16 Mart davası zamanaşımına uğradı
Ergenekon Davası’nın görüldüğü bugün tarihi bir tesadüfle 16 Mart Katliamı Davası da Sultanahmet adliyesinde görüldü. Kontgerilla’nın Türkiye’de gerçekleştirdiği en sansasyonel eylemlerden biri olan ve 7 devrimci öğrencinin öldürüldüğü 16 Mart davası zamana aşımından düşürüldü. Halkevleri üyeleri duruşma öncesi bir açıklama yaparak Ergenekon davasıyla kontrgerillanın aklandığını belirtti.
Haziran 2007’de başlayan Ergenekon Operasyonu geçtiğimiz yaz aylarında emekli generallerin ve ardından medyatik şahsiyetlerin gözaltına alınması, bir kısmının tutuklanmasıyla devam etti. Ergenekon sanıkları bugün Silivri’de yargılanırken bir başka kontrgerilla davası olan 16 Mart Beyazıt Katliamı’nın davası Sultanahmet adliyesinde görüldü.
Saat 10.30’da başlayan dava öncesinde İstanbul Halkevleri, Sultanahmet Parkı’nda bir basın açıklaması yaptı. Halkevleri adına basın açıklamasını okuyan 1. Bölge Temsilcisi Nuri Günay, Ergenekon Davası’nın kontrgerillayı “aklama” davası olduğunu, bu davada MİT’in CIA’nın, Emniyetin, MOSSAD’ın, NATO’nun adının bile geçmediğini vurguladı.
Ergenekon Davası sonucunda ülkenin kontrgerilladan kurtulmayacağını; darbelerin, katliamların, faili meçhullerin, yargısız infazların, işkencelerin, linçlerin, provokasyonların ve kirli savaşın son bulmayacağını belirten Günay, kontrgerillanın ıskartaya çıkarılan unsurlarının bir kenara atıldığını, yapılanmanın kan ve imaj tazeleyerek yoluna devam ettiğini kaydetti.
Ergenekon’un sınırı komünizmle mücadeleye kadar
Dava kapsamının AKP’ye karşı yapılan faaliyetlerle sınırlı tutulduğunu, halka karşı işlenen suçların kapsam dışı bırakıldığını söyleyen Günay, “Bugün burada, bu adliyede bir başka kontrgerilla davası görülüyor. Diğer kontrgerilla eylemleri gibi bu da aydınlatılamadı. Bugünkü Ergenekon davasında da konu edilmiyor. Çünkü Ergenekon iddianamesinde 60’lı 70’li yıllarda NATO ve Özel Harp Dairesi’nin “komünizmle mücadele” kapsamındaki eylemleri meşru kabul ediliyor; Ergenekon bu düzeneğin daha sonra yoldan çıkan bir parçası olmakla itham ediliyor. Yani Ergenekoncuların ve benzerlerinin 1 Mayıs 77 katliamı, Maraş-Çorum katliamları gibi eylemleri, bugün bu mahkemede hala bir aydınlatılmaya çalışılan 16 Mart katliamı ve nihayet 12 Eylül soruşturulmuyor, meşru kabul ediliyor, aklanıyor” dedi.
Günay, açıklamanın sonunda “Kontgerilla gerçekten yargılanmak isteniyorsa 16 Mart Katliamı’nı yapanlar cezalandırılmalı, başta 12 Eylülcüler olmak üzere tüm darbeciler yargılanmalı, Madımak’ta insanlarımızı yakanların arkasındakiler yargılanmalı, Şemdinli’nin failleri yargılanmalı, Engin Çeber’in katilleri cezalandırılmalı, faili meçhuller açığa çıkartılmalı, bu cinayetleri işleyenler yargılanmalı, terörle mücadele yetkisini kullanarak uyuşturucu trafiğini yönetenler ve resmi çete kuranlar yargılanmalıdır” dedi.
Kontrgerillanın 16 Mart katliamı zamanaşımına uğratıldı
Açıklamanın ardından Halkevciler davanın görüldüğü duruşma salonuna izleyici olarak girdiler. Mahkeme’de söz alan avukatlar, davanın zamanaşımına uğramaması gerektiğini, çünkü suçu işleyen yapılanmanın sonrasında da faaliyetlerine devam ettiğini, vurguladılar. Ayrıca avukatlar, eksik belgelerin tamamlanması gerektiğini ve dava kapsamında dinlenmesi gereken ve şimdiye kadar dinlenmeyen şahısların da dinlenmesi gerektiğini belirttiler.
Bu taleplere rağmen mahkeme davanın zamanaşımına uğradığı kararını verdi. Böylece bir kontrgerilla davası daha düşmüş oldu. Kontrgerillanın halka dönük gerçekleştirdiği bir saldırının daha üzeri kapatılırken, Silivri mahkemesinin de kontrgerillayı aklama davası olduğu kanıtlanmış oldu.
Kaynak: Sendika.org
Yazdır | kEditor | 20.10.2008, 11:55:00
Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
|
|
|