YÖK protestolarında anadilde eğitim talebi öne çıktı
Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK), kuruluş yıldönümünde de çeşitli eylemlerle protesto edildi. Diyarbakır,İstanbul, Ankara, Siirt, Hatay, Mersin, Adana,Malatya, Aydın ve İzmir'de yapılan protesto eylemlerinde, YÖK'ün lağvedilerek üniversitelerin özgür, demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturulması, anadilde eğitim hakkının tanınması talebi öne çıktı.
DİYARBAKIR Dicle Üniversitesi öğrencileri Eğitim Fakültesi önünde bir araya gelen çok sayıda öğrenci, davul zurna eşliğinde halay çekti. Daha sonra öğrenciler Rektörlüğe doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında 'Jibo zaningahe demokratik u serwxebû zeningahe azad', 'Cezaevlerinde tecrit, üniversitelerde YÖK farkı yok' pankartları açılarak, 'Ana dilde eğitim hakkı verilmeli', 'Baskılar bizi yıldıramaz', 'Bilimsel eğitim istiyoruz', 'Ateşle oynamayın' dövizleri taşındı. Yürüyüşte 'Bê ziman, jîyan nabe', 'Em zimanê xwê dixwazin', 'Polis dışarı', 'Zanîngahê azad duxwazim' sloganları atıldı. Yürüyüş nedeniyle sivil giyimli polisler ile çevik kuvvet polisleri panzerlerle güvenlik önlemi aldı. Yürüyüş sırasında öğrenciler ile Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü Suat Demir arasında yaşanan tartışma üzerine gerginlik çıktı. Gerginlik Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Karahan'ın araya girmesiyle sona erdi. 'Öğrencilerin talepleri dikkate alınmalı' Yürüyüşün ardından Rektörlük önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Tümbel-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Edip Yaşar, Eğitim Sen Diyarbakır Şubesi Başkanı Abdulla Karahan, BES Diyarbakır Şube yöneticileri de destek verdi. Öğrenciler adına açıklamayı okuyan Ahmet Turuncul, 12 Eylül darbesinin ardından YÖK'ün 'Gayri meşru çocuk' olarak doğduğunu belirtti. Üniversitelerin YÖK ile birlikte demokratik ve özgür düşünme yetisini kaybettiğini ve Kürt gençlerinin en insani hakkı olan anadil eğitiminin engellendiğine dikkat çeken Turuncul, 'Yoksul çocukların eğitim hakkı engellenmektedir. Diğer tarafta ise ana dilde eğitim isteyen öğrenciler ise gözaltına alınarak tutuklanmaktadır. Üniversitemizde yapılan yürüyüşün ardından 70 öğrenci gözaltına alınmış ve bunların 14'ü ise tutuklanmıştır' diye konuştu. Gözaltı ve tutuklamaların devam etmesi durumunda üniversiteye olan inançlarını yitireceklerini ve farklı arayışların gelişeceğine dikkat çeken Turuncul, şu taleplerde bulundu: 'Üniversitelerin özgür, demokratik ve özerk bir yapıya kavuşturulmalı. Parasız, bilimsel ve anadilde eğitim taleplerimiz yerine getirilmeli. Gözaltına alınan öğrenci arkadaşlarımız biran önce serbest bırakılmalı ve üniversitemizde Kürdoloji Enstitüsü kurularak Kürt dili ve Edebiyatı bölümünün açılması ve bu dalda öğretim görevlilerinin yerleştirilmesini istiyoruz.' Öğrenci ve polisler arasında gerginlik Açıklamanın okunmasının ardından polislerin basın metnini almasını engelleyen öğrenciler ile polisler arasında tartışma yaşandı. Yaşanan gerginlik nedeniyle çevik kuvvet polisleri öğrencileri ablukaya altına aldı. Güvenlik Şube Müdürü Suat Demir, basın metnini ve basın metnini okuyan Turuncul'un kimliğinin verilmesini istedi. Turuncul'un kimlik bilgilerinin polislere verilmesinin ardından gerginlik sona erdi. Daha sonra konuşma yapan Eğitim Sen Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Karahan, Kürtçe dilinin eğitim ve kamu alanlarında kullanılması için hükümetin gerekli yasal düzenlemeleri yapması gerektiğini