin üç büyük bankasının mali durumunun giderek kötüleşmesinin bütün bir ülkeyi tehdit eder hale gelmesi nedeniyle Başbakan Geir Haarde çağrısıyla toplanan parlamento, ülkedeki bütün ulusal bankaları devlet denetimine almayı içeren bir yasa taslağı hazırladı. İzlanda hükümetine bağlı Mali Düzenleme Kurulu, ülkenin ikinci büyük bankası Landsbanki’ye el koymuş.

Yasanın çıkmasından sonra “ulasa sesleniş” konuşması yapan Haarde, ülkenin çok zor şartlar içinde olduğunu ve bu nedenle Ulusal Mali Denetim Dairesi’nin bankaların ticari sorumluluğunu aldığını söyledi.

Bankalara saldırganlık eleştirisi

İlk etapta bankaların yurtdışı faaliyetlerinin elden çıkartılacağını bildiren Haarde, “Ülkemizdeki bankaların saldırgan ve yayılmacı para politikaları ülkemizi uçurumun sınırına getirdi. Şimdi bu yanlışları düzeltmek zorundayız” dedi. Ülkesinin şu an iflasla karşı karşıya olduğunu söyleyen Haarde, “Bunu engellemek için gidecek başka yolumuz kalmadı” dedi.

Hükümetin gerekli gördüğünde bir adım daha atarak bankaları kamulaştırabileceğini veya birleşmeye zorlayabileceğini söyleyen Haarde, “Ülkemizin geleceği ve istikrarı için bu önlemler gerekliydi” dedi.

Pakistan gıda bulamayabilir

Pakistan’ın iyice düşen döviz rezervleri yüzünden sadece bir ay daha ithalat yapabilecek güce sahip olduğu ve ekonomisin çökme noktasına geldiği bildirildi.

The Telegraph gazetesinin haberine göre Pakistan Merkez Bankası 8.14 milyar dolar döviz rezervini elinde bulunduruyor. Ancak çeşitli olasılıklar devreye girdiğinde, gerçek rezervin 3 milyar dolara kadar düştüğü, bu paranın da gıda ve yakıt gibi ithal ürünleri sadece 30 gün almaya yetebileceği belirtiliyor. 9 ay önce ülkedeki döviz rezervi 16 milyar dolar civarındaydı.

“Terörle savaşta” ABD müttefiki olan Pakistan’da siyasi karışıklıklar ve şiddet olayları nedeniyle ekonomik istikrar da sağlanamıyor. Ülkede iktidara gelen sivil yönetim ise kendi iç çekişmelerinden dolayı mali krizlerin çözümüne ağırlık veremiyor.

Pakistan rupesi sadece bu yıl yüzde 21 değer kaybederken, enflasyon oranı yüzde 25’e tırmandı. Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari, Wall Street Journal’a Pakistan’ın 100 milyar dolarlık bir yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi.

Kredi derecelendirme kuruluşu Standard an Poor’s, Pakistan’ın yakında ödemesi gereken 3 milyar dolarlık borçları nedeniyle sıkıntılı bir döneme gireceğini haber verdi.

Finansal kıyamet kehaneti!

Profesör Roubini, tüm finansal ve hatta ticari sistemin çöküşüne bir adım kaldığını söyledi. New York Üniversitesi Ekonomi Profesörü Nouriel Roubini, kurtarma planı işe yaramayacağı için piyasalardan olumlu bir tepki gelmediğini, tüm finansal ve hatta ticari sistemin çöküşüne bir adım kaldığını söyledi.

Kredi piyasasındaki kötüleşmenin devam edeceği öngörüsünde bulunan ve geçen hafta yaşananlardan sonra sistematik bir çöküşe ramak kaldığını belirten Roubini, “Tüm finansal hatta mali sistemin çöküşüne bir adım ötedeyiz” diye konuştu.

İsabetli öngörüleri nedeniyle ‘kriz kahini’ olarak da adlandırılan Nouriel Roubini, işin korkutucu tarafının, hükümetin her hamle yaptığında piyasa tepkisinin gittikçe zayıflaması olduğunu vurguladı.

Kurtarma planının işe yaramayacağını savunan Roubini, “Bu nedenle piyasalarda hava olumlu değil. Kimse kimseye güvenmiyor. 700 milyar doların piyasa tepkisini değiştirmediği bir noktaya geldik. Gelecek 6-12 ayda dolar dar bir alanda olacak. Fakat artan mali açıklar yüzünden daha sonra korkutucu bir döneme girilecek” diye konuştu.

