kEditor - Haberler / Politika / Bakan'ın polisleri

http://www.keditor.com/haber_2883.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Bakan'ın polisleri

Bakan'ın polisleri Devlet Bakanı Cemil Çiçek kürsüde işkence sorularını yanıtsız bırakırken, aşağıda polisleri iş başındaydı.


Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in özür dilediği Ceber ailesi ve avukatlarını, Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek dinlemedi. “İşkence kabul edilemez” dediği toplantıda polisin Çiçek’i protesto edenlere sert müdahalesi, “İşkence toplantısında işkence yapılıyor” sloganının atılmasına neden oldu. Engin Ceber ile ilgili işkence iddiaları ve sonrasında soruşturmanın iyi yürütülmediğine dair iddialar, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı’nın (BİHB) düzenlediği toplantıya damgasını vurdu.

Alt komisyon kuruldu

BİHB tarafından hakimevinde düzenlenen basın toplantısına Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, CHP Sivas Milletvekili Malik Ecder Özdemir, işkenceyle öldürülen Engin Ceber’in babası Ali Tekin, avukatlarından Taylan Tanay katıldı.

Ceber’in öldürülmesine ilişkin İnsan Hakları İnceleme Komisyonu bünyesinde bir alt komisyon kurduklarını belirten Özdemir, İstanbul’da da incelemelerde bulunduklarını dile getirdi. Özdemir, Ceber’in ailesi ve avukatlarının, ölümünün üzerinden 20 gün geçmesine rağmen yayın yasağı konulması, soruşturmanın uzaması ve henüz hiç kimsenin gözaltına alınmaması nedeniyle endişeli olduklarını aktardı ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi olmasına rağmen toplantıdan haberi olmadığını vurguladı.

Çiçek soruyu yanıtsız bıraktı

Çiçek, BİHB tarafından düzenlenen toplantıda işkenceyle mücadelede ‘zihniyet devrimi’ yapılması gerektiğini söyledi. Konuşmasında işkenceyle mücadelenin en önemli gündemleri olduğunu belirten Çiçek, “Bir ülkenin işkenceyle anılmasından daha kötü bir şey olamaz” dedi. İşkence yapanların derhal cezalandırılması ve sonuna kadar gidilmesi gerektiğini söyleyen Çiçek, konuşmasını bitirirken Ceber’in avukatlarından Taylan Tanay, söz alarak Çiçek’e soru sormak istedi. Çiçek, “Konuyu biliyorum” diye yanıt verdikten sonra kürsüden ayrılmak isterken salonda bulunanlar soruyu yanıtsız bırakarak ayrılmasına tepki gösterdi. Polis ise tepki gösterenlere müdahale edince salonda tansiyon iyice yükseldi. Polisin sert müdahalesinin ardından salondakiler, “İşkence toplantısında işkence yapılıyor” diye slogan atmaya başlayınca polis, gözaltına almak istediği kişileri bırakmak zorunda kaldı.

“Özür değil işkencenin ortadan kaldırılmasını istiyoruz” sloganları atan TAYAD üyelerine polisin müdahalesi sert oldu. Ancak salondakilerin tepkisi üzerine gözaltına alınmadılar.

Davet bile edilmediler

Ceber’in babası ve avukatları, toplantıya girmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtladı. Soruşturmanın tarafsız bir şekilde yürütülmediğine dikkat çeken Tanay, “İşkenceye sıfır tolerans temasıyla yapılan bu toplantıda, sıfırdan değil 1’den haberliyiz. Engin’den haberliyiz ve bunu burada can kulağıyla dinlemeye geldik. Adalet istiyoruz. Engin’i işkencede katledenler, ona 10 gün boyunca kesintisiz işkence yapanlar mutlaka cezalandırılmalıdır” dedi.

Ceber’in babası Ali Tekin ise “Sayın Adalet Bakanı’nın bana telefon edip özür dilemesi yetmiyor. Suç işleyenlerin, benim oğlumu katledenlerin muhakkak cezalandırılmasını istiyorum” dedi. Toplantıda kendilerine söz hakkı tanınıp tanınmayacağının bile belli olmadığını vurgulayan Tekin, toplantıya davet bile edilmediklerini söyledi. Tekin, “Adalet Bakanı kadar suçlu olan bir de İçişleri Bakanı var” dedi.

Adana’da polis şiddeti göz çıkardı


Adana’nın Barbaros Mahallesi’nde yapılan eylemde gözüne plastik mermi isabet eden 15 yaşındaki S.K. bir gözünü kaybetti. S.K, polislerin kendisini yakalayıp, yakından gözüne ve sırtına plastik mermi sıktığını iddia etti.

Barbaros Mahallesi’nde 20 Ekimde Abdullah Öcalan’a yönelik fiziki saldırıyı kınamak için yapılan eylemde polisin orantısız güç kullanımı sonucu onlarca kişi yaralanmıştı. Yaralılar arasında yer alan 15 yaşındaki S.K, gözüne isabet eden plastik mermi nedeniyle tek gözünü kaybetti.

Gözünü kaybetmesine neden olan olayı aktaran S.K, lastik yakılan mahalleye polislerin müdahale ettiğini ve kendisini yakaladığını söyledi. S.K, başına gelenleri şöyle anlattı: “Beni ellerimden tutup yere yatırdılar. Ağır küfürler ettiler. Önce copla vurdular. ‘Bu da içindeydi. Pis vatan haini’ dediler. Sonra yüzüme baktılar. Tam yüzüme doğru silahı tutarak plastik mermi sıktılar, belime sıktılar. Daha sonra yine copla vurdular. Yüzüm kan içinde kaldı. ‘Bu sana ders olsun’ deyip beni bırakıp gittiler.”

‘Gözüm açılacak mı?’

Daha sonra mahalledeki kadınların başına toplanarak kan içinde kalan yüzünü görünce ağlamaya başladıklarını dile getiren S.K, “Bir abi beni motoruna bindirip, Devlet Hastanesi’ne götürdü. Burada benimle ilgilenmediler” dedi. Sonra Balcalı Hastanesi’ne götürüldüğünü belirten S.K, bir hafta hastanede kaldığını söyledi. Gözünden ameliyat olan ve bir gözü görmeyen S.K, gözüne plastik mermiden akan boya ve parçaların çıkarıldığını dile getirdi. “10 gün geçti hâlâ göremiyorum. Doktorlara sordum ‘gözüm açılacak mı?’ diye. Onlar da ‘1-2 ay sonra gel elimizden geleni yaparız ama şimdi yapılacak bir şey yok’ dediler” diyen S.K’nın annesi Ayşe K. ise, “Artık yeter bu işkence” diyerek tepkisini dile getirdi.

Kaynak: Evrensel


YazdırYazdır | kEditor | 31.10.2008, 09:16:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler



 Yukarı çık