söyledi. Açıklamanın ardından Rektörlük Sekreteri bir görevli aracılığıyla öğrencilerle görüşmek istediğini bildirdi. Ancak öğrenciler polisin tutumunu kınadıklarını ve bundan dolayı kimse ile görüşmeyeceklerini belirtti. Öğrenciler yine yürüyüş yaparak Fen Edebiyat Fakültesi önünde eylemlerini sona erdirdi. SİİRT Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi önünde bir araya gelen YDGM'li öğrenciler, basın açıklaması yaptı. Açıklamaya, İHD, Eğitim Sen, SES, BES ve Tüm Bel-Sen Siirt Şubesi üyeleri de destek verdi. 'Bijî Zaningeha Azad', 'Kahrolsun 12 Eylül Faşizmi' sloganlarının atıldığı açıklamada, 'Perwerdehiya Zimanê Xwe Dixwazin', 'Kahrolsun 12 Eylül', 'Anadilde Eğitim İstiyoruz', 'ÖSS Kaldırılsın', 'Soruşturma Terörüne Son' pankartları taşındı. Öğrenciler adına basın açıklamasını okuyan YDGM Üyesi Halim Aslan, YÖK'ün üniversiteler üzerinde baskı aygıtı işlevi ile birlikte, yeni liberal politikalar doğrultusunda yeniden yapılandırılmasında etkin rol aldığını söyledi. YDG olarak üniversitelerin eşit, özgür ve demokratik bir karaktere sahip olması için mücadeleye devam edeceklerini kaydeden Aslan, şu taleplerde bulundu: 'Üniversiteler siyasal iktidarların etki alanında olmaktan çıkarılmalı, üniversitelerin tüm kurumlardan, siyasi iktidardan ve sermayeden bağımsız olarak kendi kararlarını almaları sağlanmalıdır. Eğitim her düzeyde üretken ve üretimden yana olmalı, üretim ve eğitimin iç içe olduğu bir eğitim anlayışı hakim kılınmalıdır. Eğitiminin her kademesinde parasız eğitim sağlanmalı, eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır. Üniversitelerde giriş sınavları kaldırılmalı, herkese eğitim hakkı tanınmalıdır. İsteği ve yeteneği göz önünde bulundurularak herkese üniversitede eğitim görme olanağı sağlanmalıdır. Anadilde eğitim hakkı herkese tanınmalıdır. Bireylerin kendi kültürel ve ulusal kimlikleri, dilleri hiçbir baskıya maruz kalmamalı, milliyetçi ve şoven eğittim anlayışı üniversitelerden uzaklaştırılmalıdır. Hak arama mücadelesi yürüten öğrencileri sindirme aracı olarak geçen yıllarda uygulanan soruşturma terörüne son verilmelidir.' İSTANBUL YÖK protestolarının yapılacağı Beyazıt Meydanı'nda sabahın erken saatlerinden itibaren geniş güvenlik önlemleri alındı. Panzerlerin yanı sıra çevre binaların çatılarına keskin nişancı özel harekat timleri yerleştirildi. Gün boyu İstanbul Üniversitesi'nin ana kapısı önünde öğrenciler YÖK'ü, AKP'yi ve Beyazıt Öğrenci Katliamı davasının zaman aşımından dolayı düşmesini protesto etti. Öğrencilerin yanı sıra Eğitim Sen ve Devrimci 78'liler Federasyonu da YÖK'ü protesto etti. Anadolu Gençlik Derneği'nin haremlik selamlık, tekbirli dualı basın açıklaması gün içerisinde dikkat çeken protesto eylemelerinden biri oldu. Düzenlenen eylemlerde açıklamaların yanı sıra oynanan skeçlerle de AKP ve YÖK protesto edildi. Yurtsever Demokratik Gençlik Hareketi, EHP'li gençler, Genç Sen, SGD, DSG, Genç Kurtuluş, Dev Lis'in oluşturduğu 6 Kasım İnisiyatifi de, Beyazıt Tramvay durağında bir araya geldi. Buradan Beyazıt Meydanı'na yürüyüşe geçen grup, 'Em Perwerdehiya Zimane xwe dixwazın ana dilde eğitim istiyoruz emperyalizme ve şovenizme karşı halkların kardeşliği ve birlikte mücadelesi', Demokratik Gençlik ve 'Bir tank eksik' pankartlarını açarak 'Güneşimize dokundunuz sizde yanacaksınız', 'Edi Bese', 'Zıman çand azad Kürdistan' dövizlerini taşıdı. Yürüyüşte, tank maketi ile 'Ahali İstanbul' üyeleri dikkat çekti. Yürüyüş boyunca 'Be zıman jıyan na be ', 'Em zımana dayeka xwe dixwazın', 'Kürdistan