kEditor - Haberler / Basın - Yayın / Kürt gazetecilerinden 'zincirli' protesto

http://www.keditor.com/haber_2742.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Basın - Yayın

Kürt gazetecilerinden 'zincirli' protesto


Kürt gazetecilerinden 'zincirli' protesto Diyarbakır'da bir araya gelen Kürt gazeteciler, Kürt medyası üzerindeki baskıları zincire bağlanarak protesto etti. Azadiya Welat Gazetesi tarafından yapılan açıklamada sansür kararlarının geri çekilmesi istendi.

Günlük Kürtçe gazete Azadiya Welat'a bir aylık kapatma cezası verilmesi üzerine gazete çalışanları bugün Diyarbakır Adliye binası önünde eylem yaptı. Eyleme Azadiya Welat Genel Yayın Yönetmeni Tayip Temel, Kürt Yazarlar Derneği, Dicle Haber Ajansı, Özgür Halk, Heviya Jine, Özgürleşen Yurtsever Gençlik dergileri ve Fırat Dağıtım çalışanları katıldı.

“Hani Kürtçe serbestti”, “Türkiye'nin utancı”, “Şerma Tirkiye”, “Nıkarin me bêdeng bikin” yazılı Arapça, Kürtçe, İngilizce ve Türkçe dövizler açılan eylemde “Özgür basın susturulamaz”, “Baskılar bizi yıldıramaz” sloganları atıldı.

Eylemde kısa bir konuşma yapan gazete Avukatı Servet Özen, kapatmanın hukuki olmadığını ifade etti, Diyarbakır Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi aracılığı ile İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz başvurusunda bulunacaklarını söyledi.

Azadiya Welat Gazetesi Yazıişleri Müdürü Emine Demir, Kürtçe yaptığı açıklamada, “Kapatmanın gerekçesi diğer tüm gazetelerden farklı olarak Kürtçe yazması ve gerçekleri yazmasıdır. Gazetemiz 5 Ekim günlü 754. sayısında da yine ülkede ve ülke dışında meydana gelen olayları bu hak ve özgürlük çerçevesinde okuyucularına duyurma dışında hiçbir şey yapmamıştır” dedi.

Kapatma kararının TMY 6. ve 7. maddelerine dayandırıldığını belirten Demir, “Oysa Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesinde bulunan ve AİHM'in yerleşik kararlarında dile getirildiği üzere bir görüş çok etkileyici ve incitici olup egemen görüşü sarssa bile şiddet içermediği sürece ifade özgürlüğü içerisinde kalır. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kapatma kararı uluslararası hukuka aykırıdır. Kararın derhal kaldırılması gerekir” diye konuştu.

Demir, Türkiye'de Kürtçe yayın yapan Azadiya Welat gazetesinin kapatılması ile on binlerce okur kitlesinin kendi anadilinde haber alma özgürlüğüne darbe vurulması anlamı taşıdığını vurguladı. Baskılara rağmen Kürtlerin anadili ile haber alma özgürlüğünün savunuculuğunu yapmaya devam edeceklerini kaydeden Demir, destek çağrısı yaptı.

"Özgür basın susturulamaz"

İzmir'de bulunan basın emekçileri bugün Konak Kemeraltı girişinde basın açıklaması yaparak muhalif basın üzerindeki sansürün kaldırılmasını protesto etti. Özgür basına yönelik kapatma saldırısına son verilmesini istedi.

Konak Kemeraltı girişinde bir araya gelen Atılım, Gündem, Azadiya Welat, Alınteri, İşçi-Köylü, Kızılbayrak, Mücadele Birliği ve Demokrat Radyo emekçileri, “basın üzerindeki baskıları sona erdirin” çağrısı yaptı, gazetelere verilen kapatma kararlarının geri alınmasını istedi. Kamera ve fotoğraf makinelerini yere bırakarak eylem yapan gazeteciler, “Sansüre karşı mücadeleye”, “TMY 6. madde ve RTÜK kilit vuruyor” yazılı dövizler taşıdı. “Özgür basın susturulamaz”, “Sansüre karşı mücadele” sloganları atan gazeteciler, sansür kıskacındaki gazeteleri taşıdı.

Eylemde açıklaması Kürtçe ve Türkçe olarak okundu. Eylemde Kürtçe yapılan açıklamayı dün 1 aylık kapatma cezası alan Azadiya Welat Gazetesi İzmir çalışanı Abdulbesir Yapıcı okudu. Yapıcı, muhalif basın üzerinde artarak devam eden baskılara dikkat çekti. Yayın durdurma kararının yasal hiçbir dayanağı olmadığını söyledi.

Açıklamayı Türkçe okuyan gazetemiz İzmir çalışanı Görgü Demirpençe de halkın doğru ve gerçek haber alma özgürlüğünün engellendiğini vurguladı. Özgür basına yönelik sansür uygulamalarının son dönemlerde arttığını belirten Demirpençe, “Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un verdiği direktiflere uymayan sosyalist ve yurtsever basına yönelik tahammülsüzlüğün sonuçlarıdır” dedi.

Ağustos 2006'dan Ekim 2008 tarihine kadar yasal dayanaktan yoksun gerekçelerle çeşitli gazetelerin toplam 39 defa kapatıldığını hatırlatan Demirpençe, alınan sansür kararlarının siyasi olduğunu ifade etti. Baskı ve sansüre rağmen halka doğru bilgiyi ulaştırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini açıklayan Demirpençe, “Bu zihniyet emekçileri, halkımızı gazeteci ve yayıncıları, aydın ve yazarları yasaklar cenderesinde ezme politikasıdır. Sosyalist yurtsever basın emekçileri olarak onların sınırlarını tanımıyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Basın Konseyi başta olmak üzere basın kuruluşlarını sansürcü ve yasakçı anlayışa karşı göreve çağıran Demirpençe, halkı da haber alma hakkına sahip çıkmaya davet etti.

Kaynak: Atılım


YazdırYazdır | kEditor | 08.10.2008, 16:27:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
  

İlgili haberler

İlgili Yazılar
İnat ve ısrar - (Makale)


 Yukarı çık