AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Kültür - Sanat

Hüseyin Çelebi ödülleri sahiplerini buldu

Hüseyin Çelebi ödülleri sahiplerini buldu Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) tarafından Almanya’nın Frankfurt kentinde Volkaus Sossenheim salonunda düzenlenen 16. Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü etkinliği üç bölümde yapıldı. Etkinliğin birinci bölümünde “Kürt basını ve basın özgürlüğü” üzerine söyleşi ve “Kürt Edebiyatı ve toplum üzerindeki etkileri” konulu panel yapıldı.


Etkinlik saat 15.00’de Türkçe dilinde gerçekleşen söyleşi ile başladı. Söyleşiye konuşmacı olarak katılan gazeteci yazar Yüksel Genç, Türkiye’de basın özgürlüğü ve güncel siyasi gelişmeler konusunda şu bilgileri aktardı: “Ülkemizde halen bir Kürt fobisi vardır. Trafik ışıklarında bile, sarı-yeşil-kırmızı fobisinden dolayı yeşil ışığı maviye değiştirmeye çalışan bir ülke içinde tam 44 kez Kürt basını, mahkeme kararı ile kapatılmıştır. Kendiniz ile ilgili haberleri engelliyor, JİTEM üzerinden sizi yok etmeye çalışıyor, yazdığınız her kelimenizi sansürlemeye çalışıyor. Sabah erkenden bir elinize günlük gazetenizi alıyorsunuz diğer elinize kapatma kararını. Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar kısa süre içinde çıkarılan bir kapatma kararı görülmemiştir. Fakat bu şekil uygulamaları Kürt basını her dönem yaşamaktadır.”
 
Kürt basını ve Kürt toplumunun tüm devlet baskılarına karşı, askeri savaşın yanında uygulanan bu psikolojik savaşa rağmen umudunu kırmadığını ve Kürt medyasının yıllardır onurlu bir şekilde direndiğini vurgulayan Genç, cezaevi koşullarına da değindi: “Kürtçe’yi ´bilinmeyen bir dil' olarak tanımlayarak, cezaevi görüşmelerinde Kürtçe konuşulması, yazılan mektupların, gelen mektupların Kürtçe yazılmasının yasaklanması, Azadiya Welat gibi Kürtçe gazete ve dergilerin içeri alınmaması insan hakları ve hukuk temelinde sorgulanmalıdır. Kürt toplumu bu konuda cevabını yıllardır ve özelikle son haftalarda, özveri ile, onurlu bir duruş ile, serhildanlar ile cevaplamaktadır.“ Genç, konuşmasını şöyle noktaladı: “Eğer 10 yıl sonra ülkemizde barışçıl bir sistem kurulur ise bu devletin sayesinde değil, bu halen ısrarla direnen Kürt toplumunun sayesinde olacaktır. Kürt toplumu Türk devletinden bir şey istemiyor. Kürt toplumu Türk devletini toplumun barışçıl çizgisine çekmek istiyor. Türk toplumunun bu konuda Kürt toplumuna fazlasıyla ihtiyacı vardır. Eğer Türk devleti bir gün barışı tarihine yazar ise, bu konuda PKK'ye teşekkür etmesi gerekecektir.”
 
Söyleşiden sonra saat 16:30’da “Kürt edebiyatı ve toplum üzerindeki etkileri” konulu bir panel gerçekleştirildi. Panele yazar Helim Yusif, yazar şair Xelat Ehmed ve yazar Ehmed Huseyni konuşmacı olarak katıldı.
 
