NATO Acil Vurucu Gücünü büyütüyorNATO üyesi 26 müttefikin devlet ve hükümet başkanlarının Letonya'nın başkenti Riga'da bir araya geldiği zirvede, ittifakın 'dönüşümü' ele alınırken, Acil Mukabele Gücü'nün tam operasyonel olması planlanıyor. NATO Avrupa Kuvvetleri Komutanı (SACEUR) Amerikalı General James Jones, zirve öncesinde üye ülkeleri "eksikleri tamamlamaya" çağırmıştı. İlk aşamada 2004 yılında 6 bin dolayında askerle göreve başlayan Acil Mukabele Gücü (NRF), herhangi bir kriz halinde, 15 ila 30 gün içinde harekete geçirilebilecek yetenekte bulunuyor. Kara, hava ve deniz kuvvetleri boyutuna sahip olan NRF'nin Kara Kuvvetleri Komutanlığı, 2007 başından itibaren 6 ay için Türkiye tarafından yönetilecek. Belçika Savunma Bakanı Andre Flahaut, Riga zirvesindeki Afganistan tartışmaları çerçevesinde yaptığı değerlendirmede, Belçika'nın Afganistan'daki Uluslararası Güvenlik Destek Gücü'ne (ISAF) katkıyı artırmasının söz konusu olmayacağını bildirerek, NATO'nun artık Afganistan'dan ayrılma stratejisinin belirlenmesini istedi. ABD Başkanı George Bush'un ISAF'a müttefik katkılarının artırılmasını isteyeceğini belirten Flahaut, buna yanıt olarak, "başka müttefiklerin katkıyı artırabileceğini" söyleyeceğini ve "NATO'nun Afganistan'dan ayrılması için bir strateji belirleme zamanının geldiğini" savunacağını bildirdi. "Afganistan'da askeri çözüm yerine alternatifler bulunması" gereği üzerinde duran Belçikalı Bakan, 'tarım, sağlık ve eğitim politikalarına destek sağlanması' önerisini getirdi. Riga zirvesinde Irak dosyası da önemli gündem maddeleri arasına alınırken, bu ülkedeki 'endişe verici' gelişmeler ve ABD yönetiminin 'başarısız bilançosu' kulislerde değerlendiriliyor. Irak'ta devam eden şiddet olaylarına ve BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bu ülkenin 'iç savaşın eşiğinde' olunduğuna ilişkin sözlerine dikkat çeken diplomatik kaynaklar, NATO zirvesinin ardından Ürdün'e geçecek olan ABD Başkanı George Bush ve Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın son anda planlanan Ortadoğu temaslarının önemine işaret ediyor. Başkan Bush ve yönetiminin, Celal Talabani'nin, ülkesinde güvenliği sağlamak için İran rejiminden yardım istemesinden, Tahran ile her türlü işbirliğine hazır olduklarını bildirmesinden duydukları rahatsızlık ve endişe üzerinde duruluyor. Ahmedinejad'ın, Irak ile işbirliğinde 'sınır tanımadıklarını' söylemesinin ardından gelişmeleri izleyen Amerikalı diplomatlar, 'bazı müttefikler Irak'tan asker çekmekten söz ederken', 'İran'ın Irak'ta bir hakem konumuna gelmesinin' doğuracağı 'vahim sonuçlara' dikkati çekiyor. "Kapsamlı Siyasi Yönerge" onaylandı NATO bünyesinde son 6 aydır tartışılan 'Kapsamlı Siyasi Yönerge' ise, bugün kamuoyuna açıklandı. İttifakın gelecek 10 ila 15 yıl süresinde izleyeceği stratejilerin, değişim sürecinin ve hedeflerinin ele alındığı belge, NATO'nun küreselleşme iradesini yansıtması açısından önem taşıyor. Belgede, değişen koşullara kendini uyarlamak isteyen NATO'nun, dünyanın tüm köşelerine, uzun süreler için olağanüstü kuvvetler gönderme yeteneğine sahip olması gereği üzerinde durularak, "terörizme karşı mücadele" hedefi de ön plana çıkarılıyor. "Müttefikler tarafından, noktasından virgülüne kadar özenle hazırlandığı" ve ilk aşamada savunma bakanları tarafından onaylanan belgede, "tehdit analizleri" yapılırken terörizm ve kitle imha silahlarının İttifak için en büyük tehditler haline geldiği ifade ediliyor, NATO'nun silahlı kuvvetlerinin ve savunma sistemlerinin buna göre uyarlanması gereği üzerinde duruluyor. Belgede, İttifaka yönelik tehditler arasında, "istikrarsız bazı ülkeler", "bölgesel çatışma ve krizler", "konvansiyonel silahların yayılması" gibi unsurlar da sıralanıyor. Bu tehditlere karşı NATO'nun nükleer ve konvansiyonel silahlarını hazır bulundurması gereği belirtilen belgede, İttifakın gereğinde çok sayıda büyük ve küçük operasyonu aynı anda yürütmeye hazır ve yetenekli olmasının önemi de vurgulanırken, Acil Mukabele Gücü (NRF) de önemli bir organ olarak kayıtlara geçiriliyor. Belgede, NATO'nun küreselleşmesine karşı çıkan bazı müttefiklere güvence vermek amacıyla çeşitli ifadeler bulunduğu dikkat çekiyor. Bu kapsamda, NATO'nun müdahalelerinin her seferinde ayrı ayrı ve müttefikler arasında oybirliği ile kararlaştırılacağı, ulusal tavır ve kararlara öncelik verileceği belirtiliyor. Yönergede, barışı koruma ve güvenlik alanlarında BM Güvenlik Konseyi'nin sorumluluğu üzerinde de duruluyor. Yazdır | kEditor | 29.11.2006, 13:49:00 |
|