faşizme mezar olacak', 'Faşizme karşı omuz omuza', 'Gün gelecek devran dönecek üniversiteler bizimle özgürleşecek', 'YÖK polis medya bu abluka dağıtılacak', 'Yaşasın hakların kardeşliği' sloganları atıldı. Gün boyu yapılan protesto gösterilerinde, YÖK'ün kapatılarak üniversitelerin demokratik, parasız, bilimsel ve özerk bir yapıya kavuşması istendi. YÖK'ün AKP iktidarı ile gericileştiği ve sermaye yanlısı politikalara terk edildiğine dikkat çekilen eylemlerde, ana dilde eğitim hakkının sağlanması ve faşist saldırılara karşı mücadele edilmesi gerektiğine vurgu yapıldı. Yapılan açıklamaların ardından Beyazıt Katliamı'nın gerçekleştiği Eczacılık Fakültesi önüne gelen öğrenciler, Beyazıt Marşı'nı okuyarak 6 öğrencinin hayatını kaybettiği yere karanfil bıraktı. Öğrenciler katliam davasının zam aşımından dolayı düşmesini de protesto etti. ANKARA Darbe Karşıtı Platform, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya destek veren öğrenciler ile platform üyeleri, '12 Eylül Darbesi ürünü YÖK kaldırılsın, yaşasın özgür demokratik üniversite' pankartını açarak, sık sık 'YÖK'e hayır', 'Gün gelecek devran dönecek darbeciler halka hesap verecek', 'Terörist Evren halka hesap verecek', 'Yaşasın özgür demokratik üniversite' sloganlarını attı. Darbe Karşıtı Platform adına açıklamayı okuyan Devrimci 78' liler Federasyonu Başkanı Ruşen Sünbüloğlu, YÖK'ün asıl amacının toplumsal muhalefetin üniversitelerdeki ilerleyişi durdurmak olduğunu ve geçliğin devrimci hareketlere katılımının engellemek istediğini söyledi. YÖK'ün üniversitelerde okuyan sol düşünceli binlerce öğrencinin eğitim haklarını ellerinden aldığını dile getiren Sünbüloğlu, YÖK'ün özgür düşünceye ve bilime darbe vurduğunu belirti. YÖK'ün kurumsal olarak kaldırılması gerektiğine vurgu yapan Sünbüloğlu, üniversitelerin demokratik, çağdaş ve toplumsal nitelikleriyle yeniden oluşturulmasını isteyerek, şunları kaydetti: 'Bütün üniversitelerimiz, bir an önce lağvedilmesi gereken YÖK'le yaratılan kendi lanetli tarihinden arınmak için daha ne bekliyor? Senatolar, rektörlükler, dekanlıklar, öğretim elemanları, öğrenciler, üniversite çalışanları kurumlarını bu utançtan kurtarmalı ve derhal darbeci generallere verilen fahri doktora unvanları, şiltler, cübbeler geri alınmalı, isimleri üniversite kapılarından, dersliklerden amfilerden silinmelidir.' Ankara polis kuşatmasında Öte yandan Ankara'da saat 15.00'te yapılacak YÖK protestosu öncesi hemen hemen bütün üniversitelerin bulunduğu noktalarda yoğun güvenlik önlemleri alındı. Cebeci Semti'nden Kızılay'a kadar 12 polis panzeri, onlarca polis aracı ve yüzlerce polis yol boyunca barikat kurdu. Öte yandan, Cebeci'de 6 Kasım günü bütün sınıflara sınav konulması ise 'YÖK eylemlerine katılımı engelleme girişimi' olarak değerlendirildi. HATAY Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) kapısı önünde toplanan öğrenciler, üniversite idaresi tarafından içeri alınmayınca uzun süre kapı önünde beklemek zorunda kaldı. Öğrenci kimlik kartlarını gösteren öğrenciler, bu uygulamayı protesto etti. Üniversiteden çıkan bir grup üniversite kapısı önünde bekleyen grubun yanına gelerek MKÜ Eğitim Fakültesi içinde yürüyüşe geçti. Yürüyüşün ardından açıklama yapan MKÜ Öğrenci Derneği Başkanı Semra Yıldırım, YÖK'ün kaldırılmasını istedi. ÖSS sisteminin öğrencilere ezberci bir eğitim vermek istediğini ifade eden Yıldırım, anadilde eğitim hakkının verilmesini talep etti. Yıldırım, öğrencileri her yönüyle sömüren anlayışın kaldırılması, üniversitelerin YÖK denen beladan