Yazar Helim Yusif konuşmasında edebiyatın bin yılları aşan bir felsefi miras olduğunu, modern edebiyatın da etkisi olduğunu vurguladı. Yazar Xelat Ehmed, edebiyatın toplulukların duygu ve ahlak anlayışını dile getirmek için bir araç olduğunu vurgulayarak, toplumsal gelişmede önemli olduğunu söyledi. Ardından konuşan Ehmed Huseyni, Kürtlerin tarih ruhlarının kırılmasının Kürtlerin edebiyatında derin yaralar açtığını vurguladı. “Kendisine yazarım diyen herkes kendisine bu soruyu sormalı: ´ben ne kadar insanların düşünceleri ve duyguları üzerinde etki bırakıyorum?’” diyen Huseyni, edebiyatın halkların ve toplulukların özgürlük mücadelesi üzerinde önemli bir etki bıraktığını vurguladı. Huseyni, “Bir yazar, bir şair, bir edebiyatçı, bir halkın yaşadıklarını dile getirmekle sorumludur. Hangi trajedi içinde yaşadığımızı bilmez isek bize lanet olsun!“ dedi.
 
"Direniş zaferle taçlandırılacak"
 
Etkinliğin ikinci bölümü saat 20:00’de Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yaşamını yitirenlerin anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. 16. Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Etkinliği’nin hazırlık komitesi ve YXK üyesi Cudi Arif, ikinci bölümün açılış konuşmasın yaptı. Arif, “Burada sadece edebiyatı, Hüseyin Çelebi edebiyat etkinliğini sizlere anlatmak isterdim fakat hepimizin yakından takip ettiği gibi hem bölgemiz hem de ülkemizde egemen güçlerin şiddet ve terörü alabildiğine devam ediyor” dedi. Öcalan’a karşı gerçekleşen işkenceler, Kürt halkına karşı uygulanan soykırımın, Kürt dili ve kültürüne karşı uygulanan asimilasyonu herkesin gördüğünü dile getiren Arif, konuşmasına şöyle devam etti: “Herkes şunu çok açık bilmelidir ki; Haki Karerler’in, Kemal Pirler’in, Mazlum Doğanlar’ın, Beritanlar’ın ve Hüseyin Çelebiler’in başlattıkları direniş geleneği zaferlerle taçlandırılana kadar bu direniş hızlanarak, genişleyerek devam edecektir.”
 
Sahneye çıkmayan Yeni Türkü protesto edildi
 
Etkinliğe katılan Yeni Türkü müzik grubunun Öcalan’ın posteri ve YXK amblemindeki Kürdistan haritasını gerekçe göstererek sahneye çıkmaması üzerine Cudi Arif, katılımcılara şu bilgileri aktardı: “Bir muhalif müzik grubu aramızda olacaktı fakat sahnemize astığımız Abdullah Öcalan’ın posterini görünce ‘siyasi görüşü açık olan bir sahne vardır. Bu konuda kaygılarımız vardır’ diyerek sahneyi ve geceyi terk ettiler. Abdullah Öcalan'ın posteri üzerine bir bez çekilmesini isteyen Yeni Türkü’ye, bunun asla mümkün olmadığını söyledik. Onlar da etkinliği terk etti.” Salonda bulunan katılımcılar Yeni Türkü’nün tavrını yuh çekerek protesto etti.
 
"Ben binlerce Hüseyin'in annesiyim"
 
Ardından sahneye Hüseyin Çelebi'nin annesi Fehime Çelebi davet edildi. Çelebi, “Yavrum Hüseyin ve binlerce şehit için buralara geldiniz. Ben şu an çok üzgünüm. Ben bir Türk insanıyım. Ve bir Türk müzik grubunun Türkiye’ye yapılan tüm barış çağrılarına rağmen salonu bu şekilde terk etmesi beni çok üzdü” diye konuştu. Gözyaşlarına hakim olamayan anne Çelebi, ellerini dua eder gibi açarak, “Ben sadece Hüseyinimin annesi değilim. Ben binlerce Hüseyin’in annesiyim. Bu uğurda sadece Hüseyinim değil, binlerce Hüseyin şehit olmuştur” diyerek duygularını ifade etti. Katılımcılar Çelebi’yi “Şehit namirin” sloganıyla sahneden uğurladı.
 