ABD’de önde gelen finans kuruluşlarının çöktüğünü, İngiltere, Belçika ve Almanya’daki bankalar ve finans kuruluşlarının da zorda olduğunu belirten Roubini, “Dolayısıyla bu, sadece ABD’nin mali krizi değil. İngiltere, euro-bölgesi ve diğer gelişmiş ekonomileri (İzlanda, Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada gibi) vuran küresel bir kriz” ifadesini kullandı.

Rusya’dan önlem paketi

Krizde finansal piyasaları en çok etkilenen ülkelerin başında Rusya, krize karşı yeni bir önlem paketi açıkladı. Şirketlerin kredi sıkışıklığını azaltmayı hedefleyen önlemler çerçevesinde Rus bankalarına 36 milyar 400 milyon dolar ek kredi sağlanacak.

Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, beş yıl süreli olan kredinin en büyük iki kamu bankası olan Sberbank ve VTB aracılığıyla verileceğini belirtti. Rusya daha önce, likidite enjeksiyonundan vergi indirimlerine kadar bir dizi önlem içeren 180 milyar dolarlık bir paket açıklamıştı.

Norveç olimpiyat adaylığından çekildi

Ülkeler krizle boğuşurken kurtarma paketlerinin yanı sıra çeşitli önlemleri de gündeme getiriyor. Norveç, yaşanan kriz nedeniyle 2018 Kış Olimpiyatları’na artık aday olmadığını açıkladı. Son hesaplamalara göre söz konusu olimpiyatın Norveç’e faturası yaklaşık 5 milyar dolar olacaktı.

Yükselenler de vuruluyor

Financial Times’da bazı analistler, Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin gibi büyük yükselen piyasaların krizden etkilenmeyeceği savlarının tamamen yanlış çıktığını, büyümelerinin ihracata dayanan yükselen piyasaların derin küresel yavaşlamadan etkileneceğine dikkat çektiğini açıkladı.

Yükselen piyasaların, küresel krizin acısını çekeceğini bildiren Ekonomi gazetesi Financial Times, pazartesi günü yükselen piyasaların borsalarında 20 yılın en büyük günlük düşüşlerinin meydana geldiğine dikkat çekti.

Gazeteye konuşan RBC Capital Markets’in yükselen piyasalar stratejisti Nigel Rendell de, kredi krizinin ABD’den Avrupa’ya yayılmasının taşıdığı öneme dikkat çekerken yakın bir risk olmazsa da her şeyin elden çıkarıldığını, bunun da yükselen piyasaların varlıklarını vurduğunu ifade etti.

Yatırımcıların dünya ekonomisine ilişkin kaygılarının giderek arttığını kaydeden Rendell, yatırımcıların sadece en güvenli varlıklara yatırım yaptığını söyledi. Rendell, “Tüm yükselen piyasalar bunun acısını duyacak ve bu bir süre de devam edecek gibi. Hammadde üreticisi olsun, büyük fazlalıkları veya büyük açıkları olsun, tüm yükselen piyasaları darbe yiyor” değerlendirmesini yaptı.

HP 1400 kişiyi işten atacak

Bilgisayar üreticisi Hewlett-Packard (HP), dünya çapında yeniden yapılanma planı çerçevesinde Almanya’da gelecek iki yılda 1400 kişiyi işten çıkaracağını bildirdi.

Şirketin sözcüsü Norbert Gelse yaptığı açıklamada, HP’nin mayıs ayında satın aldığı Electronic Data Systems’den (EDS) 1150 kişi, HP’den ise 250 kişinin işten çıkarılacağını söyledi.

Gelse, Almanya’daki merkezi Stuttgart kentindeki Boeblingen’de bulunan şirketin işten çıkarmalar konusundaki planı gelecek haftalarda sendikayla ele almayı düşündüklerini belirtti. Almanya’daki merkezi Dusseldorf’da bulunan EDS, bu ülkede 4 bin 200, HP ise 8 bin 500 kişiyi istihdam ediyor.

HP geçen ay yaptığı açıklamada, mayıs ayında 13.9 milyar dolara satın aldığı bilgi teknolojileri hizmet sağlayıcısı EDS ile birleşme operasyonları kapsamında iş gücünün yaklaşık yüzde 8’ine denk düşen 24 bin 600 kişinin işine son vereceğini bildirmişti.

EDS’yi almadan önce HP, 178 bin kişiyi; EDS ise 142 bin kişiyi istihdam ediyordu.

Kaynak: Evrensel


YazdırYazdır | kEditor | 08.10.2008, 08:16:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler

İlgili Yazılar
Korku çemberi - (Makale)

Okuyucu değerlendirmesi