kurtarılması için öğrencilere demokratik mücadele çağrısında bulundu. Eylem sırasında YÖK aleyhine slogan atılidı. Çekilen halayların ardından eylem sona erdi. MERSİN Eğitim Sen Mersin Şubesi Mersin Üniversitesi Çiftlikköy Kampüsü kapısı önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya KESK Mersin Şubeler Platformu Sözcüsü Recep Kara, Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Ahmet Antmen, SES Şube Başkanı Yılmaz Bozkurt, İHD Mersin Şube Başkanı Mirze Mehmet Söylemez'in yanı sıra KESK'e bağlı sendika üyeleri katıldı. Açıklamada, 'Özgür Bilim, Kamusal ve Özerk Üniversite İstiyoruz' pankartı açıldı. Açıklamayı okuyan Eğitim Sen Mersin Şube Başkanı Ahmet Antmen, üniversitelerin siyasal iktidarın birer etki alanı olmaktan çıkartılması gerektiğini belirterek, 'Topluma ve insanlığa karşı sorumlu, özerk-bilimsel ve demokratik bir üniversite talebinin gerçekleşmesi, başta YÖK ve siyasi iktidar olmak üzere, üniversiteleri birer egemenlik alanı haline getirmeye çalışan her türden yapı ve anlayışlara karşı mücadele ile mümkündür' dedi. Antmen, üniversitelerin bütün bileşenleriyle birlikte özgür, eşit ve demokratik bir Türkiye, özerk-demokratik ve kamusal bir üniversite için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. ADANA Çukurova Üniversitesi öğrencileri yemekhane önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada, 'YÖK kalkacak, polis gidecek üniversiteler bizimle özgürleşecek', 'Em perwerdahiya zimane xwe dixwazin' pankartı açıldı. Öğrenciler adına basın açıklamasını okuyan Güler Türk, '12 Eylül askeri darbesi biricik evladı, askeri cuntanın üniversiteler üzerindeki sopası YÖK bugün 27. yaşını doldurdu. Kurulduğu günden bugüne düşünmeyen, sorgulamayan bir gençlik yaratma mücadelesinin ismi olmuştur YÖK' dedi. Öğrencilerin resmi ideolojiden farklı fikirlere düşüncelere sahip olmasına tahammül edilmediğini belirten Türk, öğrencilerin hak aramalarında soruşturmalara, polis ve asker saldırısına maruz kaldığını söyledi. YÖK'ün anti demokratik bir kurum olduğunu dile getiren Türk, 'YÖK verilmesi gereken harçlarla üniversitelerin paralı hale getirilmesi ve parası olmayanın okuyamamasının adıdır. Kurulan tekno kentlerle sermayedarlara hizmet veren pazarlamacı bir kurumdur YÖK. Üniversitelerde pazarlama işini bugün yapan ise neo liberal politikalarıyla AKP iktidarıdır' dedi. YÖK'ün başta Kürt halkı olmak üzere, Türk olmayan hiçbir ulusun kültürünü tanımayan, dilini inkar eden, şovenizm zehrinin öğrenci gençliğine zerk edilmesini isteyen ırkçı bir kurum olduğuna dikkat çeken Türk, her ulusun kendi dilini ve kültürünü yaşatabilmesi gerektiğini dile getirdi. Türk, Kürt halkının anadilde eğitim ve üniversitelerde Kürdoloji bölümleri açılması taleplerinin meşru olduğunu düşündüklerini ve desteklediğini söyledi. Açıklamanın ardından öğrenciler 'Hernepeş' marşı eşliğinde R-1 dersliği önüne doğru yürüyüşe geçti. 'Üniversiteler, gözaltılar, soruşturmalar, baskılar bizi yıldırımaz', 'Biji biratiya gelan' , 'Faşizme karşı omuz omuza' sloganlarını atan öğrenciler, şarkılar eşliğinde bir süre halay çektikten sonra dağıldı. İZMİR Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi önünde bir araya gelen Öğrenci Kollektifleri, Geleceğimizi İstiyoruz İnisiyatifi ve Yeni Demokratik Gençlik üyesi üniversite öğrencileri, AKP Konak İlçe binası önüne yürüdü. 