Etkinlikte daha sonra sanatçılar Mehmet Akbaş ve Sakina birlikte sahne aldı. Sanatçılar Kürtçe stranlarla katılımcıları coşturdu. Ardından KCK Savunma Konseyi Başkanı Duran Kalkan’ın gönderdiği mesaj okundu.

Mesajdan sonra gazeteci yazar Yüksel Genç söz alarak, şunları söyledi: “Eğer sanat halkın yanında olmayı bilmiyor ise o sanat sanat değildir. Eğer muhalif sanat sorumluluğu gereği, yaşanan baskılara karşı yıllardır sürdürülen özgürlük mücadelesini destekleyici tutum göstermeyi bilmiyorsa o sanat muhalif değildir. Muhalif tutumu ve onurlu duruşu ile Kürt edebiyatına sahip çıkan Kürdistan Öğrenciler Birliği’ne teşekkür ediyorum.”

Ödüller sahiplerini buldu

Edebiyat etkinliğinin üçüncü bölümünde ise ödüller sahiplerini buldu. Kazanan eserler; gönderilen toplam 505 eser arasından seçildi.

Kürtçe şiir dalında jüri üyeleri Jana Seyda, Arjen Arî ve Ehmed Huseyni tarafından birinciliğe Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nden Welat Esen'in “Hevi“/”Lome“ isimli eseri, ikinciliğe Adıyaman E Tipi Cezaevi’nden Yılmaz Demir'in “Aşop/ Nazinim“ eseri, üçüncülüğe İsviçre’den Mihemed Eli'nin “Bakur/Tenêtî“ isimli eseri ile Hewler’den Serkan Avagon'un “Kevalber(tu)/ Kevalber(Kurdistan)“ isimli eseri seçildi.

Türkçe şiir dalında ise jüri üyeleri Zerrin Taşpınar, Hüseyin Ferhad ve Roni Margulies tarafından, birinciliğe İstanbul’dan Aykan Erden'in “Zaman“ isimli eseri, ikinciliğe Batman’dan Ercan Y. Yılmaz'ın “Uğurböceği ağıtı/Diller ağıtı“ isimli eseri, üçüncülüğe ise İzmir’den Murat Ararat'ın “Çığlık/Bebek Şilan“ isimli eseri hak kazandı.

Xelat Ahmed, Fırat Cewherî ve Cihan Roj'un jüri oldukları Kürtçe öykü dalında birinciliğe İstanbul’dan Şevger Çiya'nın “Tazî“ isimli eseri, ikinciliğe Ankara’dan Eyüp Turgay'ın “Evîna bê sînor“ isimli eseri, üçüncülüğe Bad Oeynhausen’den Kawa Shêxî'nin “Şahîn, Bazê çiyan“ isimli eseri layık görüldü.

Türkçe öykü dalında jüri üyeleri Evrim Alataş, Yıldırım Türker ve Murat Uyurkulak’tan oluştu. Bu dalda birinciliği Bolu F tipi Cezaevi’nden Murat Türk'ün “Güvercin“ isimli eseri, ikinciliği Bingöl’den Hasan Polat'ın “Evvel küfür içinde“ isimli eseri ve Erzurum Cezaevi’nden Nusret Yıldız'ın “Hücre“ isimli eseri, üçüncülüğü Şırnak’tan Aydın Öztürk'ün “Annem beni Türkçe sevsin“ isimli eseri ve Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nden İsa Kaya'nın “Düşdeki Vadi“ isimli eseri aldı.

16. Hüseyin Çelebi Şiir ve Öykü Etkinliği, Mehmet Atlı ve grubunun sunduğu müzik dinletisiyle son buldu.

Kaynak: ANF'den kısaltılmıştır

YazdırYazdır | kEditor | 09.11.2008, 14:52:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

Okuyucu değerlendirmesi