DTP: Öcalan'a saldırı bir provokasyondur
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik saldırının duyulmasının ardından olağanüstü durum değerlendirmesi yapan DTP'li yöneticiler, olayın ciddiyetine dikkat çekti. DTP Grup Başkan Vekili Selahattin Demirtaş, Öcalan'a yapılan saldırıdan hükümetin sorumlu olduğunu belirterek, "İmralı'daki yaklaşım, Kürt halkına yaklaşımdır. Bu ikisi bir birinden farklı değildir" şeklinde konuştu. DTP MYK üyesi Mustafa Sarıkaya ise yapılan uygulamanın şiddete ısrar ve provokasyon olduğunu söyledi.
ABD'nin girişimi ile 1999'da tutuklanan ve İmralı Tek Kişilik Özel Cezaevi'nde tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan'a yapılan saldırı, başta Kürtler olmak üzere demokrasi ve barıştan yana güçleri harekete geçirdi. Olayın duyulmasının ardından değerlendirme toplantısı alan DTP'li yöneticiler, bu durumdan duydukları kaygıyı dile getirdi. DTP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Selahattin Demirtaş Öcalan'a yapılan saldırıyı "vahim" olarak değerlendirdi. Öcalan'ın yaklaşık 10 yıldır İmralı'da bütün ulusal ve uluslararası hukuk kuralları askıya alınarak tutulduğunu ifade eden Demirtaş, "Bugüne kadar çok sayıda onur kırıcı ve küçük düşürmeye yönelik yaklaşımlar sergilendi. Ama son gelişme kadar açık ve bariz bir fiziki yönelim, fiziki şiddet ve muamele yaşanmamıştı. Bu aynı zamanda yeni bir sürecin, İmralı'da yeni bir aşamaya geçildiğinin işareti ve mesajıdır. Yaşanan çatışma ve operasyonlardaki artış ve savaşın giderek tırmanıyor olması, buna karşılık barış taleplerinin giderek artıyor olması, Kürt sorunun tartışmaya açılmış olması ve ordunun son gelişmelerden sonra tartışılır hale gelmesi değerlendirildiğinde devlet İmralı üzerinden bütün Kürtlere mesaj vermek istiyor. 'Siz taleplerinizde ısrarlı olmaya devam ederseniz bizim yaklaşımımız bu ve bundan daha ötesi olabilir' diyor" diye konuştu.
'Başkanlık Kriz Merkezinden Bağımsız Değil'
İmralı'da farklı tehditlerin de yapıldığını vurgulayan Demirtaş, "Bu tehditlerin gerçekleşmesi konusunda net bir mesaj verilmek isteniyor. Siyasi açıdan ciddi gelişmelere yol açabilecek bir yaklaşım sergilenmiş durumda. Bu yeni bir durumdur. Bütün siyasi aktörlerin yeni durumu ciddi bir şekilde değerlendirecekleri kanaatindeyiz. Bizde, olayın duyulduğu saatten beri değerlendirme halindeyiz. MYK'da bu gündemi tartıştık" diye konuştu.
Öcalan'a yapılan saldırının sıradan yaşanmış bir işkence olayı olarak değerlendirmenin yetersiz kalacağını vurgulayan Demirtaş, şöyle konuştu:
"İmralı'da yaşanan her şeyin Ortadoğu siyasetini, Kürtlerin tümünü ilgilendiren doğrudan etkileyen durumlardır. Başbakanlık kriz merkezine bağlı bir cezaevinde, yaşanan bu olayın iki üç gardiyanın kişisel tutumu olmayacağı açıktır. Kişisel öfkeden kaynaklı bir durum değildir. Hükümetin ve Ordunun konsepti çerçevesinde verilmek istenen bir mesajdır. Bugüne kadar onuru ve vicdanı olan hiç kimsenin kabul etmeyeceği gibi bizlerde haklımızda asla böylesi sıradanlaştırmaya ve küçük düşürmeye yönelik hakaretleri ve işkenceyi kabul etmeyeceğimizi, orada yapılmış her şeyi onuru vicdanı olan, işkenceye karşı olan ve barış yanlısı olan herkesi yapılmış olduğunu kabul ediyoruz. Dolayısıyla orda yapılan tutum bizlere yapılmıştır."
'Öcalan'a Yaklaşım Kürtlere Yaklaşımdır'
Bu tutumu kabul etmeyeceklerini her platformda dile getireceklerinin altını çizen Demirtaş, "Bu aynı zamanda bir provokasyon girişimidir. Bizler tepkilerimizi demokratik çerçevede dile getirirken aynı zamanda sahiplenmeyi de o derece, kararlı bir şekilde ifade etmeliyiz. Bu mesaj üzerinden savaşı tırmandırmak isteyenler şunu algılamalıdırlar ki, İmralı'daki yaklaşım, Kürt halkına yaklaşımdır. Bu ikisi bir birinden farklı değildir. Bu duruşu sergileyeceğimizden kimsenin kuşkusu olmamalıdır" dedi.
Öcalan'a yapılan saldırının yeni bir durumu ifade ettiğini belirten DTP MYK üyesi Mustafa Sarıkaya, ise şunları ifade etti:
"Türkiye son 8 aydır özellikle Kürt sorunu bağlantılı, yoğun bir tartışma dönemi yaşıyor. Ciddi değişim ve gelişmeler var. Kürt sorununda izlenen politikanın tıkandığı ve kabul edilemez düzeyde olduğu da ortada. Bu gelişmelerin sonucunda bir çözüm arayışı geliştirilmesi gerekirken, sorunları kangrenleştiren, provoke edecek, bu halkın iradesini hiçe sayacak bir girişimdir. Bu girişimin Türkiye ve topluma hiçbir şey kazandırmayacağı ortada. Ama anlaşılan o ki birileri bunu anlamak istemiyor."
'Halkın İradesine İşkence Yapılıyor'
Türkiye'nin tehlikeli bir noktaya evirildiği uyarısı yapan Sarıkaya, şunlara dikkat çekti:
"Türkiye'nin tam tersine yaklaşımları ciddi kaygı uyandırıyor. Bu halkın talepleri açık, bu halkın iradesine sahip çıkma çabası çok açık ve nettir. Bu yönlü bir saldırının kabul edilmeyeceği ortada. Bu dikkate alındığında, yakın günler içinde hükümet sözde bir ilke imza attığını iddia etti. İstanbul'daki işkence olayından dolayı hükümet ve devlet adına özür diledi. Ama öbür taraftan milyonlarca kişinin 'irademdir' dediği Sayın Öcalan'a işkence yapılıyor. Sorunun çok ciddi ve hassas olduğu bilinmesine rağmen böylesine bir girişim geliştiriliyor. Biz bunu değerlendiriyoruz, halkın taleplerine kampanya tarzında sahip çıktığı bir dönemde devletin şiddetle bunu cevaplandırması, devletin şiddete ısrar etmede bir politika sahip olduğunu gösteriyor. Gelişmelerin karmaşık ve tehlikeli bir yöne evirildiğini de görüyoruz. Halkların kardeşliğine, Türkiye'nin demokratikleşmesine katkı sunmayacaktır. Buna rağmen böylesine bir yönelim kazandıracağı hiçbir şey yoktur. Biz özellikle halkın yükselteceği taleplere biraz daha saygılı yaklaşılması gerektiğini düşünüyoruz."
ANF
Yazdır | gulbahar | 17.10.2008, 22:56:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|