'Üniversiteler bizimdir' pankartının açıldığı yürüyüşte sık sık, 'YÖK'e hayır', 'YÖK, polis, medya bu abluka dağıtılacak', 'Savaşa değil, eğitime bütçe' sloganları atıldı. Eylem nedeniyle AKP Konak İlçe binası önünde yoğun güvenlik önlemleri alındı. AKP İlçe binası önünde yapılan açıklamayı okuyan Aycan Tekin, 27 yıl önce askeri darbe ile kurulan YÖK'ün bugün de meşruiyetinin olmadığını belirterek, 'YÖK'ün üniversitelerimizin zaptu rap altına alınması, toplumsal özünden, eleştirel aklından, eşit, parasız kausal hizmet içeriğinden, aydın yetiştiren bir kurum olma misyonundan arındırılması için kurulmuş bir kurum olduğu herkesin malumuydu. YÖK, Doğramacı'dan Yusuf Ziya Özcan'a bu işlevini hiç yitirmedi' dedi. Kürt halkına karşı yürütülen inkar ve imha politikalarının uygulamacısı olarak iktidarını sürdüren AKP Hükümeti'nin de YÖK eliyle üniversiteleri özeleştirdiğini ifade eden Tekin, tüm bunlara karşı çıkan ilerici, devrimci, demokrat öğrencilerin polis, jandarma ve sivil faşistler gibi güçlerle sindirilmeye çalışıldığını söyledi. AYDIN Aydın'da Adnan Menderes Üniversitesi'nde de YÖK protesto edildi. Selvi Yolu'nda bir araya gelen Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisleri (YDGM) ve Geleceğimizi İstiyoruz Aydın Girişimi üyesi öğrenciler ortak basın açıklaması yaptı. Öğrenciler, anadilde eğitim ve üniversitelerin özerk-demokratik yönetimlere kavuşturulması taleplerinde bulundu. Açıklama sırasında emekli polis memuru olduğu öğrenilen bir kişinin ırkçı sloganlar atarak, provokasyon yaratmaya çalıştı. Açıklama olaysız sona erdi. MALATYA Malatya'da Eğitim Sen, Emek Gençliği, Demokratik Öğrenci Derneği, YDG, DHP, Genç-Sen'lilerin de aralarında bulunduğu yüzlerce kişi YÖK'ün 27. kuruluş yıldönümünde protesto etmek için Malatya Merkez Postanesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamada 'Özerk, demokratik ve kamusal bir üniversite için, YÖK'e hayır' yazılı pankart taşınırken, 'Be ziman jiyan na be', 'Parasız, anadilde eğitim istiyoruz', 'Kışla değil, üniversite istiyoruz' yazılı dövizler taşındı. Öğrenciler adına açıklamayı yapan Mustafa Naci Toper, YÖK'ün 12 Eylül Askeri Darbesi'nin bir ürünü olduğuna dikkat çekerek, 'YÖK 27 yıldır üniversitelerimiz üzerinde Demoklesin Kılıcı gibi sallanmaktadır. YÖK'le birlikte üniversitelerde merkeziyetçi, baskıcı bir yapı, eğitim ise ezberci, bilim dışı ve gerici bir karaktere büründü' diye konuştu. 'Üniversitelerde Kürdoloji bölümü açılmalı' Gençliğin gericileştirilmesi için baskıların her geçen gün arttığını söyleyen Toper, 'Kürt ve Türk gençliğinin talepleri görmezden geliniyor. Özellikle Kürt gençliği üzerindeki baskılar arttırılıyor. Son günlerde anadilde eğitim talebinde bulunan birçok üniversite öğrencisi tutuklandı. Bu tutuklamaları kınıyoruz. Bu topraklarda yaşayan, milyonlarla ifade edilen bir halkın dili toplumun ileri unsurları olan üniversitelerde baskılanıyor' diye konuştu. Üniversitelerin yönetimlerinde öğrencilerin, öğretim üyelerinin ve çalışanlarının söz sahibi olduğu özerk, bilimsel ve demokratik kurumlar olması gerektiğine işaret eden Toper, 'Üniversitelere bütçeden ayrılan pay arttırılmalı, eğitim parasız olmalıdır. Öğrencilerin örgütlenmesi önündeki yasal ve fiili engelleler kaldırılmalıdır. Öğrencilerin yurt, barınma ve ulaşım sorunları çözülmelidir. Üniversitelerde Kürdoloji bölümleri açılmalı, Kürtçe eğitim verilmelidir' dedi. Açıklama sırasında sık sık 'Be ziman jiyan na be', 'YÖK gidecek, üniversiteler bizimle özgürleşecek', 'Yaşasın bilimsel, anadilde eğitim' şeklinde slogan atıldı. Emniyetin yoğun güvenlik önlemi alması dikkat çekti. Kaynak: DİHA Yazdır | kEditor | 07.11.2008, 09:45:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|